Ekranda hayat verdiği karakterlerle izleyicinin zihninde güçlü izler bırakan Ceren Benderlioğlu, yeni projesi “Eşref Rüya” dizisinde canlandırdığı Irmak karakteri üzerinden mesleki yolculuğuna ve oyunculuk yaklaşımına dair samimi açıklamalarda bulundu. Oyunculuğun kendisi için derin bir içsel keşif alanı olduğunu belirten Benderlioğlu, zaman zaman aynaya baktığında yaşadığı yabancılaşma hissinin oynadığı karakterlerden değil, annesine olan benzerliğinden kaynaklandığını ifade etti. “Bazen bir gülüş, bir ifade ya da bir tepkiyle anneme ne kadar çok benzediğimi fark ediyorum. İlk başta bu durum beni ürkütse de şimdi içimde onu taşıdığımı bilmek bana huzur veriyor,” dedi…

CEREN BENDERLİOĞLU
“KARAKTERLERİMDEN DEĞİL, ANNEME BENZEDİĞİM ANLARDAN YABANCILAŞIYORUM”
“Eşref Rüya” dizisinin atmosferine de değinen başarılı oyuncu, projeyi “herkesin yaptığı işten keyif aldığı, birlikte üretmenin mutluluğunu paylaşan güçlü bir ekip işi” olarak tanımladı. Projenin hem hikâyesi hem de ekip ruhuyla kendisi için özel bir yerde durduğunu vurguladı.
Dizide hayat verdiği Irmak karakterinin güçlü duruşuna dikkat çeken Benderlioğlu, karakterin çoğu zaman duygularını sözlerden çok bakışlarıyla ifade ettiğini belirtti. Irmak’ın sessizliğinin aslında derin bir farkındalık içerdiğini söyleyen oyuncu, “Irmak sustuğunda her şeyin farkında; söylenenin de söylenmeyenin de… Sevdikleri için gerektiğinde kendini geri plana atabilecek kadar güçlü bir karakter,” ifadelerine yer verdi.

CEREN BENDERLİOĞLU
"HERKESİ ŞAŞIRTACAK BÜYÜK BİR OLAYLA VEDA ETMESİNİ İSTERİM"
Karakter yaratım sürecinde kostüm, saç ve makyajın kendisi için önemli birer araç olduğunu vurgulayan Benderlioğlu, sahne boyunca karakterden kopmamak adına özel bir yöntemi olduğunu da paylaştı: “Karakterin ayakkabılarını sahne boyunca çıkarmam. Onun duruşu, yürüyüşü ve hatta enerjisi buna göre şekillenir.”
Irmak karakterinin hikâyesine dair olası bir final sorusuna ise çarpıcı bir yanıt veren oyuncu, “Herkesi şaşırtacak büyük bir olayla veda etmesini isterdim” dedi.

Dijital dünyanın tamamen ortadan kalktığı bir senaryoya dair düşüncelerini de paylaşan Benderlioğlu, böyle bir durumda panik yerine üretimle beslenen bir özgürlük hissedeceğini belirtti. “Sadece tiyatro sahnesi olurdu ve yaratıcılığımı her ay sahneleyeceğim yeni oyunlarla ifade ederdim,” sözleriyle tiyatroya olan bağlılığını dile getirdi.
Başarılı oyuncu, güçlü karakterlere hayat vermeye devam ederken, oyunculuğa dair içsel yolculuğunu da derinleştirmeyi sürdürüyor.
Röportajın tamamı MAG Nisan sayısında yer alıyor.





