Türk bilim insanlarının kanser tanı ve tedavisinde dev adımına ABD'den destek

Doç. Dr. Özgür Kocatürk, "Biz bunu oldukça çığır açacak, kullanılacak tedavilerin başarı yüzdesini çok daha artıracak bir teknoloji olarak öngörüyoruz" dedi.

BİLİM-TEKNOLOJİ 22.06.2020, 13:05
Türk bilim insanlarının kanser tanı ve tedavisinde dev adımına ABD'den destek

Bilim dünyasının yıllardır çözüm aradığı soruna Türk bilim insanları çözüm üretti. Proje, ABD'den de 9 milyon liralık destek aldı. Doç. Dr. Özgür Kocatürk, "Biz bunu oldukça çığır açacak, kullanılacak tedavilerin başarı yüzdesini çok daha artıracak bir teknoloji olarak öngörüyoruz" dedi.



Boğaziçi Üniversiteli öğretim üyeleri, bilim dünyasının yıllardır çözüm aradığı bir soruna, geliştirdikleri sensör ile son getirdi. Bu sensör sayesinde Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) teknolojisinin, kanser teşhis ve tedavisinde kullanılmasının önü açılacak. Böylece MR sayesinde rahatça tespit edilen kanserli dokulara, metal tıbbi ekipmanlar ile biyopsi gibi işlemlerin yapılması mümkün hale gelecek. 



Boğaziçi Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Kocatürk'ün ABD Georgia Teknoloji Enstitüsü'nden Prof. Dr Levent Değertekin ile geliştirdikleri sensör, Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) teknolojisinin kanser teşhis ve tedavisinde kullanılmasının önünü açıyor. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Sağlık Enstitüleri'nden (NIH) yaklaşık 9 milyon TL (1 milyon 296 bin ABD Doları) destek almayı başaran proje kapsamında geliştirilen sensörle, teşhis ve tedavi amaçlı kullanılan metal cihazlar MRG esnasında görüntülenebilirken, bunların aşırı ısınmasının da önüne geçiliyor. Bu da, MRG sayesinde rahatça tespit edilebilen kanserli dokuya metal tıbbi ekipmanlarla yapılan biyopsi gibi işlemleri mümkün hale getiriyor. Ayrıca bu sensör, özellikle kalp hastalıkları bulunan bebeklerin tedavisi için de kullanılabilecek. Öte yandan, daha önce kanser tedavisi görmüş hastaların, başka bir rahatsızlık nedeniyle bu tür işlemlerden geçerken, ekstra riskler taşıyacak X ışını almasının önüne geçilmiş olacak. Doktor tarafından kullanılan kataterin üzerine bir kılıfla kolayca yerleştirilebilen bu sensörlerin daha da geliştirilmesi için, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'nden (NIH) Boğaziçi'nde kullanılmak üzere yaklaşık 1 milyon 600 bin TL'lik (221 bin 600 ABD Doları) destek de alındı. 

"ABD ÜNİVERSİTELELRİNE VERİLEN BURSU ALDIK"

Aldıkları bursun aslında Amerikan üniversitelerine ve araştırma kuruluşlarına verildiğini anlatan  Kocatürk, "Ulusal sağlık enstitülerinin medikal araştırmalar için verdiği oldukça prestijli, R01 adı verilen oldukça önemli bir araştırma fonu var. Bu araştırma fonuna bu proje kapsamında başvurduk. Bu aslında Amerikan üniversitelerine ve araştırma kuruluşlarına verilen bir burs.  Boğaziçi Üniversitesi bu projede, proje ortağı olarak bulunuyor. Ve Boğaziçi Üniversitesi de bu proje bütçesinden bir pay aldı. Yaklaşık 1.6 milyon dolar olarak fonlandı ve bunun yaklaşık 300 bin doları da Boğaziçi Üniversitesi'ne ayrılmış durumda" şeklinde konuştu.

"ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILIN YENİ MEDİKAL GELİŞMELERİ İÇİNDE OLACAK"

Aldıkları araştırma fonu sayesinde, yaptıkları hayvan deneylerini öteye taşıyarak, FDA onayıyla insan deneyleri yapmaya hazırlandıklarını anlatan Kocatürk, "Biz laboratuvarımızda geliştirdiğimiz medikal cihazları, ulusal sağlık enstitüleriyle yaptığımız işbirliği kapsamında zaten her yaz, doktora öğrencilerimle birlikte oraya giderek, hayvan deneyleriyle  deniyorduk. Şimdi bu aldığımız araştırma fonu sayesinde, bunu bir tık öteye taşıyıp, FDA onayı alıp insan deneyleri yapmak istiyoruz. Bu da bizi oldukça heyecanlandırıyor. Medikal üreticilerle de konuşuyoruz. Yurt dışında bu konuyla ilgilenen birkaç yatırımcı var. Bizim gönlümüz bu konuda Türkiye'den de ilgilenen yatırımcıların bize ulaşmasından yana. Çünkü bu, bizim öngördüğümüz önümüzdeki 10 yılın yeni medikal gelişmeleri içerisinde olacak. Bir takım medikal manyetik rezonans görüntüleme cihazı üreticileri de bu sensörlere daha uygun medikal MR cihazları yapabilmek adına da, projeler başlatmış durumdalar. Dolayısıyla çok yeni bir alan açılacak ve bu alanda da eğer şu an için, Türkiye'de bulunan medikal üreticiler de ilgi gösterirlerse, onlar için de çok yeni marketler açılıp, dünyayla aynı anda bir ürünü ortaya koyabilme fırsatı bulmuş olacaklar" şeklinde konuştu. 

"KALP HASTALIKLARI VE BİYOPSİ İŞLEMLERİNDE KULLANILABİLECEK"

Bu teknolojiyi geliştirirken, nasıl uygulamalara adapte edilebilir olduğunu da araştırdıklarını dile getiren  Özgür  Kocatürk,  "Çalıştığımız hekimlerin uzmanlık konuları doğrultusunda bunları yapıyoruz. O yüzden de çoğunlukla biz kardiyolog ve radyologlarla çalıştığımız için de bugüne kadar kalp hastalıkları ve prostat biyopsisi üzerine odaklandık. Fakat manyetik rezonans görüntüleme girişimsel işlemlerde kullanılmaya başlandığı zaman, bunun bütün vücuttaki uygulamalar mümkün olacak. Yani örnek veriyorum, mesela bir beyinde tümör varsa, oradan bir biyopsi alınması gerekiyorsa, orada da bu teknoloji kullanılabilir. Göğüs, Karaciğer ve akciğer biyopsisinde yine bu tür teknolojiler kullanılabilecek" ifadelerine yer verdi.  

MEVCUT GÖRÜNTÜLEME SİSTEMLERİNDEKİ RİSKLERİ ORTADAN KALDIRACAK

Çalışmalarını ve geliştirdikleri sensörün nasıl bir işlevi olduğunu ise Kocatürk, şu sözlerle anlattı: 


"Benim yürütücülüğünü yaptığım biyotasarım laboratuvarı, ABD'de bulunan Ulusal Sağlık Enstitüleri ile uzun yıllardır ortak araştırmalar yapıyor. Bu araştırmaların da temel amacı, manyetik rezonans görüntülemeyi teşhis amaçlı kullanmak yerine, aynı zamanda tedavi amaçlı da kullanabilmek üzerine. Manyetik rezonans görüntüleme tekniği bizim normalde girişimsel işlemlerde kullandığımız floroskopi tekniğinden oldukça farklı bir teknik. Floroskopi tekniğinde X ışını adını verdiğimiz radyasyon hastaya uygulanıyor ve arka tarafta bunlar tekrar toplanılarak oluşan kontrasttan, medikal bir görüntü oluşuyor. Bu işlem esansında  hem hasta hem de bunu uygulayan hekim radyasyon ışını almış oluyor. Manyetik rezonans görüntüleme tekniğinde böyle bir durum söz konusu olmadığından oldukça güvenilir bir görüntüleme tekniği aslında. Fakat bunu girişimsel teknikler için kullanmak oldukça zor ve bunun da temel nedeni, hekimler kullandığı girişimsel cihazları manyetik rezonans görüntüleme altında göremiyorlar.  Ve bizler de uzun yıllar boyunca bu medikal cihazları, medikal görüntü içinde nasıl gösterebiliriz diye bir takım araştırmalar yapıyorduk. Ve bu araştırmalar sonucunda bu medikal cihazları görüntülemeyi başardık. Fakat bütün dünyada bu araştırmaların üzerine çalışan bilim insanlarının çözmeye çalıştığı şöyle bir problem var. Bu cihazlar metal içerdiği için, çalışma esnasında ısınabiliyor. Bu da hasta için büyük bir risk teşkil ediyor. Ve bu yüzden de bu tür araştırmaların hayvan çalışmalarından kliniğe geçmesi için, bu tür risklerin ortadan kaldırılması gerekiyor. Biz de bu amaçla, bundan birkaç yıl önce bir proje başlatmıştık. Ve bu projeyi Georgia Tech Üniversitesi'nde bulunan Levent Değertekin ile birlikte başlatmıştık. Bu proje kapsamında da biz oldukça yenilikçi bir sensör geliştirdik. Bu sensörün yaptığı görev aslında bu medikal cihazları görüntülemek için kullandığımız mikro antenlerden aldığımız sinyalleri, yine metal kablolar yerine, optik fiber üzerinden MR cihazına bu sinyalleri ulaştırmak üzerine. Ve böylelikle, metalleri ortadan kaldırdığınızda, ısınma problemi ortadan kalkmış oluyor. Ve bu bizim için oldukça heyecan verici bir gelişme çünkü bu sayede uzun yıllardır hayvan çalışmasında tıkalı kalan bu araştırma kolu, artık kliniğe de geçme şansı bulacak."

