Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2023-2025 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program'a ilişkin, "Liralaşma stratejisi çerçevesinde hane halkı ve firma bilançolarında Türk lirası payının artarak para ikamesinin ortadan kalkması, fiyatlama davranışlarının normalleşmesi ve güçlü kurumsal yapıyla birlikte enflasyon beklentileri iyileşecek, dönem sonunda enflasyon oranı tek hanelere düşürülecektir" dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanı Mustafa Şentop başkanlığında, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ni görüşmek üzere toplandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, hükumet adına bütçe sunumunu yaptı. Oktay, hükumetin 2023 bütçe teklifinin hedef ve amaçlarını anlatarak, "Ülkemize ve milletimize itibar, refah ve güç kazandıran politikalarımızla önümüzdeki yıl milletten aldığımız gücü yine milletimize sunmaya hazırlanıyoruz. 2023 bütçe kanunu teklifimizin temel misyonu; insanımızı küresel belirsizliklerden ve risklerden koruyacak, her kesimden vatandaşımızı kollayacak bir mali altyapı oluşturmaktır. Bütçe teklifimiz, milletimizin ihtiyaçlarına odaklanan bir bütçe olarak adil ve sosyal bir anlayışa sahiptir" dedi. 

'TERÖR BATAKLIKLARINI KURUTAN TÜRKİYE'NİN BÜTÇESİ'

Bütçenin; toplumun tüm kesimlerine hitap eden, sahip çıkan programlar, destekler ve ödenekler içerdiğini söyleyen Oktay, "100'üncü yılın bütçesi yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve büyüme odaklı bir yapıda. Bütçemiz; kalem kalem işçisinden işverenine, çiftçiden esnafa, emekliye, öğretmenlerimizden emniyet güçlerimize, KOBİ'lerimizden sanatçılarımıza; genci yaşlısı dezavantajlı tüm bireyleriyle 85 milyonun bütçesi. Bu toprağın bağrında sıradağlar gibi duran şehitlerimizin aziz hatırasına sahip çıkarak terör bataklıklarını kurutan Türkiye'nin bütçesidir. Etrafında olanı biteni tribünden seyretmek yerine krizlere müdahil olan, çözüm geliştiren, savaşan tarafları dahi aynı zeminde buluşturan muktedir Türkiye'nin bütçesidir. Türkiye'nin otomobili Togg'u geliştirmekle yetinmeyip, bataryasına kadar milli imkanlarla üretecek ek adımları atabilen üretim ekosistemimizin bütçesidir" diye konuştu. 

'EKONOMİDE GÜÇLÜ VE DENGELİ BÜYÜME BEKLENİYOR'

Küresel krize değinen Fuat Oktay, krizden itibaren kesintisiz büyümeyi başaran Türkiye ekonomisinin, 2020 yılının ikinci yarısından itibaren alınan etkili önlemler sayesinde birçok ülkenin keskin daralma yaşadığı salgın döneminde de büyüyerek olumlu yönde ayrışmayı başardığını söyledi. Oktay, "Son dönemde gerçekleştirdiğimiz büyüme performansı istihdama da yansımıştır. Salgının etkilerinin en yoğun hissedildiği 2020 yılı ikinci çeyreğinden 2022 yılı üçüncü çeyreğine kadar olan dönemde mevsimsel etkilerden arındırılmış olarak 4 milyon 900 bin istihdam artışı sağlanmıştır. 2022 yılı eylül ayı ile 2020 yılı nisan ayı mevsimsel etkilerden arındırılmış verileri karşılaştırıldığında, söz konusu artış 5 milyon 540 bin kişiye ulaşmaktadır. Jeopolitik sorunların ve küresel durgunluk endişelerinin gündemi meşgul etmeye başladığı 2022 yılının genelinde Türkiye ekonomisinin Orta Vadeli Program tahminlerimizle uyumlu olarak yüzde 5 civarında güçlü ve dengeli bir büyüme sergilemesi beklenmektedir. Böylece Türkiye mevcut dönemdeki zorlu sınamalara rağmen hedeflerine ulaşma kararlılığını sürdürecektir" dedi.

