Antalya Diplomasi Forumu'nda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 sürecinde temel amacın 'Uzlaşıyı artırmak ve somut sonuç elde etmek' olduğunu söyledi. Bakan Kurum, Türkiye'nin temiz enerji, sıfır emisyon ve yeniden inşa tecrübesini tüm ülkelerle kenetlenerek dünyaya anlatacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde, Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2026) 2'nci gününde düzenlenen 'COP31'e Doğru: Jeopolitik Sınamaların Yaşandığı Bir Dönemde İklim Eylemini Güçlendirmek' konulu panele Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP21 Başkanı ve eski Fransa Başbakanı Laurent Fabius, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İklim Meseleleri Özel Temsilcisi Muhtar Babayev, Brezilya Federatif Cumhuriyeti COP30 Başkanı André Aranha Corrêa do Lago ile BM Genel Sekreteri İklim Eylemi Özel Danışmanı ve BM Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart katıldı.
SONUÇ ODAKLI COP31 VURGUSU
COP31'e ev sahipliği sürecine ilişkin konuşan Bakan Kurum, dünyanın çoklu krizlerden geçtiğini belirterek, "Avrupa'dan Asya'ya, ABD'den diğer bölgelere kadar tüm dünya halkları doğrudan ya da dolaylı krizlerle mücadele ediyor. Bu süreçte COP başkanlarının aldığı kararları daha ileri taşımak zorundayız" dedi. İklim değişikliğine karşı mücadelede hedefin net olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, "Sıfır emisyon hedefi doğrultusunda 2053 hedefimizi, yenilenebilir enerji yatırımlarımızı ve sanayide sürdürülebilirlik adımlarımızı tüm dünyaya anlatacağız. Bizim için COP'ta başarı; istişareyi artırmak ama en önemlisi sürecin sonunda somut sonuç almaktır" diye konuştu.
'TÜRKİYE TECRÜBESİNİ DÜNYAYA AKTARACAK'
Deprem sonrası yürütülen konut çalışmalarına değinen Bakan Kurum, "Kahramanmaraş depremlerinin ardından 550 bin konut projesini yürüttük. Sayın Cumhurbaşkanımız himayesinde bugüne kadar 1 milyon 750 bin sosyal konut ürettik. Bu bilgi ve tecrübeyi COP sürecinde paylaşacağız" dedi. Türkiye'nin COP31'e ev sahipliğinin önemli bir fırsat olduğunu belirten Bakan Murat Kurum, "Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade tüm dünyaca biliniyor. İklim krizine karşı elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymak zorundayız. Türkiye olarak güveni tesis eden, finansmana erişimi artıran bir yaklaşım ortaya koyacağız" diye konuştu.
'FİNANSMAN VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ ŞART'
İklim mücadelesinde finansman ve teknoloji transferinin kritik olduğuna dikkati çeken Bakan Kurum, "Bu dönüşüm ancak teknoloji transferiyle mümkün. Gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere destek olması gerekiyor. Enerji, finans ve bilgi paylaşımı bu sürecin temel başlıklarıdır" dedi. Temiz enerjiye erişimin zorunluluk haline geldiğini belirten Bakan Kurum, "Fosil yakıtlardan uzaklaşmak zorundayız. Türkiye olarak hem fosil yakıt kullanan hem de yenilenebilir enerji yatırımlarını artıran bir ülkeyiz. Bu süreci bir fırsat olarak görüyoruz" diye konuştu.
'YA DEĞİŞECEĞİZ YA DA SONUÇLARINA KATLANACAĞIZ'
Toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayan Bakan Kurum, "Biz değişmezsek dünya bizi değiştirecek. Ya hepimiz çözümün bir parçası olacağız ya da afetlerin mağduru olacağız. COP31'de güveni yeniden tesis ederek güçlü bir irade ortaya koyacağız. Çocuklarımıza gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak istiyorsak o iradeyi hükümetler olarak hep birlikte koyacağız" dedi.
'ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ ŞART'
COP21 Başkanı ve eski Fransa Başbakanı Laurent Fabius, Paris Anlaşması öncesinde sıcaklık artışı beklentisinin 4- 5 derece olduğunu hatırlatarak, "Bugün bu tahmin 2,5 derece seviyesine geriledi. Paris'te 1,5 derece hedefini belirledik ve şimdi bu hedefi hayata geçirmek için çalışıyoruz. COP31, uygulamanın ve geleceğin COP'u olacak. Devletlerin yanı sıra işletmelerin ve yerel yönetimlerin de sürece dahil olması gerekiyor" dedi.
BM Genel Sekreter Yardımcısı Selwin Hart ise son 10 yılda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek, "2015 yılında hedef 4- 5 dereceydi. Bugün projeksiyonlar 2 derecenin biraz üzerinde. İklim finansmanı ciddi şekilde arttı ancak hala istediğimiz seviyede değiliz. Daha fazla ülkenin sürece katılması ve uluslararası iş birliğinin güçlenmesi gerekiyor" diye konuştu.
'ENERJİ GÖRÜŞMELERİN MERKEZİNDE OLACAK'
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İklim Meseleleri Özel Temsilcisi Muhtar Babayev, dünyanın hala geleneksel enerji kaynaklarına bağımlı olduğuna dikkati çekerek, "Orta Doğu'daki gelişmeler bize bunu açıkça gösterdi. Ülkeler kendi enerji kaynaklarını güvence altına almak zorunda. Artık uygulama zamanı. COP31'de Türkiye'de, önceki kararların uygulanmasına odaklanılacak. Çok önemli kararlar alındı ancak ne yazık ki bir kısmı uygulanabildi. Enerji konusu görüşmelerin merkezinde olacak. COP31'in Türkiye'de düzenlenmesi dünyaya önemli bir fırsat sunacak. Türkiye bu süreci güçlü şekilde anlatacaktır. Hem uygulama süreçlerini ele alacağız hem de gelişmekte olan ülkeler için enerji başlığını gündeme taşıyacağız" dedi.
'FOSİL YAKITLARDAN GEÇİŞ İÇİN YOL HARİTASI'
Brezilya Federatif Cumhuriyeti COP30 Başkanı André Aranha Corrêa do Lago ise fosil yakıtlardan çıkış sürecine ilişkin yol haritasına değinerek, "COP30'un sonunda bir dünya haritası oluşturalım demiştim. Fosil yakıtlardan geçişe ilişkin bu yol haritası eylül ya da ekim ayında hazır olacak. Bu doküman, tüm ülkeleri ortak bir zeminde buluşturmayı hedefliyor. Uluslararası toplantılarda gördük ki dünya iklimi birbirinden ayrı düşünülemez. Her şey iklimle bağlantılı. Bu nedenle her ülkenin düşük karbon hedefleri doğrultusunda kendi yolunu belirlemesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

'COP31 KARAR DEĞİL, EYLEM ZİRVESİ OLACAK'
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ADF TALKS 2026'da COP31 süreci, iklim krizi, afetler ve küresel çatışmaların etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Kurum, COP31’in yeni kararların alındığı bir zirve olmasını istemediklerini belirterek, "Yeteri kadar karar alındı. İnsanlık artık söz değil, uygulama, aksiyon ve netice bekliyor. Biz COP31’i geleceğin COP’u olarak nitelendiriyoruz. Bu zamana kadar alınan kararların hayata geçirildiği bir COP olsun istiyoruz" dedi.
‘ANTALYA YANGINLARIN ACISINI YAŞADI’
Antalya’da yaşanan büyük orman yangınlarını hatırlatan Bakan Kurum, "Burası tarihin en büyük yangınlarını yaşadı. Birçok insanın evi, tarlası, hatıraları yok oldu. Hızlı şekilde müdahale ettik ama o hatıralar geri gelmiyor. 100 yıllık bir zeytin ağacını yerine koyamıyorsunuz. Bu nedenle artık eylemin ön planda olduğu bir süreç yürütmek zorundayız" diye konuştu.
‘FARKINDALIĞI HEP BİRLİKTE ARTIRACAĞIZ’
COP sürecinin küresel uzlaşı gerektirdiğini vurgulayan Bakan Kurum, "Kararları tek başınıza alamıyorsunuz, tüm dünya ile ortak zeminde buluşmanız gerekiyor. Bu noktada farkındalığı artırmak zorundayız. Gençler, kadınlar, yaşlılar, tüm sektörler sürece dahil olacak. Kimsenin geride bırakılmadığı bir COP başkanlığı yürüteceğiz" dedi.
Türkiye’nin uluslararası alanda adil ve güven veren bir duruş sergilediğini belirten Bakan Kurum, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, mazlumların sesi olmuş, güveni tesis etmiş ve adil bir yaklaşım ortaya koymuştur. COP başkanlığımız da bu anlayışla yürütülecek. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Saygıdeğer Hanımefendi'ye böyle bir sürece liderlik ettikleri ve projelere verdikleri destek için teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Toplumun iklim değişikliğinin nedenlerini yeterince bilmediğine dikkati çeken Bakan Kurum, "Sel, yangın ve kuraklık gibi afetleri yaşıyoruz ancak sebeplerine dair farkındalık yeterli değil. Bu nedenle topyekun mücadele etmek zorundayız" diye konuştu.
Afetlere karşı hazırlık çalışmalarına değinen Bakan Kurum, "Erken uyarı sistemleri ve uyum politikaları kapsamında tüm bakanlıklarımız çalışıyor. COP31’de gıda güvenliği, yeşil sanayileşme ve temiz enerji dönüşümü başlıklarını belirledik ve dünya ile paylaştık" dedi.
‘TEMİZ ENERJİ VE DİRENÇLİ ŞEHİRLER’
Fosil yakıtlardan çıkış sürecine değinen Bakan Kurum, temiz enerjinin önemine vurgu yaparak, "Türkiye olarak temiz enerjiye yatırım yapıyoruz. İklime dirençli şehirler inşa ediyoruz. Asrın felaketi olan 11 ili etkileyen deprem sonrası 2 yılda 3 bin 481 şantiyede 550 bin konutun yapımını başlattık, 455 binini teslim ettik. Aynı zamanda sosyal konut projesini de hayata geçirdik. Bu bilgi ve tecrübeyi dünyayla paylaşacağız" diye konuştu.
Bakan Kurum, 2017’de başlatılan 'Sıfır Atık Projesi'nin önemine değinerek, "Proje Saygıdeğer Hanımefendi'nin himayesinde büyüyerek devam ediyor. ‘Al, kullan, dönüştür’ anlayışını tüm sektörlere yayıyoruz. Su ve gıda kaynaklarına sahip çıkmak zorundayız" dedi.
‘SAVAŞLAR İKLİM MÜCADELESİNİ GERİYE GÖTÜRÜYOR’
Küresel çatışmaların etkilerine de dikkati çeken Bakan Kurum, "Savaşlar bugün de var, yarın da olacak. İsteriz ki olmasın, tüm dünya barış içinde olsun ama geçmişte olduğu gibi bugün de savaşlar var. Ancak bu gidişata 'dur' demek zorundayız. Toprakta bir şey kalmadıktan sonra bunun anlamı yok. Ya bu kötü gidişata 'dur' diyeceğiz ya da yok olacağız. Türkiye, Rusya-Ukrayna krizinde de Filistin’de yaşanan dramda da diğer küresel krizlerde de her zaman barışın yanında olmuştur" dedi.
‘HER ÜLKE KENDİ KENDİNE YETMELİ’
Gelecekte su ve gıda krizlerinin artabileceğine işaret eden Bakan Kurum, "Her ülkenin kendi kendine yetmesi gerekiyor. Türkiye, bu doğrultuda üretimini, teknolojisini ve enerji bağımsızlığını güçlendirmek için mücadele ediyor. Teknoloji ve finansman olmadan iklim değişikliğiyle mücadele edemeyiz" diye konuştu.
Bakan Kurum, "Artık sözün bittiği noktadayız. Gelecek nesiller için sorumluluk alma, elimizi taşın altına koyma zamanı geldi. Türkiye, liderlik duruşuyla bu süreci yönetmeye devam edecek" dedi.




