Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde; Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü'nü, Ulusal Uzun Metraj Kategorisi'nde yarışan tek ilk film 'Kar ve Ayı'nın kazanması, tartışmaları da beraberinde getirdi.

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde; Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü'nü, Ulusal Uzun Metraj Kategorisi'nde yarışan tek ilk film 'Kar ve Ayı'nın kazanması, tartışmaları da beraberinde getirdi. Filmin yönetmeni Selcen Elgun, "Festival komitesinden ricam şuydu; eğer bu ödülü verirseniz, lütfen jürinin vermeme hakkı olduğunu söyleyin. Çünkü yönetmelikte böyle bir şey var. Buna rağmen vermek istediklerinde, 'Lütfen gerekçesini söylesinler' demiştim" dedi.

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin 59'uncusu, dün düzenlenen törenle sona erdi. Festivalin en iyilerinin ödüllendirildiği geceye; Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nda yarışan, Gezi Parkı davası tutuklusu Çiğdem Mater'in ortak yapımcısı olduğu ve 9 ödül kazanan Emin Alper'in 'Kurak Günler' filmi damga vurdu. Festivalin en iyi filmi ise Özcan Alper'in Antalya'nın İbradı ilçesindeki Gidengelmez Dağları'nda çektiği 'Karanlık Gece' oldu. 100 bin lira ödüllü Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü'nü ise Selcen Ergun'un yönetmenliğini yaptığı 'Kar ve Ayı' kazandı. Ancak festivalin Ulusal Uzun Metraj Kategorisi'nde tek bir ilk film olması, tartışmaları beraberinde getirdi.

'GEREKÇENİZİ ÇOK DUYMAK İSTERİM'

Rejisinde yer aldığı filmin çekimine 1 hafta kala oyuncusu oldu... Rejisinde yer aldığı filmin çekimine 1 hafta kala oyuncusu oldu...

Ödülü almak için sahneye, Kar ve Ayı'nın yönetmeni Selcen Ergun ve yapımcısı Nefes Polat geldi. Selcen Ergun, "Bu sene, Altın Portakal Film Festivali'nde tek bir ilk film var. Festival komitesinden ricam şuydu; eğer bu ödülü verirseniz, lütfen jürinin vermeme hakkı olduğunu söyleyin. Çünkü yönetmelikte böyle bir şey var. Buna rağmen vermek istediklerinde, 'Lütfen gerekçesini söylesinler' demiştim. Buraya geldiğimden beri bunun üzerine 'Tek bir film nasıl tek başına yarışır' diye o kadar çok konuşuluyor, yazılıyor, çiziliyor. O yüzden nasıl kabul edeceğimi bilmiyorum. Gerekçenizi çok duymak isterim" dedi.

Film yapma sürecinin çok zor olduğuna da değinen Ergun, "Söylediğim gibi ödülü almayı beklemiyordum. Yönetmen olmaya karar verdiğimden beri 'Yapamazsın' lafını o kadar çok duydum ki. Ailem galiba beni yetiştirirken; bana hiç 'Yapamazsın' dememiş. O yola devam ettim. O 'yapamazsın'ı duyan kadınlara diyorum ki; lütfen dinlemeyin ve yolunuza devam edin" diye konuştu.

'TEK BAŞINA OLMAN BENCE ÖNEMLİ DEĞİL'

Tüm ekip arkadaşlarına teşekkür eden filmin yapımcısı Nefes Polat ise "Selcen'in söylediği şeyi, kendi bakış açımla söylemek istiyorum. Sanırım bu seçkiye ilk film olarak girmek bile baya zorlu bir süreçti. Böyle bir ilk film yaptığımız için, bize ödül verdiklerini düşünüyorum. Böyle yorumlamak istiyorum. Film yapmak çok zorlu bir süreç. Şu an burada ikinci ilk film ödülümü alıyorum" dedi.

En iyi film ödülünü alan yönetmen Özcan Alper de "Bütün filmleri izlemeye çalıştım. Gerçekten inanılmaz filmler vardı. Genç kadın yönetmen arkadaşımız Selcen. Bence sen, o ödülü hakediyordun Tek başına olman bence hiç önemli bir şey değil. Senin gibi, anlattığımız meselelerdeki gibi, bu ülkede erkeklik sadece toplumda değil; sinemada da var. O yüzden bizlerin azalmasını, aramıza daha çok kadın yönetmenlerin katılmasını diliyorum" şeklinde konuştu. (DHA)