'MEGA ESERLER KAZANDIRDIK'

AK Parti'li Akbaşoğlu: "EYT'lilerin maaşları mart ayında yatırılacak" AK Parti'li Akbaşoğlu: "EYT'lilerin maaşları mart ayında yatırılacak"

Cumhuriyetin kuruluşunun 100'üncü yılına ilerlerken, tarihten devraldıkları birikime sahip çıkarak, Türkiye'yi daha ileri noktalara taşımak için gece gündüz çalıştıklarını vurgulayan Oktay, "Enerji, turizm, ulaştırma, altyapı ve sanayi gibi alanlarda yaptığımız atılımlar, dünyanın birinci liginde 'İddia sahibi bir Türkiye' vizyonumuzun çıktılarıdır. Devrim niteliğinde reformlar, 81 ilimizde izlerini görebileceğimiz kalkınma hamleleri ve dev eserler, milletimiz için daima daha iyiyi hedefleyen yaklaşımımızla gerçekleşti. Cumhurbaşkanı'mız liderliğinde milletin iradesini daima her şeyin üzerinde tutarak 85 milyon vatandaşımızın ihtiyacını, beklentilerini ve geleceğini düşünerek hareket ettik. Bugün de aynı hassasiyetle attığımız tüm adımları milletimiz için en iyi sonuçları alacak şekilde belirliyoruz. Biz bütçemize, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kamudaki işleyişe kazandırdığı dinamizme ve cumhurbaşkanımız liderliğinde sahip olduğumuz sarsılmaz iradeye güveniyoruz. Taşıdığımız bu güven, milletimizle birlikte gönül coğrafyamızın duaları ve desteğiyle 2022 yılında, küresel tüm olumsuz atmosfere rağmen, mega eserler silsilesi denilebilecek hizmetleri milletimize kazandırdık. Yine pek çok alanda başarı hikayelerimize yenilerini ekledik. Sadece tek bir bakanlığımızın 2022 icraatlarına tek tek odaklanalım desek, gün boyu anlatsak bitiremeyiz" diye konuştu. 

Enerjide ve sanayide kapasite ve kabiliyetleri ile yerlileştirme ve millileştirme adımları atmaya devam edeceklerini kaydeden Oktay, "Üretimi yaygınlaştırarak sanayiden tarıma her alanda istihdam, iş, aş imkanlarını çoğalttık. Ekonomiyi büyütüp refahı tabana yaymayı amaçlayan politikalarla kişi başına düşen milli geliri tekrar 10 bin doların üzerine çıkartıyoruz" dedi.

'ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALTMAYI HEDEFLİYORUZ'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 2023-2025 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program ile küresel çapta yaşanan zorlu sınamalara rağmen Türkiye'yi hedeflerine en sağlıklı şekilde ulaştırmayı ve bu süreçteki kazanımları da korumayı amaçladıklarını belirterek, şunları kaydetti: 

