Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, “Savaşın durdurulması için atılabilecek adımları görüşmek üzere yakında bölge ziyaretim olacak. Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz. Burada hem Cumhurbaşkanımızın konuyla ilgili mesajlarını paylaşmak hem de Türkiye'nin bölgesel barışın nasıl kalıcı olacağına ilişkin değerlendirmelerini teklifleriyle paylaşmak istiyorum” dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Ankara’da bir araya geldi.
DIŞİŞLERİ BAKANI HAKAN FİDAN: 'YARINDAN İTİBAREN BÖLGE ZİYARETİM OLACAK'
Görüşmenin ardından ortak basın toplantısında konuşan Bakan Fidan, “Sayın Cumhurbaşkanımız ve Kanada Başbakanı Sayın Mark Carney arasındaki liderler ilişkisi, gerçekten ortak vizyona dayalı ve iki ülkenin çıkarını gözeten ve dünya barışına, ekonomisine de katkı yapmayı hedefleyen model bir ilişki olma yönünde; bu iki liderin bize verdiği vizyoner stratejik yol gerçekten önemli. Sayın Carney, başbakan olduğu andan itibaren gerçekten Kanada'nın hem dış politikasında hem de ekonomi politikalarında son derece olumlu, dramatik değişiklikler yapmakta. Biz de bunu takdirle takip ediyoruz. Bu politik değişiklikler hem dünya barışı hem de dünya ekonomisi için önemli bir anlam ifade ediyor diye düşünüyoruz” dedi.
‘KISITLAMALARA MAHAL VERMEKSİZİN ORTAK PROJELER GELİŞTİRMEMİZ GEREKMEKTE’
Bakan Fidan, ocak ayında Ottava'da Ortak Ekonomik ve Ticari Komitenin ikinci toplantısının başarıyla icra edildiğini belirterek, “Bu toplantıyla ekonomik iş birliği potansiyelimizin ne derece geniş ve derin olduğunu somut olarak bir kez daha teyit etmiş olduk. Bu çerçevede geçtiğimiz yıl 2,7 milyar dolar olarak gerçekleşen toplam ticari hacmimizin önümüzdeki dönemde daha da ileri noktalara inşallah ulaşacağını değerlendiriyoruz. Bunun yanı sıra nükleer enerji başta olmak üzere enerji sektöründe de iş birliğimizi kuvvetlendirecek önemli adımlar atmaktayız. Bugün kendisi Enerji Bakanımızla buluştular. Enerji Bakanımız daha önce Kanada'daydı. Yaptığımız bütün görüşmelerde gerek liderler arası, gerek bizim düzeyimizde özellikle enerji konusunda iki ülke arasındaki potansiyeli sürekli görmekteyiz. Bugün kendisiyle savunma sanayi alanındaki ortaklığımızı da ele aldık. Bu alandaki iş birliğimizin üst seviyeye çıkarılması yönündeki güçlü irademizi bir kez daha ortaya koyduk. Ülkelerimizin mukayeseli üstünlüklere sahip olduğu bu kritik sektörde suni engel ve kısıtlamalara mahal vermeksizin ortak projeler geliştirmemiz gerekmekte” ifadelerini kullandı.
‘SAVAŞ ULUSLARARASI DÜZENDE KALICI HASARLARA YOL AÇMA POTANSİYELİNE DE SAHİP’
Bakan Fidan, önemli krizlerin yaşandığı bir dönemde, Avrupa-Atlantik coğrafyasının güvenliğine yönelik katkıların kararlılıkla sürdürüleceğine vurgu yaparak, “Bu noktada, AB üyesi olmayan müttefiklerin AB'nin savunma ve güvenlik alanındaki girişimlerine dahil edilmeleri gerekmektedir. AB'nin yürüttüğü bu girişimlerin, NATO ile tekrara düşmeyen, NATO'nun faaliyetlerini tamamlayacağı mahiyette ve tüm müttefiklerin katkısına açık bir anlayışla yürütülmesi elzemdir. Bugün bölgesel konularda masaya yatırdığımız ilk ve en sıcak başlık şüphesiz İran'daki gelişmeler oldu. Körfez'de süren tırmanma bağlamında ortak endişelerimiz de artmakta; bildiğiniz gibi savaş her geçen gün yaygınlaşmakta. Devam eden savaş, bölgesel güvenlik bakımından ciddi riskleri de beraberinde getirmekte. Ayrıca durdurulamadığı takdirde bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerde ve uluslararası düzende kalıcı hasarlara yol açma potansiyeline de sahiptir. Türkiye olarak krizin yayılmasını önlemek ve taraflar arasında ortak bir zemin oluşturmak için en başından bu yana yoğun bir diplomatik çaba yürütmekteyiz. Barışın tesisi için diyalog kanallarının açık tutulmasının ve tüm tarafların endişelerinin bir müzakere çerçevesi içinde ele alınmasının elzem olduğuna inanmaktayız” diye konuştu.
‘EV SAHİPLİĞİ YAPMAYA HAZIRIZ’
Bölgemizde yaşanan savaşın, Rusya ile Ukrayna arasında barışın tesisi gayretlerini sekteye uğratmaması gerektiğini vurgulayan Fidan, “Bu sorunu sonlandırmaya yönelik diplomatik çabaların, uluslararası hukukun ve BM Şartı'nın temel ilkeleriyle uyumlu, kalıcı ve adil bir barışla bir an önce neticelenmesini umuyoruz. Müzakerelerin bir sonraki turunun en kısa sürede gerçekleştirilmesi için ev sahipliği yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha burada ifade ediyorum. Nitekim buraya gelmeden önce, sayın meslektaşımla buluşmadan önce, bugün öğleden sonra Sayın Lavrov'la bir telefon görüşmesi oldu. Burada da yürüyen müzakerelerle ilgili ve Türkiye'nin muhtemel katkılarıyla ilgili görüş alışverişinde bulunduk” değerlendirmesinde bulundu.
‘LÜBNAN YENİ BİR SAVAŞIN SAHASI HALİNE GETİRİLMEMELİDİR’
Gazze'de yaşanan trajedinin sürdüğüne işaret eden Bakan Fidan, “Netanyahu hükümetinin Gazzelileri daha da ağır şartlara mahkum eden ateşkes ihlallerine göz yumulmamalıdır. Aynı zamanda Mescid-i Aksa'da ibadetin engellenmesi de kabul edilemez bir adımdır. Bu provokasyon karşısında herkes tek ses olmalıdır. İsrail'in Batı Şeria'ya dayatmaya çalıştığı oldu bittiler, iki devletli çözümü ciddi biçimde tehdit etmektedir. İsrail'in yeni krizleri fırsat bilerek Filistin'de adil ve kalıcı çözüm çabalarını sekteye uğratmasına kesinlikle imkan tanınmamalıdır. Bugün ihtiyaç duyulan yaklaşım bellidir. Uluslararası toplum, iki devletli çözüm vizyonu etrafında çok daha güçlü bir dayanışma sergilemelidir. İsrail'in yıkıcı gündemi bununla da sınırlı kalmıyor, tüm bölgeye yayılıyor. Lübnan yeni bir savaşın sahası haline getirilmemelidir. Son olarak İsrail'in Lübnan'a yönelik başlattığı kara harekatı sivil nüfus için şimdiden ağır sonuçlar doğurmaktadır. İsrail'in bu adımının işgale dönüşmesine izin verilmemelidir. Türkiye ve Kanada, uluslararası arenada sergiledikleri vizyonla küresel ölçekte ağırlıkları giderek artan krizler karşısında özgün söz söyleyebilen iki kilit aktördür. Gerek küresel gerek bölgesel meselelerin çözümüne kavuşulmasına da ortak katkı sağlayacak biçimde, iş birliğimizi her alanda derinleştirmemiz ve stratejik bir eksene oturtmamız mümkündür. Bunun da çalışması içindeyiz” diye konuştu.
‘SAVAŞ HUKUKUNUN DIŞINDA OLAN GERÇEKTEN İLLEGAL FAALİYETLER’
Bakan Fidan, Türkiye’nin bütün gücünü dostları üzerindeki samimiyetini, bağını kullanarak çalışmalar yürüttüğünü ancak buna rağmen savaşın başladığını belirterek, şöyle konuştu:
“Amerika, İsrail'in de bastırmasıyla İsrail'le beraber İran'a saldırdılar. Şimdi buna mukabil İran bildiğiniz gibi bölge ülkelerine saldırdı ve şu anda bir yaygınlaşmış savaş var. Tabii hep kötünün kötüsü vardır, iyinin iyisi vardır. Kötü durumdan daha kötü duruma düşmemek için ne yapılabilir? Bu sefer onunla meşgul oluyoruz. Ama son birkaç gündür gördüğümüz iki tane husus var. Birincisi, savaşın Lübnan'da da yaygınlaşmaya başladığını görüyoruz. İkincisi Irak'ta giderek daha çetrefilli bir hale geliyor. Dolayısıyla İslam dünyasının başına çökmüş olan bu savaş musibetinin bir an önce kaldırılması için ne türden adımlar atması gerektiği konusundaki gayretlerimiz bitmiyor. Diğer taraftan tabii ki İsrail'in siyasi suikastleri, özellikle İranlı devlet adamlarına, siyaset adamlarına yönelik yaptığı siyasi suikastlar, normal savaş hukukunun dışında olan gerçekten illegal faaliyetler. Bunların da bir an önce son bulması gerekiyor. Savaşın durdurulması için atılabilecek adımları görüşmek üzere yakında bir bölge ziyaretim olacak. Yarından itibaren bölge ziyaretine çıkıyorum arkadaşlar. Bölge ülkeleriyle bir araya geleceğiz. Burada hem Cumhurbaşkanımızın konuyla ilgili mesajlarını paylaşmak hem de Türkiye'nin bölgesel barışın nasıl kalıcı olacağına ilişkin değerlendirmelerini teklifleriyle paylaşmak istiyorum.”