GÜNCEL

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, 'Dijitalleşme ve Yapay Zeka: Veriden Değer Üretmek' programında konuştu

İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, "Ya kendimizi dönüştüreceğiz ya da başkalarının bizi dönüştüreceği bir varlık haline geleceğiz" dedi.

İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, 'Dijitalleşme ve Yapay Zeka: Veriden Değer Üretmek' programında konuştu. Avdagiç, "TUİK'in verilerine göre işletmelerde yapay zeka kullanım oranı yüzde 7,5 seviyesindeyken büyük ölçekli üretim firmalarımızda bu oran yüzde 20'lere kadar çıkıyor. Bu rakamlar gerçekten teyakkuzda olmamız gerektiğini gösteriyor. Eski tarz üretim yapan firmaları yapay zeka ile çok hızlı ve etkili bir şekilde dönüştürmemiz gerekiyor. Şöyle bir açık tehditle karşı karşıyayız ya kendimizi dönüştüreceğiz ya da başkalarının bizi dönüştüreceği bir varlık haline geleceğiz" dedi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından üretken yapay zekanın iş dünyasında ortaya çıkardığı dönüşümü bütüncül bir perspektifle değerlendirmek amacıyla Dijitalleşme ve Yapay Zeka: Veriden Değer Üretmek etkinliği düzenlendi. Etkinliğe İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, yöneticiler ve akademisyenler katıldı.

'YAPAY ZEKANIN 2030'A KADAR KÜRESEL EKONOMİYE 16 TRİLYON DOLAR KATKI SAĞLANACAĞI ÖNGÖRÜLÜYOR'

Programda konuşan İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, "Yapay zekanın gerçekten çok yaygınlaştığını görüyoruz. O kadar gelişti ki, 2025 yılında yapılan bazı araştırmalara göre gelişmiş ülkelerdeki işletmelerin yüzde 88'i en az bir iş fonksiyonunda yapay zekayı kullandı. Yapay zekanın 2030 yılına kadar dünya ekonomisine, küresel ekonomiye 16 trilyon dolar katkı sağlanacağı öngörülüyor. Sadece 2025 yılında Amerika'daki teknoloji şirketleri bu konuda veri merkezleri ve altyapıya 400 milyar doların üzerinde yatırım yaptı. Önümüzdeki 10 yıl için ortaya konan perspektif 7 trilyon dolar. Yapay zekadan elde edilen gelir halihazırda bazı hesaplamalara göre yıllık 50 milyar dolar civarında, dolayısıyla görülen o ki bu şirketler geleceğe yatırım yapıyor. Bu açıdan bakıldığında yapay zeka firmalar ve çalışanlar için gerçekten bunu görebilenler ve istifade edebilenler açısından baktığımızda anlamlı bir fırsat ortaya çıkaracak. Yapay zekayı yoğun kullanan sektörlerde çalışan başına gelir artışı üç katına kadar yükselebiliyor. Yapay zeka becerisine sahip çalışanların ücretleri ortalama olarak yüzde 56'ya kadar daha yüksek. Yapay zekaya ilişkin mesleklerde istihdamın tam düşünülenin tersine arttığını gözlemliyoruz" dedi.

'YA KENDİMİZİ DÖNÜŞTÜRECEĞİZ YA DA BAŞKALARININ BİZİ DÖNÜŞTÜRECEĞİ BİR VARLIK HALİNE GELECEĞİZ'

İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, "Türk iş dünyası da yapay zekayla barışık bir görünüm çizmeye çalışıyor. 2025 yılı itibarıyla yapay zeka yazılım veya sistemleri pazarlama ve satış amacıyla yüzde 46 mertebesinde kullanıldı. Yüzde 41 mertebesinde üretim ve hizmet sektörlerinde kullanıldı. Yine aynı seviyede Ar-Ge'de ve yenilikçi faaliyetler alanında kullanıldı. Yüzde 40 mertebesinde de işletme hizmetleri ve yönetim organizasyon amacıyla kullanıldı. 2025 Türk yapay zeka ekosistemindeki global etki raporuna göre Türkiye'de yapay zeka girişimlerin yaklaşık yüzde 70'nin 2020 ve sonrasında kurulmuş olması ekosistemimizin genç ama yüksek büyüme potansiyeline sahip olduğunun da aynı zamanda işareti. Yapay zeka ile sanayi arasındaki ilişki biz de çok önemli. TUİK'in verilerine göre işletmelerde yapay zeka kullanım oranı yüzde 7,5 seviyesindeyken büyük ölçekli üretim firmalarımızda bu oran yüzde 20'lere kadar çıkıyor. Bu rakamlar gerçekten teyakkuzda olmamız gerektiğini gösteriyor. Eski tarz üretim yapan firmaları yapay zeka ile çok hızlı ve etkili bir şekilde dönüştürmemiz gerekiyor. Burada enteresan bir veri var. Amazonun kurucusu Jeff Bezos'un 100 milyar dolarlık bir fon ayırdığı ve yapay zekayı yeteri kadar kullanamayan ama kullanması durumunda çok hızlı kendini geliştirebilecek şirketleri satın alma ile ilgili böyle bir fonu devreye aldığını görüyoruz. Dolayısıyla şöyle bir açık tehditle karşı karşıyayız ya kendimizi dönüştüreceğiz ya da başkalarının bizi dönüştüreceği bir varlık haline geleceğiz" ifadelerine yer verdi.

YENİ DÜZENDE DÜŞÜK TEKNOLOJİ İLE ÜRETENLER ZORLANACAK YÜKSEK TEKNOLOJİYLE ÜRETİM YAPANLAR İSE KAZANACAK

Şekib Avdagiç, "Dolayısıyla bizim sanayimizi yapay zeka ile gerçekten bütün süreçlerimizi sadece sanayimizi değil hizmet sektörümüzü diğer bütün süreçlerimizi yeniden etkin bir şekilde ve hızlı bir şekilde yapay zeka ile tasarlamamız gereken bir döneme girdik. Şu çok açık ki yeni düzende düşük teknoloji ile üretenler zorlanacak yüksek teknolojiyle üretim yapanlar ise kazanacak. Bu arada yapay zeka söylemleri ile iş dünyasında belli kaygılar da ortaya çıkıyor ama istihdam kaybımı oluşacak, sosyal etkileri ne olacak, hızlı dönüşüme uyum sağlayamazsak firmalarımız rekabet gücünü kaybedecek ve tamamen pazardan silinecek mi, küresel ölçekte teknolojiye erişimdeki farktan dolayı nasıl bir sıkıntıyla karşı karşıya kalacağız ve siber güvenlikle ilgili risklerimizi nasıl yöneteceğiz. Son olarak da bir taraftan regülasyonların yetersizliği bir taraftan da aşırı kısıtlayıcı olması bizi nasıl bir sıkıntıyla karşı karşıya bırakacak" şeklinde konuştu.

'YAPAY ZEKA İNSANLARIN KATLEDİLDİĞİ BİR SAVAŞIN DA MAALESEF AKTÖRÜ HALİNE GELDİ'

Şekib Avdagiç, "Yapay zeka ile ilgili bu toplantıyı maalesef ABD-İsrail ittifakının İran'a karşı başlattığı savaşın tehdidi altında yapıyoruz. Ne ironik bir durum ki, bu savaş yapay zekanın en çok kullanıldığı savaş olarak tarihe geçecek. Bombalanan yerler, bombalanacak yerler algoritmalarla belirleniyor. Yapay zeka insanların katledildiği, şehirlerin yok edildiği bir savaşın da maalesef ciddi aktörü haline geldi" dedi.

'2026 YILINDA YAPAY ZEKA RÜZGARINI İSTANBUL İŞ DÜNYASI İLE BERABER OLUŞTURMAYI HEDEFLİYORUZ'

Avdagiç, "Yine yapay zeka çevresel etkileri bakımından da bir tezat barındırıyor. Bir yandan enerji sistemlerinin verimliliğini artırma konusu gündemimizdeyken, bir yanda iklim risklerini öngörme ve doğal kaynak yönetimini optimize etmede önemli katkılar sunabiliyor. Diğer yandan Uluslararası Enerji Ajansı gibi kuruluşlara göre veri merkezlerinin küresel enerji talebini 2030'a kadar iki katına çıkaracağını bekliyor. Bu ise yapay zekanın karbon ayak izini çok hızlı bir şekilde artıracağının da bir işareti. Netice itibarıyla biz yapay zekanın iş dünyası açısından hem güçlü fırsatlar sunan hem de dikkatle yönetilmesi gereken çok boyutlu bir dönüşüm alanı olduğuna yürekten inanıyoruz. Bu yapılırsa yapay zekanın Türkiye'nin ekonomik gelişimi ve dijital dönüşüm hedeflerine ulaşmada stratejik bir teknoloji olacağını kesinlikle görüyoruz. Bu nedenle dijitalleşme ve yapay zekada öncü olmanın gayreti içinde olduk. 2018'de göreve geldiğimizden buyana üye firmalarımız tarafından yapay zekanın etkili kullanımı için önemli çalışmalara imza atmaya çalıştık. Bu yöndeki faaliyet ve projelerimizde gerçek anlamda İstanbul Ticaret Odası'nın bir teknoloji ekosistemini oluşturmanın gayreti içinde olduk. Girişimcilik, yenilikçilik ve ileri teknoloji üretimini desteklemek amacıyla Türkiye'nin en büyük startup merkezlerinden biri olan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi'ni kurduk. SoftİTO'yu devreye aldık. Savunma Sanayi Başkanlığı ile beraber Türkiye'nin en önemli teknoparklarından biri olan Teknopark İstanbul'un kuruluşunu tamamladık. Dolayısıyla birbirini tamamlayan üç kritik yapıyı hayata geçirdik. Şimdi de 2026 yılında yapay zekayı 800 bin üyemiz ve iş dünyamızda yaygınlaştıracak yapay zeka rüzgarı estirmeyi, yapay zeka rüzgarını İstanbul iş dünyası ile beraber oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu.