Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutköy Mitingi'nde "İstanbul'un şu andaki büyükşehir belediye başkanını sorun Arnavutköy'ün nerede olduğunu bilmez" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutköy Mitingi'ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Kurum, AK Parti Arnavutköy Belediye Başkan Adayı Mustafa Candaroğlu ve milletvekilleri katıldı.

“YARIN SANDIKTA DA SAHİP ÇIKACAĞIZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Yaklaşık 6 aydır İsrail'in zulmü altında hayatta kalma mücadelesi veren Gazzeli ve Filistinli kardeşlerimize dua ediyoruz. Bizler ailelerimizle, sevdiklerimizle dostlarımızla birlikte oruçlarımızı huzurla açarken bombaların yanı sıra açlık ve susuzlukla katledilmek istenen Gazzeli mazlumların Allah yardımcısı olsun diyoruz. Bizim kültürümüzde halka teşekkür etmeyen hakka da şükredemeyiz. Bu vesileyle Arnavutköy'e teşekkür borcumuzu ödemek isterim. 14-28 Mayıs seçimlerinde Arnavutköy İstanbul'da bize en güçlü desteği veren ilçelerimiz arasındaydı. Milletvekilliğinde yüzde 60,4. Cumhurbaşkanlığında yüzde 63,7 gibi rekor oranlarda Cumhur İttifakı'nı destekleyen siz Arnavutköylü kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Siz bizi bahtiyar ettiniz, bizi gururlandırdınız. Bize sahip çıktınız. Rabbim de sizlerin yüzünü güldürsün. Her birinizden razı olsun. Bu oy oranları sadece aramızdaki muhabbetin göstergesi değildir. Aynı zamanda bu teveccüh çok ağır bir sorumlu demektir. Bugüne kadar bize olan itimadınızı asla boşa çıkarmadık. inşallah bundan sonra da sizlerin güvenine layık olmaya çalışacağız. Kardeşlerim Arnavutköy benim için geçmişi yaklaşık 30 yılı bulan bir ilçemizdir. Yani şimdi hani bazı adaylar var ya İstanbul'un şu andaki büyükşehir belediye başkanını sorun Arnavutköy'ün nerede olduğunu bilmez. Bu kardeşiniz 30 yıllık bir geçmişte Allah rahmet etsin Bahtiyar beyin buradaki belediye başkanlığı sürecinden başlayan bir geçmiş. Biz böyle çalıştık. Ve şu anda girerken alana dedim bir sorun bakalım emniyet ne kadar katılım var. Bu muhteşem katılımı bir alalım dedik. Rakam nedir? 35 bin. Evelallah şimdi bu akşam artık kampanya bitiyor. Yarın oylarımızı kullanacağız. Sandığa gümbür, gümbür giderken Arnavutköy'ü gerçek belediyeciliğe Murat Kurum kardeşime ve aynı zamanda Arnavutköy Belediye Başkan Adayımız Candaroğlu'na teslim ediyor muyuz? Öyleyse ana kademe çok çalışacak, fazla bir şey kalmadı. Kadın kollarımız çok çalışacak, gençler çok çalışacağız. Yarın da sandıklara sahip çıkacağız. Bu sefer yerel yöneticilerimizi belirlerken Cumhurbaşkanımız olarak ben yanınızdayım. Bakanlar olarak tüm kabine yanınızda" dedi.

ERDOĞAN: "31 MART'TA GERÇEK BELEDİYECİLİĞİ TERCİH EDİYOR MUYUZ"

