TBMM Genel Kurulu'ndaki bütçe görüşmelerinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki mahkeme kararı tartışıldı. İYİ Parti Grup Başkan Vekili Erhan Usta, "Sayın İmamoğlu için alınan kararın arkasında demokrasi ve millet iradesine karşı duyulan büyük bir korku vardır" dedi. AK Parti Grup Başkan Vekili Yılmaz Tunç ise "Kararın, iktidarın talimatıyla verildiği iddiası kabul edilemez" diye konuştu. 

TBMM Genel Kurulu, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkan Vekili Haydar Akar başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılması kararı tartışıldı.

İYİ Parti Grup Başkan Vekili Erhan Usta, "Yıllar önce okuduğu bir şiirle mahkum olan, o günün mağdurları, yıllar sonra bugün gücü eline geçirince mağrurlaşıyorsa 20 yıllık iktidarınızda bir arpa boyu yol alamamışsınız demektir. Sayın İmamoğlu için alınan kararın arkasında demokrasi ve millet iradesine karşı duyulan büyük bir korku vardır. Korku çoğaldıkça zulüm artar, ceza artar, haksızlık artar. Siz korkabilirsiniz ama biz korkmuyoruz. Siz muhalefet ve millet üzerinde korku iklimi yaratmaya çalıştıkça biz daha gür sesle 'Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet' diye haykırmaya devam ediyoruz" dedi.

AK PARTİ'Lİ TUNÇ: BU, KARALAMA SİYASETi

İYİ Parti'li Usta'nın sözlerine cevap veren AK Parti Grup Başkan Vekili Yılmaz Tunç da "Sayın Usta, İstanbul 7'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararla ilgili kabul edemeyeceğimiz ifadeler kullandı. İstanbul 7'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın İmamoğlu'nun YSK üyelerine yönelik 'Seçimi iptal edenler ahmaktır' şeklindeki ifadeleri üzerine hakaret suçu gerekçesiyle verilen bir mahkumiyet kararı. Bu ilk derece mahkemesinin verdiği bir karar. Kesin olmayan bir karar. İstinaf süreci var. Temyiz yolu açık olan bir karar. Kesin olmayan bir karar üzerinden bir fırtına koparılması, buradan bir mağduriyet algısı oluşturmaya çalışmanın doğru olmadığı kanaatindeyim. Kararın, iktidarın talimatıyla verildiği iddiası bir kere kabul edilemez. Böyle bir durum kesinlikle söz konusu olamaz. Bu bir karalama siyasetidir" diye konuştu.

'SEVİNÇLE KARŞILANDIĞINI GÖRÜYORUZ'

Yargı kararlarının eleştirilebileceğini, zaman zaman kendilerinin de eleştiride bulunduğunu kaydeden Tunç, "Ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devleti. Bağımsız ve tarafsız yargıya müdahale kesinlikle söz konusu olamaz. Hele bu kararda Sayın Cumhurbaşkanı'mızın 1998 yılında Siirt’te okuduğu şiirle ve orada aldığı mahkumiyetle benzerlik kurmak son derece yanlıştır. Sayın Cumhurbaşkanı'mız, Ziya Gökalp'ın ders kitaplarında, eğitim müfredatında olan bir şiirini okumuş ve o şiir nedeniyle ceza almış ve hapse girmiştir. Burada ise YSK hakimlerine 'ahmak' dediği için hakaretten dolayı ceza alınan bir durum söz konusudur. Biz Sayın Cumhurbaşkanı'mızı 1998'de Pınarhisar Cezaevi'ne gönderirken ağlayarak gönderdik. O kararı üzülerek karşıladık. Ancak dünkü manzarayı gördüğümüzde nasıl bu kararın sevinçle karşılandığını, nasıl bayram edildiğini de görüyoruz. Süreci hep birlikte bekleyelim. Yargı süreci devam ediyor. Bitmiş değil" dedi. 

CHP'Lİ ÖZKOÇ: NE DEMEK SEVİNİYORLAR?

CHP Grup Başkan Vekili Engin Özkoç ise "Savunmanız gerçekten bu mudur? Siz böyle mi savunuyorsunuz bu meseleyi? Aynı zamanda bir savunma yaparken de yakıştırmada bulunuyorsunuz. Bu kadar çirkin bir yakıştırma olabilir mi? Ne demek seviniyorlar? Ne demek bayram yapıyorlar? O sizin görüşünüz. Sizin oradan bakış açınız. Tepki gösteriyoruz. Türkiye'deki bütün örgütler tepki gösteriyor. İstanbul'daki bütün insanlar tepki gösteriyor. Bunun bir dava konusu dahi olamayacağını bildiğiniz halde gerçekten milletin gözlerinin içine baka baka söyleyebileceğiniz sözlerin tamamı bu mudur yani? Süleyman Soylu, 'Bu bir ahmaklıktır' demiş. O da 'Asıl ahmaklık budur' demiş. Bunun YSK ile ne alakası var? Buna verebilecek cevabınız bu kadar zayıf mı?" diye konuştu. (DHA)

