İKİ LİDERDEN ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitaroviç ile ortak basın toplantısı düzenledi.

İKİ LİDERDEN ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitaroviç ile ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, görüşmede ikili ilişkilerin tüm boyutlarıyla ele alındığını belirterek, "Karşılıklı yatırımların ve ticaret hacminin artırılması üzerinde çabalarımızı yoğunlaştıracağız. Ziyaret vesilesiyle kültür ve sanat alanlarında işbirliği programı ki az önce anlaşma imzalandı. Bunun yanında SİSAK İslam Kültür Merkezi projesi mutabakat zaptının imzalanmasından memnuniyet duyuyoruz ve bunları uygulamaya geçirmeye kararlıyız" diye söyledi.

'HIRVATİSTAN AB YOLUNDA TÜRKİYE'NİN DESTEKÇİSİ OLMUŞTUR'

Türkiye-Hırvatistan-Bosna Hersek üçlü danışma mekanizmasının yeniden canlandırılması gerektiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hırvatistan Türkiye’nin AB üyelik sürecinin en büyük destekçilerinden olmuştur. Bu destek Hırvatistan’ın 2020’nin ilk yarısında üstleneceği dönem başkanlığında daha da güçlenecektir" diye konuştu.

BREXIT SÜRECİ

BREXİT dolayısıyla AB'nin zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Erdoğan, "Brexit ihtimali karşısında Birleşik Krallık'la ticari ilişkilerimizin etkilenmemesi için görüşmelerimiz sürüyor. Vatandaşlarımızın Türkiye-AB ortaklık hukukundan kaynaklanan haklarını koruyacak önlemlerin alınması için de temas halindeyiz" şeklinde konuştu.

'KARŞILIKLI OLARAK İŞ ADAMLARINI AYNI MASA ETRAFINDA TOPLAYALIM'

Hırvatistan ile Türkiye’nin ticaret hacminin 2018 sonu itibariyle 600 milyon dolara yaklaşacağını söyleyen Erdoğan, "Aramızda başka hedef var, o da 1 milyar dolarlık hedeftir. Bu hedefe 2019’da biraz daha yaklaşırız diye temenni ediyorum. İş adamlarını teşvik etmeyi sürdüreceğiz, ilk Zagreb ziyaretimize iş adamlarımızla gelip orada karşılıklı olarak iş adamlarını aynı masa etrafında toplayalım ve orada çok ciddi bir sıçramanın kararını alalım. Sayın Cumhurbaşkanı müteşebbislerimize güçlü destekler veriyor. Bu destekler neticesinde Hırvatistan’daki Türk yatırımlarının toplam değeri 350 milyon avroyu buldu. Türk müteahhitlerinin üstlendiği projelerin bedeli de 610 milyon doları geçti. Temennimiz önümüzdeki dönemde her iki ülkenin yatırımlarını karşılıklı olarak artırmalarıdır. Liderler olarak bu noktada üzerimize düşeni yapmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.

EKONOMİK İLİŞKİLER GELİŞMELİ

Erdoğan’dan sonra sözü alan Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kitaroviç konuşmasına şu şekilde devam etti;

 Hırvatistan ve Türkiye’nin ekonomik ilişkilerinin derinleştirilmesi gerektiğini belirterek, 1 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmanın önemine dikkat çekti. Görüşmelerde enerji ve ulaştırma alanı hakkında konuşulduğunu ifade eden Kitaroviç, Türkiye’nin AB’ye üyeliği noktasında Hırvatistan’ın desteğini sürdüreceğini kaydetti.

'DAYTON ANLAŞMASI’NIN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ ŞARTTIR'

Bosna Hersek’in siyasi durumu hakkında sorulan soruya yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan şu şekilde konuştu:

"Tabii bu üçlü mekanizma dediğimiz Türkiye-Bosna Hersek-Hırvatistan, bu mekanizmayı bizler çok çok samimi niyetlerle başlattık. Bir şu anda ara verildi diyebilirim, şu anda da henüz Bosna Hersek’te hükümet kurulmuş değil. Temennim odur ki hükümetin kurulmasından sonra bu üçlü mekanizmayı çalıştırırız. Aslında bana göre Dayton Anlaşması’nın gözden geçirilmesi şarttır. Dayton Anlaşması bu haliyle Bosna Hersek’in geleceğine yönelik bir çözüm üretemediği bugüne kadar geçen sürede ortaya çıkmıştır. Bununla ilgili Birleşmiş Milletler’in yeniden devreye girmesi ve burada çok daha güçlü bir adımın atılması gerekir diye düşünüyorum. Bosna Hersek’in temennimiz odur ki Boşnağıyla, Hırvat’ıyla, Sırp’ıyla, birbirlerine dayanışma içinde olması ve bu dayanışmanın neticesinde de barış içinde yaşayan bir Bosna Hersek yeniden tesis edilmelidir."

'ÇEKİLME NOKTASINDA TRUMP'IN KARARLILIĞINI GÖRDÜK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede Amerika’nın Suriye’nin kuzeyine gönderdiği silahların gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine şu şekilde konuştu:

"Bu mesele gündeme gelmedi. Bizim Sayın Trump’la yaptığımız görüşme, ağırlıklı olarak bölgeden Amerika askerlerinin çekilmesi ve bu çekilme esnasında müşterek neler yapabiliriz. Bir diğer önemli konu da buradaki 20 mil güvenli bölge konusu. Bunun üzerinde hassasiyetle durduk bu konuda da Türkiye olarak bu güvenli bölgeyle ilgili üzerimize düşen her türlü görevi yapmaya hazır olduğumuzu, DEAŞ başta olmak üzere buradaki tüm terör örgütleriyle sonuna kadar mücadele etmekte biz varız. Biz onlarla savaşırız. Tüm mesele Suriye’nin bütünlüğünü korumaktır. Türkiye’nin Kürtlere karşı farklı bir uygulama içinde olduğu spekülasyonu var. Böyle bir şey olmuş olsa biz sadece Kobani’den 300 bin Kürdü ülkemizde şu anda halen misafir ediyoruz. Geldiler ve bizim misafirimiz konumundalar. Biz ev sahipliğini yapıyoruz, bunun dışında birçok Suriye’deki Hıristiyanlara karşı onlara karşı PYD/YPG acımasız uygulamalar yapmıştır, birçoklarını öldürmüşlerdir. Biz hepsine kapımızı açtık, aynı şekilde Araplara, Türkmenlere kapılarımızı açtık ve bunları aramızda konuşma fırsatı bulduk ve bu çekilme sürecinin de devam edeceği noktasında Sayın Trump’ın kararlılığını gördük."

'MÜNBİÇ'TEKİ SALDIRI, ÇEKİLME KARARINI ETKİLEME ANLAMINDA OLABİLİR'

Münbiç’teki bombalı saldırı hakkında değerlendirmesi sorulan Erdoğan şunları kaydetti:

"Bendeki bilgilerde de 5 ABD askerinin olduğu, toplamda ise 20’yi bulduğu istikametinde bir haber. Tabii bu olayı DEAŞ üstlendi. Ama anlaşılan o ki buradaki şu anda Amerika’nın almış olduğu kararı Sayın Trump’ın almış olduğu kararı etkileme anlamında olabilir. Fakat ben Sayın Trump’ın bu noktadaki kararlılığını gördüğüm için bu tür bir terör eylemine karşı geri durmayacağına inanıyorum. Çünkü bir geri durma söz konusu olabilirse bu DEAŞ’ın zaferi olur. Biz tam aksine DEAŞ’ın üzerine üzerine ülkemiz de dahil olmak üzere gitmeye devam edeceğiz. Biz DEAŞ’ı o topraklarda bitireceğiz. Aynı şekilde diğer terör örgütlerini de bitireceğiz. Çünkü Suriye halkı bu teröristlerle iç içe yaşayamaz. Biz Suriye halkının huzurunu, mutluluğunu yaşamak, yaşatmak durumundayız. Kaldı ki 20 mil meselesi artık güvenli bölge olarak önümüzdedir. Türkiye 911 kilometre sınırıyla buralarda önemli bir adım atacaktır. Aynı şekilde Hatay sınırı yine burada önemli bir yerdir. Bu çalışmalarımızı kararlılıkla devam ettireceğiz. Hedefimiz bir an önce oradaki huzuru sükunu ve Suriye’nin bütünlüğünü sağlayabilmektir."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner87

banner88