“İstanbul'un CHP'nin algı belediyeciliği ile bir 5 yıl daha kaybetmeye artık takatinin kalmadığını örnekleriyle anlatacağız"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yerel yönetimde yanımızda olduğu zaman Arnavutköy hizmetten geri kalır mı? Bugüne kadar nasıl kalmadıysa bundan sonra da kalmayacak. İlçemize ve şehrimize kim aşkla hizmet edecekse tercihimizi onlardan yana kullanalım. Yoksa cürmü kadar yer yakacak olanların Arnavutköy'e bir hizmeti olabilir mi? Bu gerçek belediyeciliği iktidar yaparsak Allah'ın izniyle Arnavutköy her tür hizmeti alacaktır. İşte İstanbul Havalimanı'nı yaptık mı? Hemen yanı başımızda İstanbul Havalimanı var mı? Dünyanın sayılı havalimanlarından bir tanesi. Bundan sonra yine biz aynı şekilde yollarıyla Çam Sakura Hastanesi'ni yaptık. Yahu şu andaki belediye başkanı oranın yolunu yapmadı, yolunu. Onu da yine Ulaştırma Bakanlığı olarak biz yaptık. Arnavutköy'ün rekor kırarak İstanbul'a örnek olacağına ben inanıyorum. Şimdi buradan soruyorum. Hazır mısın? 31 Mart'ta Türkiye'yi yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye yüzyıl şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart'ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz. Bunun için seçim gününe kadar ana kademe kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hanımlar var mıyız? Gençler var mıyız? Arnavutköy'le birlikte tüm İstanbul haritasını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Büyükşehirde Murat Kurum diyor muyuz? Arnavutköy'de Mustafa Candaroğlu diyor muyuz? Rabbim sizlerden razı olsun. Sizlerden buradan eve gittiğinizde elinize telefonu alıp eşi, dostu, arkadaşı tek tek aramanızı istiyorum. Bu kardeşlerimize bizlerin selamını iletmenizi özellikle istirham ediyorum. Ardından 31 Mart'ın önemini anlatacağız. Bizim gibi bu dostlarımızın da mutlaka sandığa gitmesini sağlayacağız. İddiasız, projesiz, hizmetsiz ve vizyonsuz adaylara oy vererek oylarını heba etmemeleri gerektiğini izah edeceğiz. İstanbul'un CHP'nin algı belediyeciliği ile bir 5 yıl daha kaybetmeye artık takatinin kalmadığını örnekleriyle anlatacağız" diye konuştu.

“PAZARTESİ GÜNÜNDEN İTİBAREN İSTANBUL BİR BAŞKA GÜNE AÇILACAK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul'u muradına kavuşturalım şehrimizi bize yeniden gerçek belediyecilik dönemini anlatacağız. Murat Kurum kim? Murat Kurum benim kabinemde bakan arkadaşım. Şimdi de bakanlıktan aldık İstanbul'a belediye başkan adayı yaptık. Niye? Bu işi biz biliriz. 5 yıl İstanbul'a belediye başkanlığı yaptım mı? Yaptım. Ve bu Arnavutköy'ü belli bir seviyeye Allah'ın izniyle bu kardeşiniz getirdi. Ve tabii gençler bunu bilmeyebilir. Biliyorsunuz değil mi? İşte bu adımları biz attık. Dolayısıyla belediyecilik nedir bunu biz biliriz. Şimdi de buraya bir bakan arkadaşımı, şehircilik bu yöndeki bir inşaat mühendisi bakan arkadaşımı ne yaptık? İstanbul'a büyükşehir belediye başkan adayı olarak görevlendirdik. İşi bileni, laf değil, işi bileni göndereceksin dedik. İnanıyorum ki yarın akşam Murat kardeşimin tercih ettiğimiz anda Pazartesi gününden itibaren İstanbul bir başka güne açılacak. Sizlerden Fatih'in emaneti bu aziz şehre sahip çıkmanızı bekliyorum. 31 Mart seçimlerinin Arnavutköy'le birlikte tüm İstanbul'umuza şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum. Kimi insan iş yapar kimisi de sadece laf üstüne laf koyar. Kimileri de kayak yapmaya İsviçre'ye gider. İstanbul'un sel olur her taraf rezillik. Ama İstanbul'un belediye başkanı meydanda yok. Kimi insan eser üretir kimisi de sadece kalenin peşinde koşar. Ziya Paşa ne diyor, eşek ölür kalır semeri. İnsan ölür kalır eseri. İşte sanki Ziya Paşa bunlar için bunu söylemiş" ifadelerini kullandı.

“YAKLAŞIK 100 DÖNÜM ARAZİ ÜZERİNE KURULACAK OLAN ARNAVUTKÖY KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ'NİN YAPIMINA BAŞLADIK"

Erdoğan, “Biz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren son 30 yıldır hep icraatlarımızla konuştuk. Beceriksizliğini, bahanelerle örtmeye çalışanlardan değil milletine hizmet edebilmek için engelleri aşanlardan olduk. Ama Kastamonu'da sel afeti oldu Murat Kurum çizmeleriyle beraber orada. Deprem oldu 11 vilayette Murat Kurum çizmeleriyle beraber deprem bölgesinde. Antalya'da deprem oldu oradaydı. Kastamonu'da sel felaketinde Murat Kurum'un kardeşim oradaydı. Peki bunlar neredeydi? Arada bul. Bulamazsınız. 81 vilayetimizin tamamına mührümüzü vurmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün eser ve hizmet siyasetimizin sembolleri İstanbul'la birlikte Arnavutköy'ünde dört bir yanında yükseliyor. Bolluca Millet Bahçemizin yapımında sona geldik. Karaburun millet bahçemizin de projelendirme çalışmalarına devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde canlı bağlantıyla Arnavutköy İstanbul Havalimanı metromuzun açılışını yaptık. Uzunluğu 14 kilometre olan 4 istasyonlu bu hat sayesinde artık Arnavutköy'den havalimanına 8 dakikada gidebiliyorsunuz. Arnavutköy-Gayrettepe arasındaki ulaşımı da 41 dakikaya düşürdük. Projenin Halkalı istikametindeki etabını da inşallah bir yıl içinde devreye almayı hedefliyoruz. Böylece toplam 69 kilometrelik mesafesiyle Türkiye'nin en uzun raylı sistem ring hattını tamamlamış olacağız. Bir kez daha metro hattımızın hayırlı olmasını diliyorum. Yaklaşık 100 dönüm arazi üzerine kurulacak olan Arnavutköy Küçük Sanayi Sitesi'nin yapımına başladık. İstanbul Havalimanımızın sadece Avrupa'nın değil dünyanın en iyi havaalanlarından biri olduğunu görüyoruz. Muhalefetin buraya uçak inmez dediği, bunun için engellemeye çalıştıkları akla hayale gelmedik iftiralar attığı havalimanımız ülkemizin gururu haline geldi" şeklinde konuştu.

“ORTAYA HİÇBİR ALTERNATİF SUNMADAN SADECE İNSAFSIZCA ELEŞTİRDİLER"

Erdoğan konuşmasının devamında, “Şimdi Murat kardeşimizin dışındaki adaylara baktığımız zaman bunlar kiminle yarış ediyor? Murat kardeşim burada seçimi kazandığı zaman kim kazanacak? Tüm Arnavutköylüler kazanacak. Çünkü biz cumhurbaşkanı olarak tüm kabine üyeleriyle bizler sizin hizmetinizde olacağız. Ocak ayında İstanbul Havalimanımız günlük ortalama bin 308 uçuşla Avrupa'nın en işlek havalimanı seçildi. Havalimanımızın açılmasıyla birlikte Arnavutköyümüz başta turizm olmak üzere birçok alanda gelişmeye yatırım çekmeye başladık. Benzer başarı diğer örneklerde olduğu gibi aynen yayıldı. Hatırlayınız Kuzey Marmara Otoyolları, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne, Marmara'ya, Avrasya Tüneli'ne, şehir hastanelerimize demlediklerini bırakmadık. İsraf denilen ne gerek var dediler. Hiçbir teklif getirmeden ortaya hiçbir alternatif sunmadan sadece insafsızca eleştirdiler. Hatta bugün Avrupa yakasının sağlık merkezi olan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanemizin birkaç kilometrelik yolunu bile yapmadı. Peki sonuçta ne oldu? Gereksiz dedikleri hastane açılışından bu yana geçen 4 yıllık sürede tam 16.5 milyon insana hizmet verdi. Şunu çok net görebiliyoruz şayet biz muhalefetin takoz siyasetine boyun eğip geri adım atsaydık ne bu yatırımlar hayata geçirilirdi ne de vatandaş hizmet alırdı. İstanbul trafiği bugünden çok daha vahim olur, kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşım çok daha zorlaşırdı. Arnavutköy, istihdam ve turizm noktasında gelişemezdi. Yani ülkemize, şehrimize ve ilçemize katkı sağlayan yatırımların hiçbiri gerçekleşmezdi. Biz muhalefete rağmen kararlı davrandık, sabrettik, mücadele ettik ve hamdolsun tüm bu eserleri ve daha nicelerini sizlerin hizmetine sunduk. Bunların haricinde daha pek çok yatırımı, projeyi, hizmeti, İstanbul'umuza kazandırmanın sevincini yaşadık" diyerek bu güne kadar yapılan hizmetlerin gösterildiği videoyu vatandaşlara izlettirdi.