'TIPIŞ TIPIŞ GİDECEKSİNİZ'

Ardından söz alan CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, "Milletin vicdanında kaybettiğiniz itibarı, vicdanı kuruyan hakimlerin gerekçesiz kararlarında bulamayacaksınız. Yeniden kazanamayacaksınız. Bu millet koltuğunuzun altına dosyanızı verecek ve tıpış tıpış gideceksiniz. Bu bütçeyi uygulamayı göremeyeceksiniz" dedi.

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan ise, "Mahkeme falan demeyin. Karşınızda mahkeme falan yok. Onlar eskidendi sayın başkan. Neyin mahkemesi. Özel görev verilmiş bir adama, 'Bunun gereğini yap' demişler. Görev ve talimat verilmiştir. Gereği yapılmıştır. Biz talimatı kimin vermiş olduğunu biliyoruz. Bu talimat buradakiler tarafından verilmedi. Talimat bir kişi tarafından verildi. Haklı olacak mı olmayacak mı hep beraber göreceğiz. O nedenle bugünler geçecektir. Bütün bu olumsuzluklara rağmen bu ülkeyi umudun ve özgürlüğün ülkesi, hepimizin Türkiye'si yapacağız" diye konuştu.

AK PARTİ'Lİ TUNÇ: MAĞDURİYET ÇIKARMAYA ÇALIŞMAK DOĞRU DEĞİL

AK Parti Grup Başkan Vekili Yılmaz Tunç da, CHP'li milletvekillerinin sözlerine karşılık, "Arkadaşlarımız değişik değerlendirmelerde bulundular. Tabii bu karar yerel mahkemenin vermiş olduğu, kesin olmayan bir karar. İstanbul Büyükşehir Belediye başkanının, YSK hakimlerine yönelik, 'Bu seçimi iptal edenler ahmaktır' sözünün yerel mahkemece değerlendirilmesi sonucu bir hakaret suçunu teşkil ettiği yönünde bir mahkumiyet kararı verildi. Bunun bir istinaf süreci var. Bu kararı veren hakimlere yönelik ifadeler kullanırken kararı eleştirelim ancak bir karar üzerinden, 'Bu karar talimatla verildi' yargısı şeklinde ifadeler kesinlikle doğru değildir. Burada bir isnat vardır. Ve bu isnadı mahkeme değerlendirmiştir. İstinaf Mahkemesi'nin nasıl değerlendireceğini beklemek lazım. Kesinleşmemiş bir karar üzerinden burada değerlendirmelerde bulunarak ve bu karar üzerinden bir mağduriyet çıkarmaya çalışmak doğru değildir" ifadelerini kullandı.

SADDAM BENZETMESİNE TEPKİ

CHP Grup Başkan Vekili Engin Özkoç ise AK Parti'li Tunç'a yanıt vererek, "Dünyanın hiçbir yerinden 16 milyon nüfusu olan bir kentin belediye başkanı, sadece kendisine 'ahmak' denildiği için ve cevaben 'Bunu söyleyenler ahmaktır' dedi diye ona siyasi yasak getirilmez. Ona dünyanın hiçbir mahkemesi hiçbir şekilde siyasi yasak getirip 2 yıl 7 ay 15 gün ceza vermez. Bu karar hiçbir vicdana sığmayan bir karardır. Bir kere daha bu mahkemeleri aslında savcıların ve hakimlerin yönetmediği açıkça ortaya çıkmıştır. 21 yıldır iktidardayız diye övünmeyin. Saddam da 30 yıldan beri iktidardaydı. Esad da 20 yıldan beri iktidardaydı. Onlar neyse siz de osunuz" dedi.

Bu sözlere tepki gösteren AK Parti'li Tunç, "Buradaki sözleri reddediyoruz. 'Saddam gibi' dediniz. Hakaret ediyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanımız 20 yıldan bu yana 15 seçimi kazanan, milletin gönlünde taht kuran bir liderdir. Siz kendinize bakın; 20 yıldan bu yana 15 seçim kaybedecek, partinin başında oturacak. O diktatör değil ama milletin oylarıyla her sandıkta açık ara birinci olana 'diktatör' diyeceksiniz. Yazıklar olsun size" dedi. (DHA)

Bu haber DHA’nın abonelerine gönderdiği içerik doğrultusunda yayınlanmıştır. haberchannel.com editörleri bu habere herhangi bir editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.




 

Editör: MURAT ÖZER