"2023 yılında hedeflediğimiz büyüme artışı ile 2002 yılında 9 bin 279 dolar olan satın alma gücü paritesine göre kişi başına gelirimizi program dönemi sonunda yaklaşık 44 bin dolar düzeyine çıkarmayı amaçlıyoruz. Bu amaç doğrultusunda, ihracat odaklı büyüme stratejimiz verimli ve rekabetçi bir şekilde devam ettirilecektir. Program dönemi boyunca istihdamın yıllık ortalama 890 bin kişi artması ve iş gücüne katılım oranlarındaki öngörülen artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2025 yılında yüzde 9,6 seviyesinde gerçekleşmesi tahmin edilmektedir. Sürdürülebilir kalkınmaya yönelik yatırım-istihdam, üretim-ihracat hedefleri doğrultusunda reel sektöre uygun finansman sağlanması yoluyla üretim gücümüzü koruyacak, arz yeterliliği ve cari dengede kalıcı iyileşmeyi sağlayacağız. Liralaşma stratejisi çerçevesinde hane halkı ve firma bilançolarında Türk lirası payının artarak para ikamesinin ortadan kalkması, fiyatlama davranışlarının normalleşmesi ve güçlü kurumsal yapıyla birlikte enflasyon beklentileri iyileşecek, dönem sonunda enflasyon oranı tek hanelere düşürülecektir. Program döneminde, cari işlemler açığının kademeli bir şekilde azaltılmasını hedefliyoruz. Bu kapsamda katma değerli üretimi artırmak, yenilenebilir enerjinin payını daha da yükseltirken enerji teknolojilerini yerli ve milli imkanlarla geliştirmek, elektrik motorlu araç endüstrisi ve mobilite ekosistemini hayata geçirmek, dijital ekonomiden daha fazla pay almak ve iş gücünün niteliklerini iyileştirmek için kapsamlı politikalar uyguluyoruz. Diğer yandan, 2023 başında Karadeniz'deki doğal gaz çalışmalarının tamamlanması ve yeni rezervlerin keşfi ile enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmayı ve cari işlemler dengesi ile dış finansman ihtiyacı üzerindeki baskıyı daha da aşağı çekmeyi hedefliyoruz."

İYİ PARTİLİ DERVİŞOĞLU: MECLİS'İN BÜTÇE YETKİSİ ELİNDEN ALINDI

TBMM Genel Kurulunda, Cumhurbaşkanı Fuat Oktay'ın bütçe sunumunun ardından siyasi parti grupları söz aldı. İYİ Parti grubu adına, Grup Başkan Vekilleri Müsavat Dervişoğlu ve Erhan Usta konuştu. Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Meclis'in bütçe yapma yetkisinin fiilen elinden alındığını belirterek, "Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminden önce, bir sonraki yılın bütçeleri toplumu heyecanlandırırdı. Çünkü millet, bütçenin sorunlarına çözüm getirmesini ümit ederdi. Millet haklı olarak; yeni bütçe ile birlikte gelirinin artmasını, menfaatinin korunmasını beklerdi. Ancak yürütme erkinin 'Kabile Reisi' yetkileriyle donatıldığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde bütçe teklifi, içeriğinin ve akıbetinin hiç kimse tarafından merak edilmediği bir sıradan ritüele dönüşmüştür" değerlendirmesinde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkan Vekili Erhan Usta da, bu yılki bütçe harcamalarının geçen yıla göre yüzde 155 arttığını ifade ederek, "Bütçenin bu kadar büyümesi hizmetin büyümesinden filan değil; ekonomik göstergelerin son derece bozuk olmasından kaynaklanıyor. Bu, 100 yıllık tarihimizde bir defa olmuş. 2022 bütçesinde çok büyük bir sapma var; şu anda hükümetin getirdiği harcama tutarı, 2022 bütçesinin başlangıç bütçesinin yüzde 179'u. Bu da 1943 yılından beri yani İkinci Dünya Savaşı yıllarından beri ilk defa yaşadığımız bir şey yani 79 yıldır yaşanmayan bir ayıbı da bu millete AK Parti hükümetleri bu şekilde yaşatmış oldu" dedi.

MHP'Lİ AKÇAY: TÜRKİYE İSTİKRARLA KÖK SALMAKTA

MHP grubu adına ise Grup Başkan Vekilleri Erkan Akçay ile Muhammet Levent Bülbül söz aldı. MHP Grup Başkan Vekili Erkan Akçay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni savunarak, "Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin yönetimde sağladığı istikrar ile adeta bir çınar gibi kök salmakta, özgün bir model olarak tüm dünyaya örnek olmaktadır. Siyasi ve demokrasi tarihimiz darbelerle, muhtıralarla, vesayet girişimleriyle kesintiye uğramıştı. Sistemden kaynaklanan sorunlar nedeniyle çok sayıda hükümet krizleri çıkmış, istikrarsız hükümetlerin deneme-yanılma yöntemiyle ülke meseleleri adeta yap-boz tahtasına çevrilmişti. Memleketin temel meseleleri ortada kalmıştı. Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle istikrarını sağlamıştır. Bu çok önemli bir kazanımdır. 4 yılı başarıyla geride bırakan bu sistemle ülkemiz kaybolan yıllarını telafi etmektedir" diye konuştu.