“TÜRKİYE OLARAK ETRAFA ATEŞ ÇEMBERİYLE ÇEVRİLİ ÇOK ZORLU BİR COĞRAFYADAYIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah bunlara 31 Mart'tan sonra yenilerini ekleyeceğiz. Unutmayın, aşkla çalışan yorulmaz diyerek sizin için, İstanbul için, 85 milyonun tamamı için koşturmaya devam edeceğiz. Biz sizi seviyoruz. Biz sizlere aşığız. Yani bu sonradan gelenler var ya bunların benim Arnavutköylü kardeşlerimle bir dertleri yok, ama bizim derdimiz var. Çünkü biz Arnavutköy'ün geçmişini çok iyi biliriz. Bunların böyle bir derdi yok. İnşallah yarın akşam sizden gelecek müjdeyi Ankara'da takip edeceğim. Arnavutköy'ü takip edeceğim. Şimdi buradan Güngören'e geçiyoruz. Güngören'de yine kardeşlerimizle beraber olacağız. Türkiye olarak etrafa ateş çemberiyle çevrili çok zorlu bir coğrafyadayız. Karadeniz'in hemen öte tarafındaki kanlı savaş iki yılını tamamladı, üçüncü yılına girdi. Komşumuz Suriye, 13 yıldan fazladır istikrara, barışa, huzura kavuşamadı. Gazze'de masum sivillere yönelik soykırımı hepimiz içimiz kan ağlayarak takip ediyoruz. Moskova'da düzenlenen vahşi terör saldırısı durumun hala ne kadar kritik olduğunu hepimize gösterdi. Kısa sürede suların durulmayacağını dünyamızın çok zor günlere gebe olduğunu görüyoruz. Hükümet olarak Cumhurbaşkanınız olarak biz sizlere efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Murat kardeşim aynen o da benim gibi sizin hizmetkarınız olacaktır. Ama sandıkları patlatmaya var mıyız? Buna hazır mıyız? Ve diyorum ki şöyle elleri bir kaldıralım. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Buradaki gibi kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Büyükşehirde hep beraber Murat Kurum diyor muyuz? Aynı şekilde Mustafa kardeşimizi de Arnavutköy'e seçiyor muyuz? Cumhurbaşkanımız olarak biliniz ki Cumhurbaşkanınızda her an sizin yanınızda" ifadelerini kullandı.

“BU KUTLU ZAFERİ HEP BİRLİKTE BİR BAYRAM HAVASINDA SARAÇHANE'DE KUTLAYACAĞIZ"

AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum ise, “Arnavutköy artık kararını vermiş. Bugün bu coşku ne diyor biliyor musunuz? Bu coşku bize 31 Mart'ı yarını müjdeliyor. Yarın gideceğiz bu kutlu günü bu kutlu zaferi hep birlikte bir bayram havasında Saraçhane'de kutlayacağız. Biz de sizden aldığımız destekle, güçle aziz İstanbul'umuza hizmet edeceğiz. Çünkü bizim bir hayalimiz var. Biz biliyoruz ki ancak samimi hayaller muradına kavuşur. Şimdi bu hayalleri gerçekleştirmek için inşallah yarın işe son gün. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki hiçbir hanemizde deprem endişesi kalmayacak. Bütün yuvalarımız güvenli hale gelecek. Öyle bir İstanbul hayal ediyoruz ki İstanbul'un artık trafik çilesi bitsin. Ya Arnavutköy'ün otobüsü yok. Bunlar bihaber, ilgilenmediler. Böyle bir İstanbul istiyoruz ki sokakları huzur ve güvenle dolsun. Gençleri geleceğe umutla baksın. Kimsenin ama kimsenin kendisini yalnız hissetmediği bir İstanbul. Size söz veriyoruz. Biz İstanbul'umuzu asla ve asla kaderine terk etmeyeceğiz. Milletimizi her an hep yanında olacağız" dedi.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, GÜNGÖREN'DE KONUŞTU 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güngören Mitingi’nde “Milletimizin sandıktan çıkan iradesine elbette saygılıyız, saygılı olacağız. Ama hiç kimsenin de şehirlerinin beş yılının daha çalınmasına rıza göstermeyeceğine inanıyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güngören Millet Bahçesi’nde düzenlenen mitinge katıldı. Mitingde AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum da yer aldı.

“İSTANBUL'UMUZU DEPREME DAHA HAZIR HALE GETİRECEĞİZ"

Erdoğan, “Güngören geçtiğimiz yıl yapılan 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na milletvekilliğinde yüzde 52, Cumhurbaşkanlığında yüzde 54 oranıyla destek verdi. Bunun için her birinize şükranlarımı sunuyorum. Güngören tercihini otuz yılı aşkın süredir hep eser ve hizmet siyasetinden yana kullanmıştır. İnşallah yarınki seçimlerde de rekor bir oyla Güngören'in tercihi yine AK Parti yine Cumhur İttifakı olacaktır. Buna hazır mıyız? Yarın akşama kadar bu çalışmalarımızı sürdürüyor muyuz? Burası aslında geçmişi bir insan ömrünü ancak bulan bir ilçemiz. Buna rağmen Güngören, doğusundaki sanayi tesisleri ve batısındaki yerleşim yerleriyle İstanbul'un önemli merkezleri arasına girmeyi başardı. Güngören yaşadığı hızlı ve kontrolsüz büyümenin mirası olan depreme dayanıksız ve düşük standartlı konut stokunu dönüştürmeye başladı. İnşallah Murat Kurum kardeşimizin Büyükşehirde vereceği destekle bu süreç daha da hızlanacak. Bilim adamlarının sürekli uyardığı deprem kapımızı çalmadan tüm ilçeleriyle İstanbul'umuzu depreme daha hazır hale getireceğiz. Sadece belediyemiz değil tabii ki bizler de merkezi yönetim olarak her zaman İstanbul'umuzun yanında olmaya devam edeceğiz. Daha bir sene önce asrın felaketinde 53 binden fazla canımızı toprağa vermiş bir ülke olarak deprem tehdidini yok sayamayız. Gece Elazığ'da yaşanan 4.7 büyüklüğündeki şiddetli sarsıntı, bize bunu bir kez daha hatırlattı. Buradan tekrar geçmiş olsun diyorum. Deprem konusuna siyaset üstü bir mesele olarak bakmamız gerekiyor. Yarısı bizden kampanyasına yenilerini ekleyerek İstanbul'umuzun daha güvenli, daha dirençli hale gelmesini sağlayacağız" dedi.

“İSTANBUL'U İÇİNE DÜŞTÜĞÜ BU ÇÖKÜŞTEN KURTARIP YENİDEN DİNAMİZMİNE KAVUŞTURMAYA TALİBİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kendi bünyemizde gerekli değişimi gerçekleştireceğiz" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kendi bünyemizde gerekli değişimi gerçekleştireceğiz"

İstanbul’u içine düştüğü durumdan kurtarmaya talip olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kardeşlerim İstanbul ihmali, gevşekliği, umursamazlığı kaldıramaz. Son beş yılda bu hakikati bir kez daha gördük. Bu şehrin hazine değerinde beş senesi sadece kendi ihtiraslarının peşinden giden bir zihniyetin elinde heba oldu. Halbuki bu şehri İstanbul'un ihtiyacı tatil değil, delege avının peşinde koşmak değil, başka sıfatlar için ülkeyi dolaşmak hiç değil. İstanbul ikinci iş, ek iş, yarı zamanlı iş olarak yönetilebilecek bir şehir değil. Vaktinizin, enerjinizin, benliğinizin tamamını İstanbul'a adayacaksınız ki binlerce yıllık geçmişinden süzülüp gelen ruhuna bir parça nüfuz etmiş olasınız. İstanbul'a atlama taşı değil ömrünüzün nihayetine kadar, dizinin dibinden ayrılmayacağınız bir sevgili gözüyle bakacaksınız. Kader sizin yolunuzu nereye çıkartır o ayrı mesele. Ama siz İstanbul'a böyle bakmak, İstanbul'u böyle kucaklamak, İstanbul'a kendinizi böyle adamak mecburiyetindesiniz. Aksi takdirde bu şehir kırılır, küser, ritmi düşer, heyecanı azalır. İstanbul depreme hazırlığının geciktirilmesi sebebiyle şu andaki yönetime kırgın. İstanbul trafiğinin durma noktasına gelmesiyle küskün. Gün geçmiyor ki otobüsler yanmasın. Hep bunları yaşadık. İstanbul vizyonu, ufku beslenemediği için soldu. Biz İstanbul'u içine düştüğü bu çöküşten kurtarıp yeniden dinamizmine kavuşturmaya talibiz" diye konuştu.

“ORTADA İZAHI MÜMKÜN OLMAYAN İLİŞKİLER, İŞLER, ÖDEMELER VAR"

Gündemde olan para saymak görüntüleri ile ilgili eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Hükümet olarak yaptığımız yatırımları ikmal edecek adımlar Büyükşehir’in beceriksiz ve ufuksuz yönetimi tarafından yönetilmiyor. Çünkü şehrin kaynaklarını sizler için harcamak yerine bavul bavul yağmalayıp başka ihtirasların finansmanında kullanıyorlar. Bavul bavul dolarlar, bavul bavul eurolar. Bütün bunlarla beraber seçime hazırlanıyor. Haftalardır vatandaş ortaya saçılan görüntüleri konuşuyor. CHP tarafında Büyükşehir yönetiminde bir Allah'ın kulu çıkıp da tutarlı, belgeli, maşeri vicdanı tatmin edecek bir açıklama yapmıyor, yapamıyor. Cep telefonuyla banka uygulamasına girip otuz saniyede yapabilecekleri basit bir işlem için neden altı yedi kişinin saatlerce uğraştığını açıklamıyorlar. Demek ki ortada izahı mümkün olmayan ilişkiler, işler, ödemeler var. Ne diyelim? İstanbul'u bu hale düşürenler utansın. Bir şehir asıl meselelerini tartışmayı, konuşmayı bırakıp bu tür konularla meşgul olmaya başlamışsa vakit yaklaşıyor demektir. Biz bunu İstanbul'da 89-94 döneminde yaşadık. Beceriksizliğe, yalana, talana, yolsuzluğa batan İstanbul'u yeniden yatırım, eser, hizmet gündemine döndürmek için çok çalıştık. İnşallah yarın İstanbul yine böyle bir değişimi sandıkta gerçekleştirecektir. Bunun için Güngören'den öyle bir ses verin ki iki tarafta da duymayan kalmasın. Hazır mıyız? Güngören; yüzölçümü küçük, yüreği kocaman Güngören. 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart'ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız? 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Hanımlar var mıyız? Gençler var mıyız? Güngören'le birlikte İstanbul haritasının tamamını Cumhur İttifakı'nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Büyükşehirde Murat Kurum diyor muyuz? Güngören'de Bünyamin Demir diyor muyuz? Rabb'im hepinizden razı olsun" ifadelerini kullandı.

“ŞU ANDA HEPSİ PARLAMENTONUN DIŞINDA, ON YEDİNCİ SEÇİM ZAFERİMİZİ BİZ YAŞADIK"

Konuşmasının devamında geçtiğimiz mayıs seçimlerinde yaşananları hatırlatan Erdoğan, “Kardeşlerim , milletimizin iradesini sandık vasıtasıyla ortaya koyduğu her seçim siyasi partiler için bir sınamadır. Çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri milletimiz her seçimde bu sınamayı vererek sandığa ve iradesine sahip çıkmıştır. Darbeler de yaşasak, vesayetin tuzaklarıyla da uğraşsak nice siyasi, sosyal, ekonomik krizle de yüzleşsek, yolun sonu hep milli irade meydanına çıkmıştır. Ülkemizin son yirmi bir yıldır yaşadığı güven ve istikrar ikliminde gerçekleştirdiğimiz demokrasi ve kalkınma atılımlarının sağladığı kazanımları en iyi sizler biliyorsunuz. Tabii bu dönemde güllük gülistanlık geçmedi. Farklı görünümlerle karşımıza çıkan nice tuzak ve saldırılarla boğuştuk. Milletimizin desteği sayesinde hamdolsun hepsinin de üstesinden geldik. Geçtiğimiz mayıs seçimlerinde ülkede oluşturdukları havayı hatırlıyorsunuz değil mi? İstanbul'a, Ankara'ya karşı sorumlu olanların işlerini, güçlerini bırakıp aylar boyunca cumhurbaşkanı yardımcılığı oynadığı günleri yaşadık. Altılı masada olanlar neye çalışıyorlardı? Cumhurbaşkanı olacağız. Ne oldu? Hiçbirisi seçilebildi mi. Hayır. Şu anda hepsi parlamentonun dışında. On yedinci seçim zaferimizi biz yaşadık. Şimdi belediyelerde yine benzeri bir hava estirmenin peşindeler. Milletimizin sandıktan çıkan iradesine elbette saygılıyız, saygılı olacağız. Ama hiç kimsenin de şehirlerinin beş yılının daha çalınmasına rıza göstermeyeceğine inanıyoruz. Biliyorsunuz geçtiğimiz mahalli idareler seçiminde verdikleri sözlerin çoğunu sonradan hatırlamaz oldular. Sayıp döktükleri rakamların da yarısı yanlış, yarısı yalan. Sosyal medyaya, televizyon reklamlarına bakarsanız İstanbul'u yeni baştan inşa etmişler sanırsınız. Kardeşlerim bu şehirde yaşayan herkes biliyor ki yapılan kayda değer hiçbir iş olmadığı gibi devraldıkları düzeni, işletmeyi bile becerememişlerdir. Şayet seçim yabancı ajansların göz boyayan kampanyalarıyla kazanılsaydı, geçmişten beri bu ülkede iktidardan hiç düşmeyecek olanlar var. Seçim ortaya koyduğunuz eser ve hizmetlerle milletin gönlündeki yerinizi ne kadar inşa ettiğinizle ilgilidir. Bu seçimlerde de İstanbul'un karşısına iki kulvarda çıktık. Bir, 1994’ten beri Büyükşehir Belediyesi’nde 2003’ten beri hükümette gerçekleştirdiğimiz hizmetlerdir ki önümüzdeki dönemde İstanbul'a depremden ulaşıma, sosyal belediyecilikten çevreye kazandırdığımız projelerdir" şeklinde konuştu.

“SANA BİR DAHA DÖNMEMEK ÜZERE BENİM MİLLETİM TATİL İZNİNİ VERECEK"

Video gösterimi sonrası konuşmasına devam eden cumhurbaşkanı Erdoğan, “Belediye başkanlığımda 50 bin evde doğalgaz vardı. Görevden ayrıldığımda 1 milyon 250 bine doğalgazı çıkardım. Marmaray’ı yaptık mı? Avrasya Tüneli’ni yaptık mı? Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık mı? havalimanını yaptık mı? ‘Tam yol ileri’ diyor. Bu direksiyonu da kaybetti galiba. Tam yol geri. Bizim ne yaptıklarımız da ne de yapacaklarımız da yalan yoktur. Plan yok, göz boyama yok. Kandırmaca yok. Hepsi de ya zaten ortada olan ya da programı, projesi, planı hazırlanmış olur. Bize göre en tehlikeli insan gözünüzün içine bakarak yalan söyleyebilen, bunu da büyük bir iştiyakla yapandır. İşte bunlar İstanbul'u sel alıyor, İstanbul'un belediye başkanı İsviçre'de, tatilde. ‘Benim de tatil yapma hakkım yok mu? ‘ diyor. Var. Sana bir daha dönmemek üzere benim milletim tatil iznini verecek. Buna hazır mıyız?" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşması sonrasında kendisine ithafen açılan pankarttaki yazıyı okudu. Yazıyı okuyan Erdoğan, “ Ne sen bizi bırakabilirsin ne de biz seni. Seninle ölüme sözleşmedik mi? Eyvallah. Allah yardımcımız olsun. Ben sizleri Allah için seviyorum. Sizin de bu şekilde sevdiğinize inanıyorum. Rabb'im yar yardımcımız olsun. Yarın akşam Güngören'den inşallah müjdeleri bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Bu haber DHA’nın abonelerine gönderdiği içerik doğrultusunda yayınlanmıştır. haberchannel.com editörleri bu habere herhangi bir editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.

Editör: Admin Admin