"8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; kadının örgütlenme ve eşit yaşam hakkını, onların ne kadar fedakâr, cefakâr, kutsal, olduklarını ifade eder” açıklamasında bulunan Demet Sabancı ÇetindoğanTürkiye’nin, dünya standardında başarılar elde etm birçok kadını var. Türk kadını artık ekonominin ve sosyal hayatın içinde kendine yeni bir yer açmıştır" dedi. 

Perakende, sağlık, turizm ve e-ticaret sektörlerindeki çalışmalarıyla Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaya devam eden işinsanı Demet Sabancı Çetindoğan; başarı öyküsünü, hayallerini ve Shopsa girişimiyle kadın üreticileri pazara kazandırma çalışmalarını MAG Mart sayısı Kadınlar Günü özel içeriğinde anlattı...

"TÜRKİYE'NİN, DÜNYA STANDARDINDA BAŞARILAR ELDE ETMİŞ BİRÇOK KADINI VAR"

 "8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; kadının örgütlenme ve eşit yaşam hakkını, onların ne kadar fedakâr, cefakâr, kutsal, olduklarını ifade eder” açıklamasında bulunan Demet Sabancı Çetindoğan “Türkiye’nin, dünya standardında başarılar elde etmiş birçok kadını var. Türk kadını artık ekonominin ve sosyal hayatın içinde kendine yeni bir yer açmıştır. Üniversitelerimizde, özel işletmelerde, devlet kurumlarında kadınlarımız, erkeklerimizle yan yana çalışmaya ve üretmeye her gün biraz daha fazla katılmaktadır. Modern Türkiye’nin teminatı da işte budur. O güçlü kadınlar; güçlü, özgür çocuklar yetiştirecek, o özgür çocuklar da yarınlarımızı daha aydınlık yapacaktır. Kadın varsa umut var, kadın varsa güç var demektir” dedi. 

Deneyimlerinden yola çıkarak başarılı bir iş hayatının sırrını da paylaşan Demet Sabancı “İnsan kaynakları sayısal olarak gelişiyor. Bu rekabet alanını genişletiyor. Ayrıca rekabetin şiddeti de artıyor. İyinin iyisi her zaman var. İşiniz, alanınız ne olursa olsun öne çıkmak için eskiye nazaran çok daha belirgin bir çaba koymanız lazım. Bu da donanımla olabilecek bir şey. Dünya dillerini bilmeyi, dünya insanlarını ve coğrafyalarını tanımayı, iş alanı ne olursa olsun küresel ölçekte düşünmeyi çok önemsiyorum ben. Rekabete, yarışa hazır olmak lazım. Büyük hedefleri olan birisinin çabasının da büyük olması lazım” diyerek sözlerini noktaladı.

DEMET SABANCI ÇETİNDOĞAN: “TÜRK KADINI ARTIK EKONOMİNİN VE SOSYAL HAYATIN İÇİNDE KENDİNE YENİ BİR YER AÇMIŞTIR”

Öncelikle, depremde vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, yaşamlarını zor şartlarda sürdürmeye çalışanlara sabır, metanet diliyorum. Ayrıca desteği olan tüm kurum ve kuruluşlara, gönüllülere gönülden teşekkürlerimi buradan da iletmek isterim. Tüm Türkiye’nin kalplerinde tarifi imkânsız büyük üzüntüye yol açan deprem sonrasında, ülkenin tek gündemi depremin yaralarını sarmaktır. Hepimizin bugüne kadar öncelikli gördüğü tüm başlıkları, artık rafa kaldırmış bulunmaktayız. Tüm imkânlarla, planlı bir seferberlikle sürecin yürütülmesini umuyorum.

Kendinizden bahseder misiniz; eğitimleriniz, çalışma alanlarınız neler?

Adanalıyım. İngiltere Richmond College’da, işletme üzerine eğitim aldım. Üç çocuğum var. Perakende, sağlık, turizm, e-ticaret sektörleri ile ilgili çalışma alanlarıyla Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmak için gayret gösteriyorum. İnsan ve sanat merkezli hobilerim var. Çocukluğumdan beri toplumsal olaylara karşı her zaman sorumluluk duyuyorum. Bir STK’ya hizmet etmek beni şarj ediyor. Yeni ve denenmemiş işlere imza atmayı seviyorum.

Kendi şirketinizi kurmaya nasıl karar verdiniz? En büyük hayaliniz neydi?

Yirmi yıl tekstil sanayide çalıştık; ama bizim hayallerimiz başka idi. Hizmet sektöründe yeni ufuklar görüyorduk. Ayrıca ailemiz, kendi kanatlarıyla uçmak isteyenleri yüreklendirir bir tutum içindeydi. Zor ama büyütücü, geliştirici bir enerjiydi. Kendi yolunu çizme duygusuyla hareket eden insanlara örnek olduğumuzu düşünüyorum. Bugünün koşullarında online perakendeciliğe ağırlık veriyoruz. Çok başka hayallerim vardı benim. Önceleri piyanist olmayı, daha sonradaki yıllarda çikolata fabrikası kurmayı düşünmüştüm. Bu konuda o zamanlar kendime fizibilite çalışması yapıp babamla bunu paylaşmıştım. Şöyle bir düşününce çocukken de girişimci  bir ruha sahipmişim. O girişimcilik, yenilikçilik ruhuna sahip olduğumu, bunun heyecanını çok hissediyorum. Çocuk yaşlardaki hayallerinizi çok fazla gerçekleştiremiyorsunuz. Yaş ilerledikçe, tecrübeler ve birikimler arttıkça daha ciddi hayaller hedef oluyor. Gerçi hedeflerinize de ulaştıkça yeni hedefler ortaya çıkıyor.

"MUTLUKA SOSYAL SORUMLULUK ÇALIŞMALARI İÇİNDE OLURUM"

Vazgeçemediğiniz prensipleriniz nelerdir?

Benim hayatımda denge çok değerlidir. İç dünyam ile dış dünyam arasında bir denge ve uyum olsun isterim. Ayrıca sadece iş hayatında değil, özel hayatımda da bu dengeye dikkat ederim. Mutlaka sosyal sorumluluk çalışmaları içinde olurum. Hiçbir ilişkimi ve işi yerel değerlendirmem. Konuya her zaman küresel bakmaya, etki alanımı ülke sınırları dışında da tutmaya çalışırım. Türkiye’nin dinamiklerini önemserim ama küresel düşünürüm. Hiçbir şeyde aşırıya kaçmadan denge içinde olmaya özel önem gösteririm.

Arda Altınok: “2022’de yolumuza kararlılıkla devam ederek reel büyümemizi koruduk” Arda Altınok: “2022’de yolumuza kararlılıkla devam ederek reel büyümemizi koruduk”

"EĞER SİZİ DİĞERLERİNDEN AYIRAN ÖZELLİKLERİNİZ VARSA VE BUNLARIN ALTINI İYİ  ÇİZERSENİZ BAŞARI GELİR"

Kadınların iş hayatındaki yerini nasıl değerlendiriyorsunuz? İş hayatına yeni atılan kadınlar için tavsiyeleriniz nelerdir?

Ben insanların iş hayatındaki performanslarını cinsiyetlerine göre değil, başarıya hazır olup olmadıklarına göre değerlendirmeyi tercih ediyorum. Elbette fırsat eşitliğinin sağlanması, kadın haklarının geliştirilmesi noktasında aktifim ve bu noktada eksiklikleri biliyorum; ama iş hayatında başarı için erkek olmanız da yetmez. Önemli olan, başarıya hazırlanmaktır. Yabancı dil bilginizi geliştirmeniz, iyi bir akademik eğitime sahip olmanız ama olabildiğince geniş ve çeşitli bir çevre geliştirmiş, kendinize has hedefler belirlemiş, gustoya sahip olmuş olmanız gerekir. Eğer sizi diğerlerinden ayıran özellikleriniz varsa ve bunların altını iyi çizerseniz başarı gelir. Benim bütün kadınlara tavsiyem, öncelikle bir adım geride durmak yerine bir adım ilerde olmayı seçmeleri, buna hazır olmaları ve başarılı olduğunda mutlaka arkadan gelen kadınlar için yol açmaya devam etmeleridir.

"TÜRK KADINLARININ ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ SOSYAL GÜVENCEDEN YOKSUN"

Çağdaş kadını tanımlar mısınız? Çağdaş kadın hangi özelliklere sahip olmalı?

Çağdaş kadın demek dünya vatandaşı demektir. Eğitiminizi, birikiminizi, vizyonunuzu dünyaya göre ayarlamanız gerekir. Kendi gücünüzü ülkeniz ve insanınız için kullanacak cesaret ve yeteneğe sahip olmanız demektir. Bu arada herkes büyük büyük işler yapmak zorunda  değil. Bazen küçük bir dükkan, küçük bir ofis de büyük başarılar için yeterlidir. Formül yine aynı; kendinizi diğerlerinden farklılaştırmak ve işinizi saygıyla yapmak. Türk kadınlarının önemli bir bölümü sosyal güvenceden yoksun. Bizler bu noktada özellikle e-ticaretin sunduğu olanaklar ile e-ticaretin toplumsal gelir adaleti noktasındaki avantajlarını öne çıkarmak için yatırımlar yaptık. Shopsa markasıyla kadın üreticileri pazara ulaştırarak sanal pazar yerleri içindeki kendi özel alanımızı yarattık. E-ticaretin sunduğu olanakların, ticaretin geliştirilmesi için özellikle bu yeni dönemde çok önemli olduğunu görüyoruz. Biz Shopsa olarak işte tam da bu noktada üretme azmi ve becerisi gösteren kadınlarımızı e-ticaretin olanakları ile buluşturarak aksiyon aldık. İlk ya da tek olmak gibi bir misyonumuz yok. Bu noktada örnek olmayı ve özendirici olmayı daha çok önemsiyoruz. Her seviyede kendi girişimini yapma cesareti gösteren kadınlarımız için kurulan bir platform olarak Shopsa, onlara e-ticaret altyapısından yararlanmaları için bir fırsat sundu.  Kadın kooperatiflerini, kadınlar tarafından kurulmuş işletmeleri ve evde kendi emeğini gelire dönüştürmeye çalışan bütün kadınları Shopsa şemsiyesi altına davet ettik ve bu sayıyı artırmak için özel bir gayret gösterdik. Bu mantıkla yola çıkarak Türkiye’nin birbirinden değerli yörelerine özgü ürünlerin paylaşıldığı, kültür transformasyonunun yapıldığı bir dijital platform olarak hayata geçirilen shopsa.com.tr ile e-pazarlara kadınları ulaştırdık. Bu toprakların kadınları olarak, her biri çok değerli olan yörelerimizde ve illerimizde el emeğini, fikirlerini  üretime dönüştürmeyi hedefledik. Yöredeki üretici kadından, global ölçekte marka yaratmış kadınlara bir araya gelinen shopsa.com.tr ile kadınların iş hayatındaki görünürlüğüne destek olmakla ülkemizin ve değerlerimizin global alanda tanıtımına da katkı sağlamak amacındayız. Shopsa olarak bu noktada özellikle kadınları merkeze alıp bizden beklenen sosyal sorumluluğa da sahip çıkmaya çalışıyoruz. Gelirin tabana yayılması, atıl kapasitenin harekete geçirilmesi, yeni katma değer alanlarının yaratılması için bu alandaki deneyimimizi Shopsa’nın arkasına koyuyoruz. Özellikle meslek örgütlerinin, belediyelerin, kamu kuruluşlarının bu iyi niyetli çabamızı desteklemesinden de büyük mutluluk duyuyoruz. Bu sebeple Shopsa ile ilgili farkındalığı yaratmak için sizlerle paylaşmak istedim. Şunu söylemeliyim ki başarmayı isteyen bir kadının önünde hiçbir güç duramaz. Kadınlar; dünü yapan, bugünü yaşatan, yarını var eden demektir. İşte bu noktada kadının ekonomik alana kazandırılması, kadın emeğinin katma değerli olması; toplumların refahı açısından kilit önemde olmuştur. Üreten, kazanan kadın daha iyi yetişmiş çocukların, daha mutlu ailelerin anahtarıdır. Bizim de anahtarımız olmuştur.

Kadınlar iş hayatında ne gibi zorluklar ile karşılaşıyor? Kendi sektörünüzde yaşadığınız deneyimlerden ve gözlemlerden bahsedebilir misiniz?

Bu sadece bizim ülkemizde yaşanan bir sorun değil. Ekonomik olarak en gelişmiş ülkelerde bile sıkıntılar var. Erkeklerin egemen olduğu bir iş dünyası söz konusu; fakat artık kimse kadınları denklemin dışında tutmak istemiyor. Kadının ekonomiye ve sosyal hayata katkısı olmadan yeterli gelişmenin sağlanamayacağı noktasında bir bilinç oluştu. Yine de hâlâ birtakım kültürel etkileri de görüyoruz. Kadının kendine toplum içinde daha güçlü bir yer açması süreç meselesidir. Ailesini, çevresini, ülkesini geliştiren kadınların sayısı arttıkça, kadının sosyal hayat içindeki yeri de artacaktır. Önemli olan, biz kadın olarak bu ekonomik ve sosyal gelişimi destekleyebilecek güce sahip miyiz? Bu cesareti ve kararlılığı gösterebiliyor muyuz? Yoksa sorunlar dün vardı, yarın da var olacak...

"BÜYÜK HEDEFLERİ OLAN BİRİSİNİN ÇABASININ DA BÜYÜK OLMASI LAZIM"

Yine deneyimlerinizden yola çıkarak genç insanlara başarılı bir iş hayatının formülleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

İnsan kaynakları sayısal olarak gelişiyor. Bu rekabet alanını genişletiyor. Ayrıca rekabetin şiddeti de artıyor. İyinin iyisi her zaman var. İşiniz, alanınız ne olursa olsun öne çıkmak için eskiye nazaran çok daha belirgin bir çaba koymanız lazım. Bu da donanımla olabilecek bir şey. Dünya dillerini bilmeyi, dünya insanlarını ve coğrafyalarını tanımayı, iş alanı ne olursa olsun küresel ölçekte düşünmeyi çok önemsiyorum ben. Rekabete, yarışa hazır olmak lazım. Büyük hedefleri olan birisinin çabasının da büyük olması lazım.

İş ve sosyal hayat arasındaki dengeyi nasıl koruyorsunuz?

Az öncede ilettiğim gibi, bu benim özellikle dikkat ettiğim bir konu. Bu bir disiplin meselesi. İnsanın özel hayatıyla iş hayatını yönetmesi bazen gerçekten zordur; fakat ben uzun yıllardır bu noktada ilkeli ve dengeli bir planlamaya sahibim.

Çalışmanın ve üretmenin size neler kazandırdığını düşünüyorsunuz?

Ben her zaman vizyon ve aksiyon düzeyinde farklılığa değer vermiş birisiyim. Kadın ya da erkek olsun, aradan sıyrılmanın, değer yaratmanın, dünyayı ve hayatı değiştirmenin yolu vizyon ve aksiyonda farklılık yaratabilmektir. Bu farkı yaratan bir kadınsa çok daha değerlidir.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, dünya genelinde ne gibi bir farkındalık yaratıyor? Sizin bugün için özel bir mesajınız var mı?

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; kadının örgütlenme ve eşit yaşam hakkını, onların ne kadar fedakâr, cefakâr, kutsal, olduklarını ifade eder. Türkiye’nin, dünya standardında başarılar elde etmiş birçok kadını var. Türk kadını artık ekonominin ve sosyal hayatın içinde kendine yeni bir yer açmıştır. Üniversitelerimizde, özel işletmelerde, devlet kurumlarında kadınlarımız, erkeklerimizle yan yana çalışmaya ve üretmeye her gün biraz daha fazla katılmaktadır. Modern Türkiye’nin teminatı da işte budur. O güçlü kadınlar; güçlü, özgür çocuklar yetiştirecek, o özgür çocuklar da yarınlarımızı daha aydınlık yapacaktır. Kadın varsa umut var, kadın varsa güç var demektir.