MHP Grup Başkan Vekili Muhammet Levent Bülbül de, enflasyonla mücadele kapsamında para ve maliye politikalarının eş güdümlü olarak sürdürülmesi, arz ve talepteki dengesizliklere yol açan olumsuzlukların önlenmesi ve engellenmesinin önemine dikkat çekerek, "Böyle bir dönemde, özellikle piyasada 'stokçuluk' olarak bilinen faaliyetlerin önüne geçilmesi ve haksız fiyat artışlarının engellenmesi amacıyla ilgili bakanlıklarımız eliyle denetim faaliyetlerinin artırıldığını görmekteyiz. Bu süreçte piyasada hakim durumda bulunan ve bu hakim durumlarını kötüye kullanan yapıların üzerine kararlılıkla gidilmesi son derece önemlidir. Haksız fiyat artışlarıyla vatandaşımızı ve devletimizi zor duruma sokmaya çalışan ahlaksızlar tespit edilip ifşa edilmeli ve hukuken kendilerinden hesap sorulmalıdır" açıklamasında bulundu.

HDP grubu adına konuşan Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da, hükümetin 2023 yılı bütçe teklifini eleştirerek, "Halkın sofrasındaki ekmeği daha da küçültme, yoksulluğu, adaletsizliği, eşitsizliği büyütme bütçesidir. Müzakereden ve katılımdan uzak, 'ben yaptım oldu, bitti' anlayışıyla hazırlanan bir AK Parti-MHP bütçesiyle karşı karşıyayız. Buyurun asgari ücreti HDP'nin teklifi olan 12 bin 500 lira yapalım. Ama yapmayacağınızı ve yapamayacağınızı biliyoruz" dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da, hükümetin 2023 yılı bütçesinin, 'seçim bütçesi' olduğunu ve bu bütçenin, AK Parti hükümetinin son bütçesi olduğunu söyledi. 

KILIÇDAROĞLU: HALK SENİ SEÇTİYSE KENDİ BÜTÇENİ SAVUNACAKSIN

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP gurubu adına Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu konuştu. Kılıçdaroğlu, 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'ni görüşmek üzere toplanılan Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gelmemesine tepki göstererek, "Bütçe dediğimiz belge maliye açısından bir ülkenin ekonomisi açısından en temel yasadır. Bütçe tasarısının yasalaşması için de özel bir prosedür vardır. Başbakan kendi bütçesini özgüvenle anlatırdı. Şimdi başkan soruyor: Komisyon nerede, komisyon burada. Hükümet nerede? Hükümet yok. Seçilen bir Cumhurbaşkanı'nın Parlamentoya gelip kendi bütçesini savunmaması her şeyden önce Parlamentoya saygısızlıktır. Halk seni seçtiyse ve parayı verdiyse geleceksiniz buraya kendi bütçenizi savunacaksınız, eleştirilere göğüs gereceksiniz" dedi. 

'701 SORU ÖNERGESİNE CEVAP VERİLMEMİŞ'

29 Kasım 2022 tarihi itibari ile CHP'nin TBMM'ye verdiği 701 soru önergesine cevap verilmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "701 soru önergesine cevap verilmemiş. Ne demek soru önergesine cevap vermemek. Ben milletvekilini takmam arkadaş kim oluyor milletvekili beni Cumhurbaşkanı atadı ben istediğime cevap veririm istediğime vermem diyor. Siz parlamentonun saygın bir bireyi olarak bir milletvekili olarak bu tabloya evet diyorsanız Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin saygınlığına gölge düşürüyorsunuz demektir. Benden çok siz itiraz etmek zorundasınız" ifadelerini kullandı. 

'17 KURUMUN FAALİYET RAPORU HİÇ YAYIMLANMADI'

'2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi'nin ilkelerden yola çıkarak hazırlanması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Parlamento tarafından onaylanan bütçenin denetlenmesi gerektiği hususuna da dikkat çekerek, "Bütçeyi parlamento yapar ama bir şey daha yapar. Parlamento, kabul ettiği bütçenin yasalara uygun olarak harcanıp harcanmadığını da denetler. Denetimi Sayıştay aracılığıyla yapar. Ben söylemiyorum Anayasa söylüyor. 160'ıncı madde, 'Sayıştay Türkiye Büyük Millet Meclisi adına bütçe harcamalarını denetler' diyor. Sayıştay 315 kamu kurumunun faaliyet raporlarına baktı. 17 kurumun faaliyet raporu hiç yayımlanmadı. Yani ne demektir, 17 kurumu yöneten kişiler diyor ki; ne demek meclis, bırakın ya. Raporu bile yayımlamıyorum. Gidin kime anlatırsanız anlatın. 32 kurum faaliyet raporunda kullanılan kaynaklar hakkında Sayıştay'a bilgi vermiyor. 206 kurumun faaliyet raporunda temel mali tablolara ve bu tablolara ilişkin açıklamalara yer vermiyorlar. Kime ne kadar yardım yapıldı gösterilmiyor. 10 ayrı madde halinde Sayıştay raporu geldi. Söyler misiniz; içinizden kim baktı bu raporlara? Ben de bunu size anlatıyorum, siz beni suçluyorsunuz. Siz bunları sorguladığınız anda ülkeye demokrasi gelir. Bunları sorgulamıyorsunuz. Bu korku ile devlet yönetilmez. Kul hakkına riayet edeceksin. Kamu özel iş birliği, dolar garantisi veriyorsunuz, avro garantisi veriyorsunuz. Mevzuata göre bu kamu kurumlarının yükümlülüklerini yayınlamaları lazım, hiçbirisi yayınlamıyor. Dolayısı ile suç işleniyor" değerlendirmesinde bulundu. 

'BU İRADENİN İPOTEK ALTINA ALINMASI DEMEKTİR'

Kılıçdaroğlu, 'Kur Korumalı Mevduat'ı da eleştirerek, "Parlamentoyu o kadar itibarsız hale getirdiler ki, önce uygulamayı yapıyorlar. Sonra Meclis'e kanun getiriyorlar. Bütçeye öngörülen borç limitinin üstünde borçlandılar. Buraya tekrar kanun getirdiler borçlanma için. Kur Korumalı Mevduat, 20 Aralık akşamı yapıldı. 21 Aralık'ta Merkez Bankası duyuru yaptı. 24 Aralık'ta Hazine ve Maliye Bakanı basın açıklaması yaptı. 20 Ocak'ta da kanun buraya geldi. Anayasa'da der ki; vergi kanunla konulur, kanunla kaldırılır der. Siz uygulamayı yapıyorsunuz ama Anayasa'yı da hukuku da bilmiyorsunuz. Çünkü bürokrasiyi darmaduman ettiniz. Bu iradenin ipotek altına alınması demektir" diye konuştu. 

'DEVLETİN TEMELİ HUKUK İLKELERİNDEN YOLA ÇIKAR'

Devletin temelinin hukuk ilkelerinden oluştuğunu yani belirlilikten oluştuğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Devlet harcamalarının neye göre yapıldığını bilmek lazım. Üç kuralı vardır belirliliğin. Bir, hukuk normlarının belirli olması lazım. İki, bilinebilir olması lazım. Üç, öngörülebilir olması lazım. Bunlar olduğu taktirde olur. Örnek; Cumhurbaşkanlığı makamı ve Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabi değil. 6245 Sayılı Harcırah Kanunu'na tabi değil. Taşıt Kanunu'na tabi değil. Kamu Konutlar Kanunu'na tabi değil. Kamu İhale Kanunu'na tabi değil. Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'na tabi değil. Peki parayı nasıl harcıyorlar? Biz yetki vermişiz parayı nasıl harcıyorlar? 3011 Sayılı bir kanun var. Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanacak olan yönetmelikler ile ilgili. Bu kanuna göre Cumhurbaşkanlığı, Bakanlıklar ve Kamu tüzel kişilikleri yönetmeliklerini Resmi Gazete'de yayımlamak zorundadırlar. Hangi yönetmelik yayımlanmaz onu da yazıyor kanun ancak milli emniyet ve milli güvenlik ile ilgili ve gizlilik derecesi taşıyan yönetmelikler yayınlanamaz. Peki Harcırah Kanunu'nu siz yönetmelikle yapıyorsanız bunun milli güvenlik ile ne ilgisi var. Ben soruyorum ama sizin de sormanız lazım. Harcırah Kanunu; Sayın Başkan, Ankara dışına çıktığı zaman 100 lira alacak. Sizler, Milletvekilleri 92 lira alıyorsunuz. Aylık kadro derecesi 1/4 olanlar 63 lira alıyorlar. Aylık kadro derecesi 5 ila 15 arasında olanlar da 62 lira alıyorlar. Peki 'Saray'da çalışanlar kaç lira alıyorlar. Bilmiyorsunuz, ben de bilmiyorum. Niye onlar buraya tabi değil" dedi.

'ARTIK İKİ TÜRKİYE VAR'

CHP'nin 3 Aralık'ta 'İkinci Yüzyıla Çağrı Buluşması'nda kamuoyu ile paylaştıkları 'Ekonomi Vizyon Belgesi'ni hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Değerli arkadaşlarım eğer bir ülkede 'Saray'da çalıştım diye ayrıcalıklı bir muamele görüyorsa bir sorunumuz var demektir. İkili bir yapı oluştu Türkiye'de. 'Saray'da yaşayanlar ve 'Saray'ın dışında yaşayanlar. 'Saray'da yaşayanlar bunu Fuat Ceyman hoca söyler, iki Türkiye'den bahseder. Artık iki Türkiye var. Biri 'Saray' ve şürekasının, 5'li çetenin yaşadığı Türkiye. Orada her şey çok mükemmel, bir elleri yağda bir elleri balda. Masaları dolu taşıyor. Ejder meyveli smoothieler var, eğlenceler var, 100 binlerce dolarlık çantalar var. Birinci Türkiye'nin İkinci Türkiye'yi sadakaya bağlama programını yırtıp atacaklar. O Türkiye'de dijital teknoloji, yapay zeka, makine öğrenimi, finansal teknolojiler ve yeşil enerji var. Herkes daha iyi bir yaşam, daha iyi bir düzen için çalışacak. Çocuklara yeni bir Türkiye hayalini vereceğiz. Yeni bir siyaset üstü anlayış ile ve liyakat ile o Türkiye'yi büyüteceğiz. Orada Daren Acemoğlu da var, Hakan Kara da var, Jeremy Rifkin de var, Rafet Gürkaynak da var, Hacer Foggo da var. Bu işin uzmanları ve bilim insanları da var. Az önce söyledim şampiyonlar ligi karşısında gözleri ışıldayan fotoroman var. Hor gördükleri, üstten baktıkları, vergileri ile en temel haklarını gasbettikleri o ikinci Türkiye bu saray Türkiye'sini yenecek. Hak gelecek, batıl zail olacak. Bir eli yağda bir eli balda bir saray ve şürekası var o birinci Türkiye, altta geniş bir kadro var o da ikinci Türkiye. İkinci Türkiye bu tabloyu değiştirecek. Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşıyoruz. Alt gelir gruplarından bir avuç üst gelir grubuna olağanüstü kaynak transferi var. Allah nasip ederse o paraların tamamını getireceğim. Sevgili halkım sana sesleniyorum. Millet İttifakı olarak göreceksiniz; temiz bir Türkiye, aydınlık bir Türkiye, herkesin mutlu olduğu bir Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz. Beraber, birlikte inşa edeceğiz" açıklamasında bulundu. 

'SLOGANLARI KRİZLERDEN YORULMUŞ HALKIN EN DERİN ÖZLEMLERİNİ YANSITIYORDU'

Kılıçdaroğlu, konuşmasının sonunsa AK Parti'nin 20 yıl önce iktidara gelmek için kullandıkları sloganı anımsatarak, "Sloganlarla geldi. Sloganları krizlerden yorulmuş halkın en derin özlemlerini yansıtıyordu. Bireysel özgürlük ve zenginlik vadediyordu. 'Yolsuzlukla mücadele edeceğim' diye vaatleri vardı. 'Yasaklarla mücadele edeceğim' diye vadediyordu. Peki sonuç ne oldu? En önce tüm yol arkadaşlarını eledi. Meclis'te kurduğu Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu Başkanını bir daha milletvekili yapmadı. Tüm liyakatli bürokratları temizledi ve devlet vasat bir bürokrasiye teslim edildi. Liyakati tümü ile öldürdü. Devleti devlet yapan tüm sistemleri yok etti. En iyi üniversiteleri yok etti. Neredeyse saat başı değişen kişiye özel kararnameler ile üniversitelere rektör atandı. Elinizde kala kala yalnızca kişisel güce ve kazanca odaklanmış küçük bir tiran ve onun yakın çevresi kaldı. Atadığı bakanların çoğu trolden öteye gidemiyor. Onun halkı kandıran tüm vaatleri çöp oldu. Vaat kalmayınca hem ekonomik hem de siyasi zorbalıkla halkı eziyor şimdi. Tiranlar her zaman böyle davranırlar, gerçeği reddederler. Krizleri reddederler. O da tümü ile Türkiye'den korktu her şeyi reddediyor. Ekonomiyi, açılığı, yolsuzluğu, işsizliği reddediyor. Onun reddetmeyeceği bir gerçeği söyleyeyim; tiranlar, zorbalar hep giderler o da 6 ay içinde gidecek" dedi. 

TBMM GENEL KURULU'NDA GERGİNLİK

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 2023 Yılı Bütçesi üzerine yaptığı konuşuma sırasında tartışma çıktı. Kılıçdaroğlu, hükümetin uyuşturucu ve kara para ile mücadelesini eleştirdi, suçlamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu'nun, sözleri AK Parti'li vekillerin tepkisine neden oldu. Kılıçdaroğlu ve AK Parti'li milletvekilleri arasında karşılıklı laf atmalar yaşandı. Kılıçdaroğlu, tartışmalar arasında konuşmasını tamamladıktan sonra oturuma ara verildi.

Oturumun ardından görüşmelere, AK Parti grubu adına söz alan Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş'un konuşmasıyla başlandı. Kurtulmuş, Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için kullandığı ifadelere ve Hükümetin uyuşturucu ve kara para ile mücadele etmediği suçlamalarına yanıt verdiği sırada, CHP'liler, 'Zindaşti' diyerek laf attı.

Kurtulmuş, konuşmasını engellemeye çalışan CHP'lilere tepki göstererek, "Biz bu Meclis'te hiçbir milletvekiline hakaret etmedik, hakaret etmeyi de aklımızdan geçirmedik. Bu Meclisin gazavat ruhunu ayaklar altına almaya kimsenin hakkı yoktur, böyle bir şey olamaz" dedi. CHP'lilerin, Kurtulmuş'un, konuşmasını engellemeye dönük girişimlerine, birleşimi yöneten Meclis Başkanı Mustafa Şentop tepki gösterdi. Kurtulmuş konuşurken, CHP'lilerin laf atması ve konuşmayı engellemelerine AK Parti milletvekilleri de tepki gösterdi. Karşılıklı hakaret, laf atma devam ederken, AK Parti'li milletvekilleri CHP'li vekillerin bulunduğu sıralara doğru yürüdü. TBMM Başkanı Şentop, oturuma ara verdi ve TBMM idare amirlerini sükuneti sağlamaya davet etti. İdare amirlerinin araya girmesiyle tartışma kavgaya dönmeden sonlandı. (DHA)

Bu haber DHA’nın abonelerine gönderdiği içerik doğrultusunda yayınlanmıştır. haberchannel.com editörleri bu habere herhangi bir editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.