Genetik faktörler göz tansiyonu riskini 7 kat artırabiliyor

 Glokom ya da halk arasındaki ismiyle göz tansiyonu sinsice ilerleyen göz hastalıklarından birisi.

SAĞLIK 11.03.2021, 12:55
Genetik faktörler göz tansiyonu riskini 7 kat artırabiliyor

 Glokom ya da halk arasındaki ismiyle göz tansiyonu sinsice ilerleyen göz hastalıklarından birisi. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Belkıs Ilgaz Yalvaç, tedavi edilmediğinde görme kaybına bile yol açabilen glokomun yakın aile bireylerinden birinde görülmesi halinde risk oranının yaklaşık 7 kat artabileceği uyarısında bulundu.

Geri dönüşümsüz görme kaybına yol açabilen glokom, dünya genelinde yaklaşık 6 milyonu tam görme kaybı olan 70 milyon kişiyi etkiliyor. Glokomun en sık görülen tipi olan açık açılı glokomda özellikle anne, baba ve kardeş gibi birinci dereceden yakın akrabaların glokomlu olması hastalığın aile üyelerinde görülme riskini 7 kat artırıyor. Glokomun genellikle ileri yaş hastalığı olarak bilinse de gerçekte gençlerde hatta yenidoğan bebeklerde ve çocuklarda dahi ortaya çıkabileceğine işaret eden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Belkıs Ilgaz Yalvaç, özellikle doğumdan sonra ilk 3 yıl içinde görülen konjenital glokomun akraba evliliklerinden dünyaya gelen bebeklerde daha sık görüldüğünü söyledi.

Genetik faktörlerin yanı sıra diyabet, tansiyon, migren, hipotiroidi, göz yaralanmaları ve anemi(kansızlık) gibi diğer faktörler de glokom oluşma olasılığını artıran risk faktörleri arasında yer alıyor. Geçirilmiş göz ameliyatlarının da bazen glokomu tetikleyeceği bilgisini veren Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Belkıs Ilgaz Yalvaç, “Ayrıca, gözün miyop veya hipermetrop olması da glokom gelişme riskini artıran diğer faktörlerdir” dedi.

BU ŞİKÂYETLERE DİKKAT

Glokomun belirtilerinin hastalığın tipine ve ortaya çıkış yaşına göre değişiklik gösterebileceğini söyleyen Prof. Dr. Yalvaç, hastaların şikayetleriyle ilgili şunları anlattı:

“En sık rastlanılan glokom tipi olan açık açılı glokomda şikâyetler çok azdır. Hastanın baş ağrısı, görmede bulanıklık, yakın görme sorunları, karanlık adaptasyonu bozuklukları gibi yakınmaları olabilir. Ancak hastanın görmesi bozulmamıştır ve glokomun son evrelerine kadar da normal kalabilir. Bu durum glokomun erken tanısında güçlük yaratır.”

AİLESİNDE GLOKOM HİKAYESİ OLANLAR HER YIL KONTROL YAPTIRMALI

Glokom tanısı için rutin göz muayenesinin yanı sıra, kişinin göz içi basıncı ve kornea kalınlığının ölçüldüğü söyleyen Prof. Dr. Yalvaç, konuşmasına şu şekilde devam etti:

 “Görme alanının, görme siniri ve retina damarlarının incelemesi yapılır. Ayrıca glokomun tipini belirlemek için farklı incelemelere de başvurulur. Ancak ailesinde glokom hastası olanların her yıl düzenli kontrol yaptırmasında yarar var. Glokomun erken tanı konulduğunda tedavi edilebilen ve körlüğe yol açması önlenebilen bir hastalık olduğu unutulmamalı. Glokomun belirti vermeyen bir hastalık olması yüzünden, erken tanı için rutin taramalar şarttır. Gözlük kullanmakta olan hastalar bir şekilde rutin takipte olduklarından bu anlamda şanslıdırlar. Ancak glokom taramalarını birinci halkada yakınlarında glokom olanlar ve 40 yaş üstü olmak üzere, tüm topluma yaymak gerekli.”

TEDAVİ YAŞAM BOYU DEVAM EDİYOR

Glokomun kronik bir hastalık olduğu için tedavisinin de yaşam boyu sürmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Belkıs Ilgaz Yalvaç, “Tedavinin başarılı olmasındaki en önemli kriter, bireyin hastalığını tanıması ve tedavi sürecinde doktorunun önerilerine uymasıdır. Tedavideki temel amaç, görmede sağlıklı halin geri kazanımından çok, daha fazla kötüleşme olmasını engellemeye yöneliktir” dedi.

Glokomun tedavisinde kullanılan yöntemlerle ilgili Prof. Dr. Yalvaç, “Tedavide kullanılan yöntemlerin başında ilaç tedavisi geliyor. Öncelikle hastanın göz tansiyonu ya gözdeki sıvının üretimini kısarak ya da çıkışını arttırarak düşürülür. Bu iki yöntem için kullanılan ilaçlar bulunuyor. İlaç tedavisine rağmen hastanın, göz tansiyonu düşmüyor ve görme alanı daralıyorsa; uygulanacak tedavi yöntemi çoğunlukla laser ve cerrahidir” şeklinde konuştu.

LAZER TEDAVİSİ KİMLER İÇİN UYGUNDUR?

Göz tansiyonu tedavisinde lazer ışınlarının hastanın durumuna göre farklı amaçlarla yararlanıldığını anlatan Prof. Dr. Belkıs Ilgaz Yalvaç, lazer tedavisinin kullanıldığı alanlar konusunda şu bilgileri verdi:

“Primer kapalı açılı glokom hastalarında veya akut glokom krizi geçirmiş kişilerde iris yüzeyine bir delik açılarak göz içi sıvısının üretildiği yerden çıkış kanallarına geçişi kolaylaştırılmış olur. İkinci olarak kronik açık açılı glokom vakalarında, göz içinde üretilen sıvının dışa çıkışını kolaylaştırmak için dışa akım kanallarına lazer uygulanabilir. Bunun yanısıra, birden fazla göz cerrahisi geçirmiş ileri glokom hastalarında da lazer tedavisinden yararlanılır. Burada bizzat sıvı üretimi yapan hücreler lazer ile tahrip edilir. Böylece göz içi basıncını çok ileri bir cerrahi yönteme gerek kalmadan düşürmek mümkün olabilir.”

HASTAYA GÖRE CERRAHİ TEDAVİ ALTERNATİFLERİ FARKLILAŞIYOR

Glokom tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri de cerrahi. Cerrahi tedavideki amacı göz içinde üretilen sıvının bir fistül oluşturularak gözü terk etmesinin sağlanması olarak özetleyen Prof. Dr. Yalvaç, cerrahi tedaviyle ilgili şu bilgileri verdi;

 “Bu işleme fistulizan ameliyatlar denir. Bu ameliyatla, gözün beyaz kısmında bir delik açılır. Dışarıdan görünmeyecek kadar küçük olan bu delikle, gözün içerisindeki fazla sıvı bir fistül oluşturularak dışarı atılır. Klasik fistülizan ameliyatların başarısız olduğu durumlarda bu açıklığın sürekli olarak sağlanması için ‘Tüp İmplantları’ da kullanılır.  Glokomda tüp implantlarının şekil ve fonksiyonlarında yapılan önemli yenilikler sonucunda çok daha küçük implantlar da göze yerleştirilerek daimi göz içi basıncı kontrolü sağlanabilmektedir. Doğumsal glokomlarda genellikle tıbbi ve laser tedavisi uygulanmadan bebeğin gözünün durumu ve yaşı dikkate alınarak özellikli operasyonları öncelikle yapılır.”

Yorumlar (0)
18°
az bulutlu
Namaz Vakti 16 Haziran 2021
İmsak 03:24
Güneş 05:24
Öğle 13:10
İkindi 17:10
Akşam 20:45
Yatsı 22:36
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@