KANSER TEŞHİS VE TEDAVİSİNDE DAHA KESİN SONUÇLAR ALINACAK

Manyetik rezonans görüntüleme, floroskopi yerine kullanıldığında ne gibi farklılıkların ortaya çıkacağını, neden bu kadar önemli olduğunu ve niye uzun yıllardır çalıştıklarını kaydeden Kocatürk, "Manyetik rezonans görüntülemede doktor hem yumuşak dokuyu hem de medikal cihazları aynı anda görüntüleyebildiği için çok daha başarılı bir operasyon gerçekleştirme şansına sahip. Mesela bizim şu anda araştırma odaklarımızdan biri prostat ve göğüs biyopsisi. Günümüzde bu tür görüntüler, ultrason görüntüleme altında yapılıyor hasta X ışını almasın diye. Ama bu ultrasonda da yumuşak doku görüntülemesi istediğimiz özelliklerde olmadığından dolayı, prostat organını ya da göğüsteki tümörü görebilseler de, tam olarak nereden biyopsi alacaklarını görüntüleyemiyor hekimler. Bu yüzden de prostat biyopsisinde hastadan 12 ila 16 arası bir biyopsi örneği alınıyor. Fakat bu MR altında olursa tek bir biyopsi örneği alınarak, bu işlemi tamamlamak mümkün olacak. Ve bu bahsettiğim 12 ila 16 arasında biyopsi örneği alınsa bile, yaklaşık yüzde 30 oranında yanlış negatif dediğimiz sonuçlar çıkabiliyor. Yani siz hastaya "Sizde kanser yokmuş" diyorsunuz. Ama aslında doğru yerden biyopsi almadığınız için hasta bir yıl sonra daha kötü bir şekilde tekrar kliniğe gelmek durumunda kalıyor. Fakat bunları MR altında yaptığınızda bu tür riskler tamamen sıfırlanmış durumda olacak. Daha kesin ve doğru şekilde bu tanıyı koymuş olacaksınız ve tanıyı koyduktan sonra eğer hasta kanserse, o tümörlü dokunun yakılması gerekiyor ve bunları da MR altında yaptığınız zaman hem nereyi yakacağınızı çok daha kesin bir şekilde göreceksiniz. Hem de o sırada uyguladığınız enerjinin orada ısı artışı ve o dokuları yakıp öldürmesini amaçlıyorsunuz. MR altında aynı anda o sıcaklık artışını da ölçebiliyorsunuz. Böylelikle de yaptığınız işlemin çok daha hassas ve doğru olduğunu kanıtlamış olacaksınız. Bu tür avantajları dolayısıyla biz bunu oldukça çığır açacak, kullanılacak tedavilerin başarı yüzdesini çok daha artıracak bir teknoloji olarak öngörüyoruz" bilgisini verdi.

