Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Ceyhan'ı adeta bir Rotterdam yapabiliriz. Ceyhan'ı petrol ve petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin yapıldığı, fiyatlanmasının yapıldığı bir merkeze dönüştürme hedefimiz var. Ceyhan'ı bir petrol ve petrol ürünü ticaret merkezi haline dönüştürebiliriz" dedi.
Bakan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Şırnak Silopi'den Adana Ceyhan'a gelen boru hatlarının günde 1,5 milyon varil kapasiteye sahip olduğunu belirterek, "Yani, Türkiye'nin ihtiyacının üzerinde bir ham petrolü Türkiye'ye getirebilecek kadar bir kapasiteye sahip. Dünyanın günlük petrol ihtiyacı 103 milyon varil civarında. Yani, dünya ihtiyacının yüzde 1,5'i her gün buradan Ceyhan'a ve oradan dünya piyasalarına gidebilir. Cumhurbaşkanımızın da basın toplantısında ifade ettiği, 'Daha kapsamlı bir enerji iş birliği anlaşması yapmayı hedefliyoruz' sözünün arkasında, bu boru hattının 1,5 milyon varil kapasiteye ulaşması ama onun ötesinde belki 2,5 milyon varile kadar gidebilecek bir potansiyeli olduğunu görüyoruz. 2'nci proje, Silopi Habur civarındaki boru hattımızı, Kerkük'e gelen boru hattını Basra'ya kadar uzatmak. 1 Ağustos'taki anlaşmayla Irak tarafı, bu hattın kullanımıyla alakalı 750 bin varillik bir taahhüt ile bu boru hatlarından bir kapasiteyi almış oldu. Bu, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık, neredeyse 25 milyar TL'lik bir gelir elde etmesi anlamına geliyor" dedi.
Ceyhan'ı, Avrupa’nın önemli enerji ve petrol ticaret merkezlerinden olan Rotterdam gibi yapabileceklerini söyleyen Bayraktar, "Böyle bir hedefimiz var. Yani, Ceyhan'ı petrol ve petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin yapıldığı, fiyatlanmasının yapıldığı bir merkeze dönüştürme hedefimiz var. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı’ndan her gün Ceyhan limanına yaklaşık 550-600 bin varil petrol geliyor, orada da kullanılmayan bir 400 bin varillik kapasite var. Yani onu da ilave ettiğinizde 1 milyon varilin buradan geldiği, aşağıdan 2,5 milyon varilin geldiği; toplamda 3-3,5 milyon varillik bir ticaretin, yani dünya ihtiyacının yüzde 3-3,5'inin oluştuğu bir piyasa. Buradaki petrol ürünlerini depoladığımız depolama alanlarını da dahil ettiğinizde petrokimya ve rafineri yapabileceğiniz bir yer. Ceyhan'ı bu anlamda bir petrol ve petrol ürünü ticaret merkezi haline dönüştürebiliriz" şeklinde konuştu.
Bayraktar, Kerkük petrolüne ilişkin de, "Sahada 3 milyar varillik bir rezervin olduğu tahmin ediliyor. Türkiye Petrolleri olarak burada yüzde 15'lik bir paya sahip olmuş durumdayız. Payı, petrol olarak alacağız" ifadelerine yer verdi.

'DOĞAL GAZ DEPOLARI DOLU'
Türkiye'nin büyük bir çeşitlendirme stratejisi ortaya koyduğunu vurgulayan Bayraktar, "Ülkemize sadece boru hattıyla doğal gaz tedarik etmeyelim' dedik, aynı zamanda dünyadaki büyük LNG ihracat potansiyelini gördük ve ondan istifade edebilmek için altyapımızı 5 kat artıracak yatırımlar yaptık. Bu yatırımlarla Türkiye bugün hamdolsun Hürmüz krizine rağmen arz güvenliğinde bir sıkıntı yaşamıyor. 2020 pandemi krizine, 2022 Rusya-Ukrayna savaşına, şimdi Hürmüz krizine rağmen Türkiye, bugüne kadar petrolde, petrol ürünlerinde, doğal gazda ve elektrikte herhangi bir sıkıntı yaşamadı. İnşallah yaşamayacağız. Kışa doğru artık hazırlıkların bir anlamda yapılması gereken bir dönemdeyiz. Avrupa'da şu anda doğal gaz depoları yüzde 57 civarında dolu. Bizim depolarımız hem Tuz Gölü hem de Silivri şu anda yüzde 100 dolulukta. Hedefimiz, bu altyapı yatırımlarına yenilerini eklemek. Tuz Gölü'nün kapasitesini arttırma hedefimiz var, Silivri için de öyle. FSRU'lara ilave iki tane daha getirmeyi hedefliyoruz. Dolayısıyla önemli yeni yatırım projelerimiz de var" dedi.
'HER GEÇEN GÜN BİR REKOR KIRIYORUZ'
Bakan Bayraktar, Gabar'da da petrol üretiminin arttığını işaret ederek, "Her geçen gün bir rekor kırıyoruz Gabar'da. Adı terörle anılan ve birçok kayıp verdiğimiz Gabar'da şimdi dağlar 700 kilometrelik yol ağı yaptığımız, 3 bin 500'ün üzerinde, çoğunluğu o bölgenin gençlerinden oluşan çalışma arkadaşlarımızla beraber Türkiye'nin üretim üssü haline, Türkiye'nin petrol merkezi haline dönmüş durumda. Bu hafta 'Terörsüz Türkiye' gündemi ülkemizde çok daha yoğun; kanun Meclis'e sevk edildi, ümit ediyorum birkaç gün içerisinde yasalaşacak. Türkiye'nin 2 trilyon dolarlık bir ekonomik değeri harcadığı, binlerce canını verdiği ve uğruna büyük bir mücadele verdiği bu terörle mücadelede şu anda çok önemli bir aşamaya gelmiş durumdayız. Terör olmadığında Türkiye'nin neler yapabileceğinin bir kesitini Şırnak'ta Gabar'da sunmuş oluyoruz. Biz Türkiye’nin ihtiyacı olan 1 milyon varil petrolü mutlak surette üreteceğiz. Türkiye Petrolleri dışarıda da büyüyecek. Türkiye Petrolleri, şu anda yurt içinde ve yurt dışında 330 bin varil petrol ve doğal gaz üretiyor. Hedefimiz, 2028 yılında bunu 600 bin varile çıkarmak" diye konuştu.
SURİYE'YE ELEKTRİK İLETİMİ
Bakan Bayraktar, Suriye ile hem petrol hem doğal gaz hem de elektrik alanlarında ve de maden konularında yoğun bir çalışma içinde olduklarını söyleyerek, "Geçtiğimiz yıl 2 Ağustos'ta Türkiye'den Halep'e doğal gaz boru hattını bağladık ve şu anda Suriye'ye doğal gaz ihraç ediyoruz. Özellikle kuzey Suriye'nin ihtiyaç duyduğu elektriği çok uzun zamandır Türkiye ihraç ediyor. Şimdi o kapasiteleri arttırıyoruz. Birecik-Halep arasında 500 megavatlık elektrik iletim hattını yakın zamanda devreye almayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı.
YENİ NÜKLEER SANTRALLER
Bakan Bayraktar, yeni nükleer santrallere ilişkin de "Bir teknoloji seçimi yapacağız, bir iş modeli, ticari model seçimi yapacağız. Bu muhtemelen Akkuyu'dan daha farklı olacak. Akkuyu'da yüzde 100 Rus yatırımının olduğu, Türkiye'nin bir alım garantisi vererek bu projeyi desteklediği bir model vardı. Muhtemeldir ki Sinop ve Trakya projeleri bundan biraz daha farklı olacak. Orada iş, Türk şirketlerinin pay sahipliği ve hissedarlık yapısında olduğu bir modele doğru gidiyor gibi gözüküyor" değerlendirmesinde bulundu.
ALTIN ÜRETİMİ
Türkiye'nin 2028'den sonra nadir toprak elementlerinden değer üreten, gelir üreten bir modele geçeceğini belirten Bayraktar, "Toprağın altında 10 bin ton altınımız var; çıkarılabilecek, ekonomik değer olarak üretebileceğimiz altın miktarı bu kadar. Bu çok önemli bir rakam. Bugünkü rakamlarla yer altında 1,4 trilyon dolarlık bir kaynağımız var. Tabii bunu üretmeniz lazım. Türkiye'nin altın üretimini ilk etapta 100 tonlara çıkarmak istiyoruz" dedi.





