banner101

Erdoğan, Esenboğa Havalimanı‘nda Basın Toplantısında Konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14'üncü G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Japonya’ya hareket etmeden önce Esenboğa Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi.

Erdoğan, Esenboğa Havalimanı‘nda Basın Toplantısında Konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yönelik eleştirileri hakkında, "Sayın Kılıçdaroğlu kendi söylüyor, kendi dinliyor. Bu yeni yönetim sistemine, biz parlamento kararıyla mı girdik? Yoksa AK Parti kendi verdiği kararla mı girdi? Yoksa, millete mi gittik? Bunun kararını millet vermedi mi? Bu sistemi biz milletimize sunduk, millet kararını verdi ve bu iş bitmiştir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14'üncü G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Japonya’ya hareket etmeden önce Esenboğa Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. G20 zirvesi vesilesiyle Japonya ve Çin’e resmi ziyaretler gerçekleştireceğini belirten Erdoğan, "Üyesi olduğumuz G20 platformunu, dünyanın önce gelen gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerini bir araya getirmesi bakımından, çok ama çok önemsiyoruz. G20 dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 85’ini, dünya ticaretinin yüzde 75’ini ve dünya nüfusunun da üçte ikisini temsil ediyor. Dönem başkanlığını deruhte eden Japonya, büyüme, kaliteli altyapı, yolsuzlukla mücadele, kalkınma, istihdam, dijital ekonomi, sağlık ve tarım gibi başlıkları öne çıkaran bir gündem hazırladı. Kaynak verimliliği ve deniz plastik çöpleri başlıkları, G20’nin bu seneki ajandasına yeni çalışma alanları olarak dahil edildi. Biz de ülke olarak G20 bünyesindeki tartışmalara en başından beri aktif biçimde katılıyoruz" ifadelerini kullandı.

'SERBEST TİCARET VURGUMUZU TEKRARLAYACAĞIZ'

Zirve oturumlarında küresel ekonomik görünümü değerlendirip, dünya ekonomisindeki temel risklerin bertaraf edilmesine ilişkin atılacak adımların tespiti için gayret göstereceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ticaret konusu son dönemde bazı ülkelerin korumacılık yanlısı eylemleri sebebiyle ciddi anlaşmazlıkları da beraberinde getiriyor. Biz Türkiye olarak başından beri korumacılıkla mücadele edilmesi gerektiğine ve ticaretin serbestleştirilmesine vurgu yaptık. Osaka zirvesinde de serbest ticaret vurgumuzu tekrarlayacağız. Zirvede ayrıca iklim değişikliğiyle mücadele alanında neler yapılabileceğini de değerlendireceğiz. Küresel eşitsizlikler konusu, toplantılar sırasında dönem başkanlığınca gündeme getirilecek. Bu bağlamda, özellikle kadınların iş gücü piyasasına daha etkin katılımına yönelik görüşlerimizi paylaşacağız" dedi.

'DÜNYADA MÜLTECİLER KONUSUNDA EN ÖNEMLİ BEDELİ ÖDEYEN ÜLKE TÜRKİYE'

Mülteciler meselesini G20 çerçevesinde de gündeme getireceklerini belirten Erdoğan, "Zira dünyada mülteciler konusunda en önemli bedeli ödeyen ülke Türkiye. Bu minvalde uluslararası iş birliğinin artırılması ve külfet paylaşımının paylaşılması yönündeki görüşlerimizi bir kez daha muhataplarımızın dikkatine sunacağız. Terör ve terörizmin finansmanının önlenmesi, G20 nezdinde önem verdiğimiz, dünya ülkelerinin de ısrarla üzerinde durduğu konulardan bir tanesi. Bu kapsamda terörle mücadelede ilkeli, tutarlı ve kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizeceğiz" diye konuştu.

'EKONOMİK ORTAKLIK ANLAŞMASI MÜZAKERELERİNDE SONA YAKLAŞTIK'

Japonya’ya yaptığı ziyarette, Japonya’nın yeni imparatoru Naruhito, Başbakan Abe ve üst düzey devlet adamlarıyla temaslarda bulunacağını ifade eden Erdoğan, "Türkiye ile Japonya arasında stratejik ortaklığın kurulmasını müteakip ilişkilerimizde ciddi ilerlemeler kaydettik. Ekonomik ilişkilerimizin güçlendirilmesini hedefleyen ekonomik ortaklık anlaşması müzakerelerinde artık sona yaklaştık. Bu anlaşmanın 2019 içinde sonlandırılmasını planlıyoruz. Ayrıca, Japon iş insanlarıyla bir araya geleceğim. Bu vesileyle Japon firmalarının ülkemizdeki yatırımlarının artırılması imkanlarını da ele alacağız" dedi. Edoğan, ayrıca Kyoto’da Ara Güler sergisi açılışı yapacağını kaydetti.