KALP RAHATSIZLIĞI OLAN BEBEKLERİN TEDAVİSİNDE DE KULLANILABİLECEK

Ayrıca kanser hastalarının yanı sıra, özellikle kalp hastalıkları olan bebeklerin tedavisinde de bu teknolojinin kullanılabileceğini söyleyen Kocatürk,  "Bunları en çok kanser hastalarında kullanma fırsatımız olacak ama onlar dışında bizi heyecanlandıran bir hasta popülasyonu da pediatrik hastalar. Özellikle doğuştan kalp rahatsızlığı olan, kalp kapakçığı bozuklukları ya da iki karıncık arasında deliklerin olması oldukça yaygın görülen bebek hastalıklarından. Bu tür doğuştan gelen hastalıkları olan bebekler için 2-3 yaşına kadar beklemek zorunda kalınıyor ve ondan sonra da açık kalp ameliyatı ile bu tür problemler düzeltilmeye çalışılıyor. Ama bazen durumu çok ağır olanlar o ameliyat tarihini bekleyemeden, hayata erkenden veda etmek durumunda kalıyorlar. Bunun da nedeni, bu girişimsel adını verdiğimiz yöntemlerin, floroskopi altında pediatrik uygulamasının olmaması. Çünkü bebeklerde çok hızlı bir hücre çoğalması var ve siz ona radyasyon uyguladığınız zaman, kanser oluşma riski çok artmış oluyor. Dolayısıyla günümüzde bu tip uygulamalar çok yapılmıyor ama MRG tekniği girişimsel işlemlerde kullanılmaya başlandığında, bu doğuştan gelen kalp rahatsızlıkları da çok erken safhada, girişimsel yöntemlerle tedavi edilebilir duruma gelecek. Ayrıca özellikle, daha önceden kanser tedavisi görmüş hastaların tekrar başka bir rahatsızlık nedeniyle bu tür işlemlerden geçerken X ışını alması yeniden ekstra riskler taşıyacaktır. Bu sayede bunların da önüne geçilmiş olacak" dedi. 

Yorumlar (0)
24°
az bulutlu
Namaz Vakti 14 Temmuz 2020
İmsak 03:43
Güneş 05:37
Öğle 13:15
İkindi 17:13
Akşam 20:43
Yatsı 22:29
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 32 66
2. Trabzonspor 32 62
3. Sivasspor 32 57
4. Beşiktaş 32 56
5. Galatasaray 32 52
6. Alanyaspor 32 51
7. Fenerbahçe 32 50
8. Gaziantep FK 32 42
9. Antalyaspor 32 41
10. Göztepe 32 39
11. Kasımpaşa 32 39
12. Gençlerbirliği 32 36
13. Denizlispor 32 35
14. Konyaspor 32 33
15. Malatyaspor 32 32
16. Çaykur Rizespor 32 32
17. Kayserispor 32 32
18. Ankaragücü 32 29
Takımlar O P
1. Hatayspor 33 63
2. Erzurum BB 33 59
3. Adana Demirspor 33 58
4. Akhisar Bld.Spor 33 57
5. Bursaspor 33 56
6. Fatih Karagümrük 33 53
7. Altay 33 51
8. Keçiörengücü 33 47
9. Ümraniye 33 44
10. Giresunspor 33 44
11. Menemen Belediyespor 33 43
12. İstanbulspor 33 40
13. Balıkesirspor 33 38
14. Altınordu 33 36
15. Boluspor 33 30
16. Osmanlıspor 33 27
17. Adanaspor 33 21
18. Eskişehirspor 33 12
Takımlar O P
1. Liverpool 35 93
2. Man City 35 72
3. Chelsea 35 60
4. Leicester City 35 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 35 55
7. Sheffield United 35 54
8. Tottenham 35 52
9. Arsenal 35 50
10. Burnley 35 50
11. Everton 35 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 35 43
14. Crystal Palace 35 42
15. Brighton 35 36
16. West Ham 35 34
17. Watford 35 34
18. Bournemouth 35 31
19. Aston Villa 35 30
20. Norwich City 35 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 36 79
3. Atletico Madrid 36 66
4. Sevilla 36 66
5. Villarreal 36 57
6. Getafe 36 54
7. Real Sociedad 36 54
8. Athletic Bilbao 36 51
9. Valencia 36 50
10. Granada 35 50
11. Osasuna 36 48
12. Levante 36 43
13. Real Betis 36 41
14. Real Valladolid 36 39
15. Eibar 36 39
16. Celta de Vigo 36 36
17. Deportivo Alaves 36 36
18. Leganés 36 32
19. Mallorca 36 32
20. Espanyol 36 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@