Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Güney sınırlarımızın tamamını bir güvenlik şeridiyle kapatma kararlılığımız daha güçlüdür. Gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi harekatlarla bu şeridin bir kısmını oluşturduk. Tel Rıfat, Münbiç, Ayn el-Arab gibi çıbanbaşı yerleri bir bir halledeceğiz. Hava harekatlarımızı kesintisiz sürdürürken, bizim için en uygun vakitte karadan da teröristlerin tepesine bineceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan, Düzce’de meydana gelen depreme ilişkin "Bu sabah erken saatlerde yaşadığımız Düzce merkezli 5.9 büyüklüğündeki depremi hisseden tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Depremde yaralanan vatandaşlarımıza Allah'tan acil şifalar diliyorum. Deprem Gölyaka'da çok sayıda binada hasara yol açmakla birlikte vahim yıkımla karşılaşmadık. Kurumlarımız tespit ve telafi çalışmalarını yürütüyor. Türkiye'yi depreme hazırlamak için 20 yıldır TOKİ projelerinden kentsel dönüşüm projelerine kadar bina altyapılarımızı yeniliyoruz. 2022'yi deprem tatbikat yılı ilan ederek, 94 binin üzerinde faaliyet yürüttük. Gölyaka depremi deprem gerçeğinin ne kadar yakın olduğunu göstermiştir. Rabbim ülkemizi her türlü kazadan beladan muhafaza eylesin" diye konuştu. 

'HESABI MİSLİYLE SORULACAK'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yusufeli Barajı'nın bir kez daha hayırlı olmasını dileyerek, "Gövde yüksekliği bakımından Türkiye'nin en büyük, dünyanın en büyük 5'inci barajı olan Yusufeli, üreteceği enerji ve depolayacağı su ile ülkemizin gelişmesine önemli katkılarda bulunacaktır. Yusufelili kardeşlerime evlerini, iş yerlerini geride bırakarak yeni yerlerine taşınarak yaptıkları fedakarlık için teşekkür ediyorum. Yusufeli Barajı'na da 'Türkiye Yüzyılı' vizyonumuzun altyapı sembolü olarak 'Hoş geldin' diyoruz. Yılda 5 milyar inşallah buradan geri dönüşüm var. 7 yılda bu gelirle kendini finanse edecek. 35 milyara bu barajımızı milli bütçeden gerçekleştirdik. Bay Kemal, neyi, nereden, nasıl yaptığımızı öğren sonra 'Kaynak nereden' deme. Ülkemize gerçekten iftihar verici bir eser kazandırdık" dedi. 

'BAŞIMINIZ ÇARESİNE BAKMA HAKKIMIZ DOĞDU'

Erdoğan, İstiklal Caddesi'ndeki bombalı terör saldırısının, failleri ve bağlantıları ile kısa sürede aydınlatıldığını vurgulayarak "Bombayı koyan terörist ve çok sayıda kişi yakalanarak adalete teslim edilmiştir. Bu eyleme karışan kim varsa nerede olursa olsun bulunacak ve dökülen masum kanların hesabı kendisinden misliyle sorulacak ve cezası kesilecektir. İstanbul'daki eylemi timsah gözyaşı ile kınayanların gerçek yüzleri, arkasından başlattığımız operasyona verdikleri tepki ile ortaya çıkmıştır. Türkiye artık ülkemize ve milletimize yönelik saldırılara karışan teröristler ile yardım eden herkesi tespit etme, yakalama, cezalandırma gücüne sahiptir. Biz yaptığımız her anlaşma gibi Suriye sınırlarımızla ilgili ahitlerimize sadık kaldık. Madem karşımızdakiler kendi sözlerini tutamıyor, bizim kendi başımızın çaresine bakma hakkımız doğmuştur. Bizim her sözümüz gibi bu beyanımızın gerisinde çok somut gerekçeler, inkarı mümkün olmayan hakikatler var" diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda 'bant daraltma' tartışması... TBMM Genel Kurulu'nda 'bant daraltma' tartışması...

'ÖRGÜT TÜM DİKKATİNİ SURİYE ÜZERİNE YOĞUNLAŞTIRDI'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 7 yılda Hatay, Gaziantep, Mardin, Şanlıurfa'da son yapılanlar birlikte 764 havan, roket, füze saldırısı yapıldığını hatırlatarak, şunları söyledi: 

"Bu saldırılarda 32 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Her ne kadar bazı gafiller Türkiye'nin sınırlarının güvenliği için yaptığı harekatları kavrayamamış olsa da milletimiz her şeyin farkındadır. 20 yıl önce terör Türkiye'nin sorunlarının sıralamasında birinci sıradaydı. Şimdi artık nerede? Şimdi artık gerilerde. Yılbaşından beri terör örgütü elebaşları sivillere yönelik saldırıları teşvik ederek gerçek yüzlerini sergiliyor. 2016'da 44, 2017'de 9 eylem yapmıştır terör örgütü sınır içinde. Bu sayı son yıllarda yılda 2'ye, 3'e düşmüştür. Geçtiğimiz yılda ülkemiz sınırları içinde PKK ve bağlantılı örgütler tarafından 87 ayrı terör eyleminde 153 güvenlik görevlisi ile 173 vatandaşımız şehit olmuştur. Etkisiz hale getirilen terörist sayısı ise 13 bin 500'ü bulmaktadır. Çözüm sürecinden sonra taban desteğini kaybeden, kuzey Irak'taki varlığı gerileyen örgüt tüm dikkatini Suriye üzerinde yoğunlaştırmıştır. Artık hiç kimsenin bu yalanla karşımıza gelmesine tahammülümüzün olmadığını ifade etmek isterim." 

'ÇIBANBAŞI YERLERİ BİR BİR HALLEDECEĞİZ'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uçaklarla SİHA'larla yaptıkları operasyonların sadece başlangıç olduğuna dikkat çekerek, "Güney sınırlarımızın tamamını bir güvenlik şeridiyle kapatma kararlılığımız daha güçlüdür. Gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi harekatlarla bu şeridin bir kısmını oluşturduk. Tel Rıfat, Münbiç, Ayn el- Arab gibi çıbanbaşı yerleri bir bir halledeceğiz. Hava harekatlarımızı kesintisiz sürdürürken, bizim için en uygun vakitte karadan da teröristlerin tepesine bineceğiz. Teröristlerin içine saklanarak kendilerini güvende hissettikleri o beton tünellerin mezarları haline geleceği gün yakındır. Irak ve Suriye yönetimleri Türkiye’nin terör ile mücadele kapsamında yaptığı harekatlar ile güvenli hale getirdiği bölgelerden kesinlikle rahatsızlık duymasınlar, tam tersine bizim attığımız adımlar Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü de güvence haline alacaktır. Sınırları içindeki diğer devletlerin varlığından, envai çeşit terör örgütünün varlığından rahatsız olmayanların Türkiye'ye karşı farklı tavır sergilemeleri kendi halkı ile yönetimlerinin bağlarını zayıflatmaktan öte anlam taşımaz. Bizim tek derdimiz; kendi vatandaşımızın ve yanı başımızdaki tüm kardeşlerimizin güvenli, huzurlu ve müreffeh geleceğini inşa etmektir" dedi. 

'MİLLETİMİZİN ANADOLU'DAKİ VARLIĞINDAN RAHATSIZLAR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde ülke içi ve sınır bölgesinde yoğunlaşan saldırıların terör örgütünün ve destekçilerinin Türkiye'nin geleceğine yönelik hesaplarıyla yakından ilişkili olduğunu belirterek, "Terör örgütü ile onunla çizgideki yapıların iplerini elinde tutanların karın ağrısı bellidir. Bunlar ülkemizin güven ve istikrar içinde hedeflerine yürümesinden rahatsızlar. Bunlar, ülkemizin kendi siyasi ve ekonomik kararlarını özgürce vermesinden, kendi çıkarlarını cesaretle savunmasından rahatsızlar. Bunlar, ülkemizin küresel krizleri fırsata dönüştürmesinden rahatsızlar. Bunlar, Türkiye'nin bölgesel liderliğini güçlendirmesinden rahatsızlar. Bunlar, bizatihi milletimizin Anadolu'daki bin yıllık varlığından rahatsızlar. Üstelik, tüm bu rahatsızlıklarını gizlemeye gerek dahi görmüyor, açıkça da söylüyorlar. Ülkemizin maruz kaldığı hangi haksızlığı, adaletsizliği, nobranlığı kazısak altından hep aynı anlayış, aynı hazımsızlık, aynı husumet çıkıyor. Biz bunu Avrupa Birliği (AB) tam üyeliğimizin engellenmesinde yaşadık. Biz bunu, Amerika ile aramızda vuku bulan F-35 krizinde yaşadık. Biz bunu, sınırlarımıza füzeler yağarken ülkemizdeki hava savunma sistemlerinin sökülüp götürülmesinde yaşadık. Biz bunu, Kıbrıs konusundan enerji anlaşmalarına kadar, Akdeniz'deki her tartışmada yaşadık. Biz bunu milyonlarca masumun canını ve onurunu kurtarmak için yaptığımız fedakarlıkların görmezden gelinmesinde yaşadık" diye konuştu.

​'BU SAFHALARI AŞALI ÇOK OLDU'

"İstanbul'da bomba patlatarak, Türkiye'nin canını acıtacaklarını sanıyorlar. Sınır şehirlerine havanlarla saldırarak Türk milletinin cesaretini kıracaklarını sanıyorlar. Diplomatik ve ekonomik şantajlarla ülkemizi Türkiye Yüzyılı'ndan döndürebileceklerini sanıyorlar" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Halbuki bilmiyorlar ki biz artık bu safhaları geçeli çok oldu. Vesayetin burnunu sürten, sokakları karıştırmak isteyen vandalları bozguna uğratan, teröristleri açtıkları çukurlara gömen, darbecileri püskürten, ekonomik tetikçilere eyvallah etmeyen velhasıl istiklaline ve istikbaline sahip çıkan Türkiye'yi hala sinsi yöntemlerle dize getirmeye çalışanlara mesajımız gayet net; başaramayacaksınız. Dün itibarıyla küresel finans krizinden Covid-19 salgınına, Rusya-Ukrayna savaşından enerji ve tedarik krizine kadar yaşanan her hadise bir gerçeğe işaret ediyor. Bu da bizi dize getirmek isteyenlerin kendi güvenlik ve refah düzenlerine yönelik en küçük bir tehdit karşısında aslında kendi dizleri üstüne nasıl kolayca çökebildikleri gerçeğidir. İşte dün itibarıyla 2021 yılı ihracat rakamımız 225,2 milyar dolardı ve bu aşıldı. 2022 için konulan hedef 250 milyar dolar ve bunu da Allah'ın izni ile aşıyoruz."

Partililere seslenen Erdoğan, çok çalışarak milletin her bir ferdinin gönlünü kazanıp Cumhur İttifakı olarak Haziran 2023 seçiminden büyük bir zaferle çıkmanın önemine işaret etti. Erdoğan, "Aksi taktirde öyle bir vebalin altına gireriz ki; Allah muhafaza her iki dünyada da hesabını veremeyiz. Cumhuriyetimizin ilk yüzyılını tamamlarken yeni yüzyılına güçlü bir başlangıç yapabilmenin yolu 2023 imtihanından başarıyla çıkmaktan geçiyor" dedi.

'SORUMLULUK NUTUKLARI ATMASI AYRI BİR KOMEDİ'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun TBMM'de dün gerçekleştirdiği konuşmaya tepki gösteren Erdoğan, "Ömründe devlet yönetimine dair, özellikle Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Genel Müdürlüğü dönemi hariç herhangi bir bilgisi, tecrübesi, kabiliyeti olmayan CHP Genel Başkanı'nın devleti yönetme sorumluluğu nutukları atması ise ayrı bir komedi olarak karşımıza çıkıyor. Bu zatın öncelikle ülkenin en büyük ikinci partisinin başında olmasının getirdiği sorumluluk bir yana, herhangi bir vatandaş olarak göstermesi gereken hassasiyetin farkına varması gerekiyor. Kağıthane'yi 'Kağıttepe' diye ifade eden bir kişiden bu ülkeye cumhurbaşkanı olur mu? Şimdi söyleyeceklerim bekli biraz ağır olacak; ama emin olun hepsi de muhatabının sonuna kadar hak ettiği tespitlerdir. Madem sorumluluktan söz ediyoruz; öyleyse kendi devletini, bütçesini uyuşturucu parasıyla finanse etmekle suçlayan bir haysiyet fukarası, 'sorumluluk' lafını ağzına en son alacak kişidir. Kendi devletini; borsasının yükselişi üzerinden hançerlemeyi siyaset sanan bir sefil, 'sorumluluk' ifadesinin yanına yaklaşamaz. Kendi devletini, ülkesini, mafyaya teslim etmekle itham eden bir zavallı 'sorumluluk' kavramının yanından yöresinden bile geçemez. Yurt dışına gittiğinde ülkenin ve milletin hayrına tek bir görüşme yapmayıp ne kadar terör örgütü destekçisi, ne kadar Türkiye düşmanı varsa onların ekmeğine yağ sürüp gelen bir gafil, 'sorumluluk' lafıyla yan yana gelemez. Teröriste 'terörist', terör örgütüne 'terör örgütü' demek cesareti olmayan, terör örgütü güdümündeki partiyi ülke yönetimine ortak etmeye çalışan bir namert, sorumluluktan söz edemez. Ağzını her açtığında yolsuzluktan, hırsızlıktan, arsızlıktan söz edip de kendi belediyelerindeki, parti teşkilatlarındaki kepazeliklere gözünü kapatan bir kifayetsiz sorumluluğun 's'sinin bile yanına yaklaşamaz. Devraldıkları belediyelerde bırakınız taş üstüne taş koymayı, yapılanları yaşatmayı, başlatılanları sürdürmeyi beceremediklerinden 'sorumluluk' diyerek ortalıkta dolaşması kadar yüzsüzce bir tavır olamaz" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İYİ Parti'den istifa ederek AK Parti'ye geçen Nazilli Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan'ın rozetini taktı.

'SİYASETTE KÜSLÜK OLMAZ'

Erdoğan, grup toplantısının ardından çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Mısır Devlet Başkanı Sisi ile görüşmesini olumlu karşılayıp, Suriye Devlet Başkanı Esad’la da görüşülmesi gerektiği yönündeki açıklaması sorulan Erdoğan, "Olabilir, siyasette biliyorsunuz küslük, dargınlık olmaz. Eninde sonunda, en uygun şartta, adımlarınızı atarsınız" dedi. Erdoğan, Sisi ile ikinci görüşmenin ne zaman yapılacağı sorusuna "Tarih verilir mi?" yanıtın verdi. (DHA)

Bu haber DHA’nın abonelerine gönderdiği içerik doğrultusunda yayınlanmıştır. haberchannel.com editörleri bu habere herhangi bir editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.