'EKONOMİK İLİŞKİLERİMİZİN GELİŞTİRİLMESİNİ HEDEFLİYORUZ'

Erdoğan, 2 Temmuz’da Çin’i ziyaret edeceğini belirterek, "Çin’le münasebetlerimize kapsamlı stratejik ortaklık anlayışıyla ve tek Çin prensibiyle yaklaşıyoruz. Bu anlayışla Pekin’de bir araya geleceğimiz Devlet Başkanı Şi ile Türkiye-Çin ilişkilerinin yanı sıra, bölgesel ve uluslararası konuları ele alacağız. Asya’yı Avrupa’ya bağlayan yoların merkezinde yer alan Türkiye, Çin ile birlikte İpek Yolu’nun en belirleyici ülkelerinden biridir. Kuşak ve yol girişimi sadece ekonomik değil, geniş bir coğrafyadaki ülkeler arasında yakınlaşmayı sağlayacak önemli fırsatlardan da biri olmaya devam ediyor. Çin, dış ticaretimizdeki en önemli ortaklarımızdandır. Ekonomik ilişkilerimizin her iki tarafın yararına olacak şekilde geliştirilmesini hedefliyoruz. Kritik bir döneme tekabül eden ziyaretlerimizin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.

'ZAMANI GELİNCE ONU MEYDANA ÇIKARTIRIZ'

Erdoğan açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. ABD’nin S-400 füzelerinin alınmasıyla yaptırım uygulaması halinde Türkiye’nin 'B' planı olup olmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"S400 ile ilgili bugüne kadar birçok kez gerek şahsım, gerek ilgili arkadaşlarım, Dışişleri, Savunma Bakanlığı bu konuda işin bittiğini, artık işin teslim süreci içinde olduğunu ifade ettik. Nedense bizim söylediklerimize pek inanılmıyor, bizim dışımızda söylenenler itibar görüyor. Şunu unutmayın; Türkiye bir NATO ülkesidir. Amerika da bir NATO ülkesidir. Eğer NATO ülkeleri birbirlerine yaptırım uygulamaya başladıysa, doğrusu bunu bilmiyorum. Ama bizim şu anda Amerika’yla ile münasebetlerimiz stratejik ortaklık çerçevesinde altında yürümektedir. Ben bugüne kadar Sayın Trump ile yaptığım görüşmelerde bu izlenimleri hiç almadım. Ama alt kademelerde birileri bu tür şeyleri konuşuyor. Bu seyahatimizde de Sayın Trump ile ikili görüşmemizde bu konuyu tekrar ele alma fırsatımız olacak. Ancak 'B' planı, 'C' planı gibi şeyleri bırakın, daha doğmamış çocuğa don biçme yoluna gitmeyelim. O bizde saklı kalsın, adeta çeyiz sandığında kalsın, zamanı gelince onu meydana çıkartırız."

'KILIÇDARLOĞLU’NUN İFADESİYLE DE HAREKET EDECEK DEĞİLİZ'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yönelik eleştirileri hakkında da konuşan Erdoğan, "Sayın Kılıçdaroğlu kendi söylüyor, kendi dinliyor. Bu yeni yönetim sistemine, biz parlamento kararıyla mı girdik? Yoksa AK Parti kendi verdiği kararla mı girdi? Yoksa, millete mi gittik? Bunun kararını millet vermedi mi? Bu sistemi biz milletimize sunduk, millet kararını verdi ve bu iş bitmiştir. Şu anda 1 yılı geride bıraktık, eksisiyle, artısıyla her şey ortaya çıkıyor ve bundan sonraki süreçte de nerelerde ne gibi aksamalar varsa bunları da gidererek yolumuza devam ederiz. Veya böyle, akşam yat, sabah kalk bir referandum. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Başkanlık sistemi ülkemizde ilk defa şimdi bizimle denenmiştir, deneniyor. Ondan önce parlamenter sistemi denedik, bizi nerelere getirdiğini biliyorsunuz. Çok bedeller ödedik, aynı bedelleri ödemek istemiyoruz. Sayın Kılıçdarloğlu’nun bu ifadesiyle de hareket edecek değiliz. Şu anda yola koyulduk ve yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz" dedi.

