banner101

"MANDALİNALARIN RENGİ DEĞİŞTİRİLİYOR, PARAFİN İLE KAPLANIYOR"

LÖSEV Başkanı Dr. Üstün Ezer, hayatımızı olumsuz etkileyecek ve sağlığımız için tehdit olan önemli açıklamalarda bulundu.

"MANDALİNALARIN RENGİ DEĞİŞTİRİLİYOR, PARAFİN İLE KAPLANIYOR"

LÖSEV Başkanı Dr. Üstün Ezer, mandalina, portakal, elma gibi mumlanmış meyvelerin bazılarının üreticiler tarafından parafin ile kaplandığını ya da eter gazı ile renklerinin değiştirildiğini belirtti. Dr. Ezer bu şekilde satılan sebze meyvelerin insan sağlığını tehlikeye attığını ve kanser nedeni olabileceğini ifade etti. LÖSEV Başkanı Dr. Üstün Ezer, "Biz tarım ürünleriyle alakalı 'doğal tarım ürünleri' ifadesini daha çok seviyoruz. Çünkü giderek kirlenen doğada, giderek yok edilen, betonlaştırılan, tarım ilaçlarıyla zehirlenen, fabrika bacalarından etrafa yayılan, nehirlere, sulara karıştırılan kimyasallar ile yok edilen doğada bu organik tarım modelini uygulamanız mümkün değil. Bu nedenle hiç olmazsa doğal tarım diyelim. Tarım ilaçlarını kontrollü kullanalım. Suları, kimyasalları yok edelim. Çocuklarımıza eskiden olduğu gibi bizim beslendiğimiz tarım ürünlerini, meyveleri, sebzeleri yedirelim. Her mevsimde farklı renkte, şekilde, tatta mandalina, portakal vs. çıkıyor. Ama bir mandalinanın yeşilken, açık sarı renkteyken eter gazı ile renginin turuncu yapılmasını ya da parafin maddesiyle kaplanmasına karşıyız" dedi.

'PET ŞİŞELERİN DOĞAYA ATILMASINI ENGELLEYECEK PROJE GELİŞTİRELİM'

Bulaşık makinesinde yıkanan bulaşıklarda deterjan kalıntıları olduğunu söyleyen Dr. Ezer bunların da sıcak yemekler ile birleşince tehlike yarattığını ifade etti. Ezer, şöyle konuştu: "Ben yaklaşık olarak 30 yıldır lösemi ve kanser üzerine çalışıyorum. Bundan 15 sene önce çocuk kliniğimizde yaş ortalamamız 7 yaş civarındaydı. Şimdi gözlemliyorum ki 1 yaş civarına indiler. Lösemi 1 yaşın altında da görülüyor. Bu çocuklar ne yaptı ki lösemi oldu? Annenin beslenmesinden başlayarak, çevredeki bütün kanserojenler de eklenerek maalesef çocuklarımızı bir yandan da hasta ediyoruz. Ben sadece beslenme üzerinde de durmuyorum. Deterjanlar üzerinde de duruyorum. Annelere diyorum ki 'Bırakın yağlı bir tabağı sıcak suyla şöyle bir yıkayıp, silin. Çocuklar o tabaktan yesin. Plastikleri mutfağınızdan kaldırın. Poşetler kalkmaya başladı hayatımızdan ama tek derdimiz naylon poşetler olmasın. Bizim en büyük derdimiz pet şişelerdir. İkinci bir adım atarak pet şişelerin doğaya atılmasını engelleyecek önlemler geliştirelim. Plastik şişe satan marketler ufak bir meblağ karşılığında depozito ücretiyle bunları geri alsın." dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner87