AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, "Doğu Anadolu Fay Zonu'nun, değişik fay parçaları üzerinde şu anda yer kabuğu yaklaşık 400 kilometrelik bir hat boyunca ve kabaca yaklaşık 8-10 kilometrelik bir derinlik boyunca özellikle 3-4 metre bir deformasyona uğradığını görüyorsunuz" dedi.

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, AFAD Genel Merkezi'nde Kahramanmaraş merkezli olan ve 10 ilde büyük hasara yol açan depreme ilişkin açıklamalarda bulundu. Tatar, konuşmasının başında deprem nedeniyle tablonun çok ağır olduğunu söyledi. Tatar, "Bundan 3 gün önce 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız 2 büyük deprem gerçekten bizleri çok büyük bir derin acıya sevk etti. Bu depremler aslında ülkemizin son 100 yüzyılda yaşadığı en büyük depremlerden bir tanesi. Bunun ötesinde yine bu Anadolu coğrafyasının son 2 bin yılda yaşadığı 3 büyük depremden bir tanesi. 1668 yılında meydana gelen Büyük Anadolu Depremi arkasından 1939 yılında son 100 yüzyılda yaşadığımız 1939 Erzincan Depremi ve 2023 yılında yaşadığımız bu 2 ayrı deprem. Bu depremin etki alanı çok büyük. Baktığımızda ülkemizin yüz ölçümünün yaklaşık 7'de birine karşılık gelen 110 bin kare metrelik bir alanda doğrudan etkisinin olduğunu görüyoruz. Hissedildiği alana baktığımızda ise ülkemizin her yerinden hissedildiği gibi bütün bu coğrafyadaki tüm ülkelerde de bu depremin hissedildiğini ve kaydedildiğini biliyoruz" dedi.

'DOĞU ANADOLU FAYZONU 3-4 METRELİK DEFORMASYONA UĞRADI'

Tatar, depremin son derece farklı bir oluş mekanizmasına sahip olduğunu ve art arda kısa bir süreyle çok şiddetli 2 tane büyük depremin görüldüğünü belirterek, "Yine bu depremlerden hemen sonra özellikle yine çok kısa bir süre içerisinde 6.6 büyüklüğünde 2 ayrı depremin de olduğunu biliyoruz. Tabii bu depremlerin oluş mekanizmalarının da bize ne anlam ifade ettiğini ilerleyen günler de daha da iyi anlayacağız. Ama şu bir gerçek ki bu deprem dünyada karasal ortamlarda meydana gelen en büyük depremlerden bir tanesi. Ve yine bu deprem ülkemizin en önemli aktif fay zonlarından bir tanesi olarak bildiğimiz Doğu Anadolu Fay Zonu’nun değişik kolları üzerinde; birbirinden farklı kolları üzerinde meydana gelen bir deprem. Bu deprem sonrasında bu bahsettiğimiz Doğu Anadolu Fay Zonu'nun değişik fay parçaları üzerinde şu anda yer kabuğu yaklaşık 400 kilometrelik bir hat boyunca ve kabaca yaklaşık 8-10 kilometrelik bir derinlik boyunca özellikle 3-4 metre bir deformasyona uğradığını görüyorsunuz. Sahada çalışan birçok arkadaşımız, birçok uzman akademisyen hocamız var. Artık dünden itibaren sahadan da birtakım veriler gelmeye başladı bilimsel anlamda. Baktığınızda karayollarının, demiryollarının 3-4 metreye varan şekilde deformasyona uğradığını görüyoruz" diye konuştu.

'OTURULABİLİR RAPORU ALINDIYSA BİNALARIMIZA GİRMEKTE FAYDA VAR'

Tatar, özellikle 2 büyük depremin oluşumundan sonra şu ana kadar 1400'ün üzerinde deprem olduğunu ifade ederek sözlerine şu şekilde devam etti:

"Bu tür depremlerin oluşumu sonrasında özellikle büyüklüğü 7'nin üzerinde olan depremlerin sonrasında artçı sarsıntıların çok uzun süre devam edeceğini öngörüyoruz. Ve özellikle bu artçı sarsıntıların özellikle belirli bir büyüklüğe kadar oluşabileceğini söyleyebiliriz. Dolayısıyla burada önemli hususlardan bir tanesi sürekli brifinglerimizde bahsettiğimiz gibi hasarlı binalardan belirli bir süre uzak durmamız gerekiyor ve bugünden, dünden itibaren başlayan hasar tespit çalışmaları sonucunda eğer 'oturulabilir raporu' alındıysa binalarımıza girmekte yarar var. Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı ülkemizde afetler sonrasında, depremler sonrasında kamuoyunu doğru bilgilendirmekle görevlendirilmiş bir kurumdur. Bu anlamda bu görevini yürütürken sadece kendi içindeki bilgi akışıyla kalmayıp aynı zamanda yine farklı afet türlerinde uzmanlaşmış tüm hocalarımızdan bilimsel destek alıyor." (DHA)

Editör: MURAT ÖZER