'OLAY BU KADAR BASİT'

Erdoğan, bir akademisyenin Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmesi hakkında sorulan soruyu ise şu cevabı verdi:

"Türkiye’de hangi kurum, hangi şartlar altında çalışacak, bu yasalarla bellidir. Cezaevinde yatanlara hangi kurum ziyaret için müsaade eder, hangi şartlar altında müsaade eder bellidir. Hangi kurum? Bu Adalet Bakanlığı’dır. Müracaat yapılmıştır, böyle bir adım atılmıştır. Bununla ilgili olarak da Bakanlığımız hatta ben daha da ileri gidiyorum MİT, bu çalışmalarını yaparken; kime, nasıl izin vereceğini, yasalara kayıtlı olarak bu adımları atar ve ona göre de değerlendirmesini yapar. Onun için kalkıp da, ‘Muhalefetten şöyle, böyle ses geliyor’ buna bakmaz. Şu anda da bakanlık bununla ilgili adımını atmıştır, bu müracaatla birlikte bu kararını vermiştir. Olay bu kadar basit."

'OSMAN ÖCALAN’IN KIRMIZI BÜLTENLE ARANDIĞINI BİLMİYORUM'

"Kırmızı bültenle aranan, Abdullah Öcalan’ın kardeşi Osman Öcalan’ın devlet televizyonu TRT’ye verdiği röportajı nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusunu cevaplayan Erdoğan, şunları söyledi:

"Doğrusu ben, Osman Öcalan’ın kırmızı bültenle arandığını bilmiyorum. Ancak TRT’ye müracaat etmiş ve TRT Kürdi de böyle bir program yapmışsa, bunu da TRT’deki arkadaşlarımız bilirler. Ben, o kurumdaki arkadaşlarımın da bu hassasiyet içinde adım attıklarına inanıyorum. Bu konularda da kendilerine güveniyorum. TRT Kürdi’yi kurarken kimse bize, ‘Niçin TRT Kürdi’yi kurdunuz?’ demedi. TRT Kürdi’yi kurduğumuza göre, burada da TRT’yi yönetenler, bütün hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak, adımlarını atarlar ve TRT Kürdi’nin reytingini yükseltmeyi de düşünür, ülkeye neyin, nasıl faydalı olacağını da düşünür, buna göre de adımını atar. Buna göre de adımlarını atmışlardır."

'ÜZERİNDE ISRARLA DURDUĞUMUZ KONU İDLİB’DE MEYDANA GELEN OLAYLARDIR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki gelişmelere ilişkin Münbiç’in takipçisi olduklarını belirterek, "Münbiç’te de verilen sözü tutmaları gerekiyor. Münbiç, yüzde doksana yakın, Araplara aittir. Bunu da çok iyi bilmemiz lazım. Bizim isteğimiz, Münbiç’te şu anda işgalciler var, bu işgalcilerin süratle Fırat’ın doğusuna çekilmesidir. Onlar da bize bu sözü veriyorlar. Hatta daha ileri gittiler, Amerikan askerlerinin tamamıyla bölgeyi terk etmesi gündeme geldi, ama söz yerine getirilemedi. Şu anda bizim üzerinde ısrarla durduğumuz konu ise daha çok İdlib’de meydana gelen olaylardır. İdlib’de rejim acımasız davranıyor. Bizim orada 12 gözlem kulemiz var. Bu kulelerimiz zaman zaman tacize uğruyor. Herhangi bir sıkıntı büyük ölçüde yaşamadık. Gereken zamanda onlara gereken cevabı en güzel şekilde verdik. Fakat bir bu noktaya iş gelsin istemiyoruz. Planlanan neyse o istikamette bunu götürelim istiyoruz. Bizim bu konudaki muhatabımız Rusya’dır. Rusya ile savunma, dışişleri, istihbarat, muhataplarıyla görüşerek süreci çalıştırıyorlar. İdlib’de büyük vahşetler olabilirdi ama belirli bir yerde durdurulmuş vaziyette" ifadelerini kullandı.

'AHKAM KESİLMESİNE PEK DE PRİM VERMEYİZ'

Binali Yıldırım’ın Bakanlık görevine getirilip getirilmeyeceği yönündeki soruyu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Bizim, yeni yönetim sistemine göre oluşmuş yapımız var. Bunlar, özellikle partimiz içinde bir fitnenin çıkarılmasına yönelik atılmış adımlardır, söylemlerdir. Bu tür söylemlere kimsenin kulak asmaması gerekir. Ne zaman, nerede, kimi, nasıl, değerlendireceğimizi biz gayet iyi biliriz. Bunun için de dıştan ahkam kesilmesine pek de prim vermeyiz, bundan sonra da vermeyeceğiz. Bunu herkesin bilmesi lazım. Çünkü AK Parti dışarından kumanda edilen bir parti değildir. AK Parti bütün kararlarını kendi içinde alır, uygulamaya kolay ve böyle de yürür."

20.10'DA HAREKET ETTİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, saat 20.10’da Japonya’ya hareket etti. Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile protokol üyeleri uğurladı.

Güncelleme Tarihi: 26 Haziran 2019, 22:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner87