SİYASET

TBMM Genel Kurulu'nda, Türk bayrağına saldırıya tepki

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda siyasi parti grup başkanvekilleri, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında ter*r örgütü yandaşlarınca Türk bayrağına yönelik yapılan saldırıya tepki gösterdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda siyasi parti grup başkanvekilleri, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca Türk bayrağına yönelik yapılan saldırıya tepki gösterdi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, gündem dışı konuşmalar, milletvekillerinin 1'er dakikalık konuşmaları, grup başkanvekillerinin siyasi gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmelerin ardından, 'Aden Körfezi, Somali Açıkları, Arap Denizi ve Mücavir Bölgelerde görevli Türk Silahlı Kuvvetleri Deniz unsurlarının görev süresinin 1 yıl daha uzatılması' ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi üzerine görüşmeler başladı. Görüşmeler sürerken grup başkanvekilleri, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca Türk bayrağına yönelik saldırıya tepki gösterdi.

'TÜRK MİLLETİNİN BİRLİĞİNE KASTETMEK İSTEYENLERİN PROVAKASYONUDUR'

Meclis Başkanvekili Adan, saldırıya ilişkin, "Mardin Nusaybin sınırında bu milletin birliğine, merhametine, şefkatine ihanet eden terör örgütü Türk Bayrağı'nı indirme girişiminde bulunmuştur. Bu indirme iradesi Türk milletinin birliğine, beraberliğine kastetmek isteyenlerin bir provokasyonudur. Dünyanın neresine giderse gitsin bunlar cezalandırılır, cezalandırılacaktır. Biz de Divan olarak kınıyoruz" ifadelerini kullandı.

'HAK ETTİKLERİ CEZALARA MARUZ KALACAKLARINDAN EMİNİZ'

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen ise, "Türkiye'de Türkiye'nin kutsal ortak değerlerini, bayrağını, vatanını, toprağını, devletini zedeleyecek ve bu sembollere yönelik herhangi bir fiilin kabul edilmesi mümkün değildir. Burada da faillerin adli olarak tespit edilip yargılanacaklarından ve hak ettikleri cezalara maruz kalacaklarından eminiz. Bunun da kabul edilebilir olması mümkün değildir" diye konuştu.

'ŞİDDETLE KINIYORUM'

Saldırıyı hainlik olarak niteleyen İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, "Böylesi alçakça bir saldırıya tevessül edenler, aklından geçirenler, niyetlenenler bilsin ki en sert şekliyle karşılık bulacaklardır. Türk bayrağı hepimizin bayrağıdır; bu aziz vatanın, bu milletin birliğini, bütünlüğünü temsil eden en yüce, en kıymetli bayraktır. Kim ki bayrağımıza yönelik bir ihanet içerisinde olursa en sert şekliyle, en güçlü şekliyle aziz Türk milletinden, onun temsilcilerinden karşılık bulacaktır. Sakın ola, kimse bir daha aklından böyle bir şey geçirmesin. Şiddetle kınıyorum ve devletin ilgili ve yetkili mercilerinden bununla ilgili gereğinin yapılmasını ve parlamentoya bilgi verilmesini talep ediyorum" dedi.

'TÜRK BAYRAĞIMIZIN İNDİRİLMESİNİ KINIYORUZ'

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç da yapılan saldırıyı lanetleyerek, "Biz bayrağa bakınca sadece kırmızı beyaz görmeyiz; Yemende susuz kalanları, Sarıkamış'ta donanları, Çanakkale'de bir hilal uğruna batan o gencecik güneşleri görürüz. O kırmızının tonu herhangi bir boya küpünden değil, toprağa, 'Vatan sağ olsun' diyerek düşen yiğitlerin şah damarından gelir. Bizim davamızın özü de sözü de budur. Milliyetçi Hareket Partisi'nin, ülkücü hareketin durduğu yer tam da o sancağı gölgesidir diyoruz. Türk bayrağımızın indirilmesini tekrar kınıyoruz. Gerekenin yapılacağını da biz sabırsızlıkla bekliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

'GERÇEK TEHLİKEYİ GÖRELİM'

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan'ın bayrak saldırısı ile ilgili yaptığı açıklamaya atıfta bulunan DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, şöyle devam etti:

"1840 yılından beri aynı bayrakla yan yana, bir arada yaşamış bir toplumuz. Dolayısıyla, buradan böyle hamaset üretmek, siyaset üretmek, sosyal medya hattına sıkışmak yerine, aslında evet, telin edelim, kınayalım ama kalkıp da burada siyaseti bu alana sıkıştırmak yerine gerçek tehlikeyi görelim."

'YETKİLİLERİN GÖREVLERİNİ YAPMALARINI BEKLİYORUZ'

Bayrağın milli egemenliği, barışı ve kardeşliği temsil ettiğini söyleyen CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Bayrağımızın her nasıl olursa olsun böylesine kirli ellerle indirilmeye çalışılmasını asla kabul etmeyiz ve en sert şekilde kınarız. Böyle bir olayın nasıl yapılabildiğine dönük olarak da mutlaka araştırma yapılması gerekir, çünkü bayrağımız her bir ferdimizin sahip çıkacağı ve her bir ferdimizin, her bir vatandaşımızın sonuna kadar savunacağı ve Cumhuriyetimizin birlik ve beraberliğini temsil eden en değerli varlığımızdır. Bu konuda ilgililerin ve yetkililerin görevlerini yapmalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

'BAYRAK BİZİ BİRLEŞTİREN YEGANE BİR UNSURDUR'

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise, soruşturma başlatıldığını aktararak, "Bugün Genel Kurul'da da her bir arkadaşımızın, her bir grubun aynı fikirde olmasının da çok ama çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bayrak bizi birleştiren yegane bir unsurdur. Bugün burada bunu da bu konuşmalarla bir kez daha görmüş olduk. Bu konuya dair yapılan açıklamalar da zaten soruşturma başlatıldı. Bu konuya dair soruşturma başlatıldı ve nerede, nasıl yapıldığına dair bu bilgiler, detaylar ortaya çıktığı zaman muhakkak ki Genel Kurul'da da paylaşılacaktır. Bu konuya dair yan yana duruşumuzun da Türkiye için ve Meclisimiz için ayrıca anlamlı olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

GENEL KURUL ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR

Siyasi parti temsilcilerinin yaptığı değerlendirmelerin ardından Genel Kurul görüşmeleri devam ediyor.

TÜRK ASKERİNİN ADEN KÖRFEZİ'NDEKİ GÖREV SÜRESİ 1 YIL UZATILDI

Tezkere üzerine siyasi parti temsilcileri söz aldı. Yeni Yol Grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, tezkereye destek verdiklerini belirterek, "Türkiye'nin Somali politikasının ana yönelimi yani Somali'nin toprak bütünlüğünü, siyasi birliğini ve merkezî kapasitesini güçlendirme hedefi doğrudur ve desteklenmelidir. Türkiye 2011'den bu yana Somali'de sadece güvenlik alanında değil; altyapı, sağlık, eğitim, enerji ve kurumsal kapasite inşası alanlarında da istikrarlı bir varlık göstermiştir. Bu yaklaşım, klasik askerî nüfus politikalarından ayrışan, uzun vadeli ve sorumlu bir devlet aklının ürünüdür. 2011 yılında büyükelçi olarak atanarak bu politikanın yürütülmesinde bizzat bulundum. Burada, bu politikanın mimarisinde geçmişte önemli rol oynamış isimleri de hatırlamak gerekir. Özellikle Sayın Ahmet Davutoğlu'nun Dışişleri Bakanlığı ve Sayın Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde geliştirilen çok boyutlu Afrika yaklaşımı ve sahada kurulan dengeli ilişkiler bugün hala referans alınması gereken bir diplomatik birikimi temsil etmektedir" ifadelerini kullandı.

'EVET OYU VERECEĞİMİZİN BİLİNMESİNİ İSTERİZ'

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun ise, "Türkiye için Birleşmiş Milletler kararıyla yurt dışına asker göndermek sadece insani ve uluslararası bir sorumluluk değil, aynı zamanda dış politikada çok ciddi bir kaldıraç etkisi yaratma potansiyeli taşımaktadır. Bu adımlar millî güvenlik kapasitemizi geliştiren stratejik bir yatırım niteliğindedir. Birleşmiş Milletler kararlarıyla yurt dışına asker göndermek Cumhuriyetimizin geleneksel dış politikasıyla da uyumlu bir tutumdur. Bundan dolayı İYİ Parti olarak görüşülmekte olan tezkereyi desteklediğimizin ve 'Evet' oyu vereceğimizin bilinmesini isteriz" diye konuştu.

'TEZKEREYE OLUMLU BAKIYORUZ'

MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Türkiye'nin Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi'nde icra edilen görevin sembolik olmadığını kaydederek, "Bu görev, yüz yıllar boyunca ticaret yollarını, deniz ulağını ve emniyeti devlet aklının ayrılmaz bir parçası olarak görmüş Türk tarihinin çağdaş şartlarda üstlendiği bir sorumluluktur. Türk ordusunun bu bölgede bulunması yalnızca korsanlıkla ya da düzensiz tehditlerle mücadele anlamına gelmemektedir. Bu varlık, deniz ticaretinin güvenliğini, enerji arz hatlarının sürekliliğini ve milletimizin refahını doğrudan etkileyen küresel akışların istikrarını korumaya yöneliktir. Aynı zamanda, Türkiye'nin Somali başta olmak üzere bölge halklarıyla kurduğu tarihsel, insani ve kurumsal bağlarının güvenlik zemininde tamamlanmasıdır. Bizim anlayışımız güç gösterisi değil, istikrar üretme anlayışıdır. Bu sorumluluk bilinciyle, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları ile Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki görev süresinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin tezkereye MHP Grubu olarak olumlu baktığımızı ifade ediyoruz" dedi.

'PROVAKATÖRLER ELLERİNİ OVUŞTURUYORLAR'

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Suriye'de yaşanan gelişmelere atıfta bulunarak, "Bakın, bir MHP'li, daha sonra İYİ Parti'li bir yazar sosyal medya hesabında akıl dolu neler yazdı bugün, 'Türkiye, neredesin Türkiye? Vur masaya yumruğunu ve, 'Dur' de Şara'ya. Bunu yaparsan sadece Şara'ya değil, İsrail'e de dur demiş olacaksın.' Ve devam etti, 'Amerika-İsrail hattının arzu ettikleri şey, Şam yönetimi Kürtleri vursun ve Türkiye buna kayıtsız kalsın.' 'En çok istedikleri şey ise Türk Silahlı Kuvvetleri ile YPG savaşa tutuşsun ve Kürtlerin Türkiye'den duygusal kopuşu gerçekleşsin. Bunun olması halinde Türkler ve Kürtler birlikte kaybedecekler.' Evet, aynen böyle olacak. Şu sıralarda Şam'ın kazanmış görüntüsünü kendi kazancı gören zihniyete hitap etmek istiyorum; bu kazanç, Türkiye topraklarındaki Kürtlerle büyük bir duygusal kopuş pahasına olacak, öyle oluyor. Stratejik olarak bakıldığında, o pek sevilen deyimle, 'Devlet aklı' ile bakıldığında bu kazanç değil çok ciddi bir kayıptır. Süreç karşıtları başta İsrail ve her cinsten provokatörler şu günlerde ellerini ovuşturuyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

'SOMALİ CUMHURBAŞKANI'NIN OĞLU ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK GİTMESİNE İZİN VERİLDİ'

CHP grubunun tezkereye ilişkin görüşlerini paylaşan Grup Başkanvekili Murat Emir, "Grubumuzun Somali açıklarındaki deniz gücünün görev süresinin uzatılmasına ilişkin görüşünün olumlu olduğunu belirtmek isterim. Elbette, Türkiye Cumhuriyeti bölgede uluslararası deniz gücünün içerisindeki görevini yapar, deniz haydutluğu ve terörizme karşı mücadelesini sürdürür. 2023 yılının kasım ayında Somali Cumhurbaşkanı'nın oğlu bir trafik kazasında Yunus Emre Göçer isimli bir kurye kardeşimizin ölümüne sebep oldu, Yunus Emre kardeşimiz 6 Aralıkta vefat etti. Arada bu kişi yani aslında bu katil ayın ikisinde, 2 Aralıkta yani kazadan üç gün sonra Türkiye'nin dışına çıktı, altısında Yunus Emre Göçer vefat etti, sekizinde yakalama kararı koydular bu kişiye. Yani o kişiye, 'Sen git kardeşim, seni biz yargılamayacağız' dediler, ondan sonra o kişi ülke dışına çıktıktan sonra da hakkında yakalama kararı çıkardılar. Bitmiyor. 27 bin lira tazminata mahkum edildi bu kişi, 10 taksitle de ödedi. İşte, Türkiye'deki bir kişinin, bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının, bir motokurye kardeşimizin canının karşılığı 27 bin lira, o da 10 taksitle ve karşılığında eğer söz konusu kişi Somali Cumhurbaşkanı'nın oğluysa elini kolunu sallayarak gitmesine izin verildi; siz yaptınız bunu, yargı yapmadı, siz yaptınız" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE'NİN SOMALİ'DEKİ VARLIĞI SÖMÜRGECİ GÜÇLERE KARŞI TARİHİ BİR MEYDAN OKUMADIR'

AK Parti grubu adına söz alan Hulusi Akar, "Türkiye, Somali'nin deniz yetki alanlarında, denizde ve karada petrol ve doğal gaz arama yetkisine sahip. Somali'de atış alanı, liman ve üsler yapmak için de birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve diyoruz ki 'Böyle çalışmak suretiyle hem kendi menfaatlerimiz, haklarımız hem de oradaki Somalili kardeşimizin hak ve hukukunu karşılamak için çalışıyoruz'. İsrail'in ayrılıkçı Somaliland bölgesini tanıma kararı gayrimeşrudur ve asla kabul edilemez; bunu tanımadık, tanımayacağız. Türkiye'nin Somali'deki varlığı sömürgeci güçlere karşı tarihi bir meydan okumadır; bunun da görülmesi lazım. Türkiye'nin Somali'de olması, bazılarının Türkiye'ye yönelik kuşatma planlarını da bozmaktadır. Somali'de içinde savaş gemilerimizin de olduğu askerî varlığımız, tıpkı Libya ve Azerbaycan'da olduğu gibi dost ve kardeş bir ülkenin haklı davasının desteklenmesidir" diye konuştu.

TEZKERE KABUL EDİLDİ

Siyasi parti temsilcilerinin yaptığı değerlendirmelerin ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, tezkereyi oylamaya sundu. Tezkere; AK Parti, MHP, CHP, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi, 'Evet' oyu ile kabul edildi. Genel Kurul çalışmaları devam ediyor.

GENEL KURUL KAPANDI

Genel Kurul'da, siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığı'na sunduğu öneriler üzerinde görüşmelere geçildi. Yeni Yol Parti, İYİ Parti, DEM Parti ve CHP'nin önerileri, AK Parti ve MHP'nin oylarıyla ayrı ayrı reddedilirken, AK Parti'nin Meclis'in çalışma takvimine ilişkin önerisi ise kabul edildi. Daha sonra en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseltilmesine ilişkin düzenlemeyi de içeren, 'Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' görüşmelerine geçildi. Teklifin tümü üzerine Yeni Yol Grubu'nun yaptığı değerlendirmelerin ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşime ara verdi. Aranın ardından Genel Kurul yeniden toplandı ve Meclis Başkanvekili Adan, komisyonun yerinde olmadığını belirterek birleşimi 21 Aralık Çarşamba günü toplanmak üzere kapattı. (DHA)