Uygur Türklerinin yaşadığı Çin’in Sincan Bölgesi hakkında, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) kurumunun kamuoyunda uzun süredir beklenen raporu yayınlandı.

Uygur Türklerinin yaşadığı Çin’in Sincan Bölgesi hakkında, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) kurumunun kamuoyunda uzun süredir beklenen raporu, Yüksek Komiser Bachelet’in görev süresinin dolmasına dakikalar kala yayınlandı. Raporda Uygurlara karşı ciddi insan hakları ihlalleri yaşandığı belirtildi

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin (OHCHR) Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi (XUAR) hakkında uzun zamandır beklenen raporunda, Uygurlara ve ‘ağırlıklı olarak Müslüman olan diğer topluluklara’ karşı ‘ciddi insan hakları ihlalleri’ işlendiği belirtildi. Rapor, Bachelet’in görev süresinin dolmasına dakikalar kala dün akşam yayınlandı. BM, rapordan alıntılayarak “Zorla tıbbi tedavi ve olumsuz gözaltı koşulları da dahil olmak üzere işkence veya kötü muamele iddiaları, bireysel cinsel ve cinsiyete dayalı şiddet vakalarına ilişkin iddialar gibi güvenilirdir” ifadelerine yer verdi.

İhlallerin, Çin tarafından kurulan Mesleki Eğitim ve Öğretim Merkezlerinin (VETC'ler) veya yeniden eğitim kamplarında meydana geldiği vurgulandı.

Raporda ayrıca, Çin Hükümeti'nin bölgedeki politikalarının ‘sınırları aştığı’, aileleri ayırdığı, temasları ‘kestiği’, ülke içindeki koşullar hakkında sesini yükselten daha geniş Uygur diasporasına karşı ‘gözdağı ve tehdit modelleri’ ürettiği belirtildi.      

BEKLENEN RAPOR

Fahrettin Altun: "Terör propagandasının özgürlüğü olamaz" Fahrettin Altun: "Terör propagandasının özgürlüğü olamaz"

Dünya kamuoyunda uzun süredir beklenen raporun yayınlanması için uluslararası akademisyenlerden oluşan bir grup mektup yazmış, basında ‘raporun neden yayınlanmadığına dair’ bir çok makale kaleme alınmıştı. OHCHR’in başında bulunan Yüksek Komiser Michelle Bachelet bizzat kendisi Mayıs ayında Çin’e giderek incelemeler yapmış ve raporun yayın tarihi hakkında bilgi vermemişti.

ÇİN’İN YANITI

48 sayfalık OHCHR raporuna ek olarak Çin hükûmetinin 121 sayfalık cevabı da birlikte yayınlandı. Çin, bölgedeki sözde 'terörle mücadele' ve ‘radikalizasyon çabalarının’ ‘hukukun üstünlüğüne’ göre yürütüldüğünü ve hiçbir şekilde ‘etnik azınlıkların bastırılması’ anlamına gelmediğini söyledi.  Çin, ‘sözde’ değerlendirmenin dezenformasyon ile yalanlar üzerine kurulu olduğunu ve bunun Çin karşıtı güçler tarafından yapıldığını vurguladı.