VISION Art Platform, sanatçı Aida Mahmudova’nın ‘Bir Rüya Açılır | A Dream Unfoldsisimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 50 adet eserin bulunduğu ve küratörlüğünü Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği sergi, çok katmanlı bir anlatı yaratarak izleyicilere iyi – kötü gibi ikilikleri resim, baskı ve heykel gibi farklı tekniklerdeki eserler üzerinden anlatıyor.

ERDOĞAN DEMİRÖREN - YELDA DEMİRÖREN KALYONCU - REVNA DEMİRÖREN - ELA KALYONCU 

Sanatçı Aida Mahmudova’nın ‘Bir Rüya Açılır | A Dream Unfolds’ isimli, yaklaşık 50 eserden oluşan kişisel sergisinin dünkü açılışına Revna Demirören, Erdoğan Demirören, Yelda Demirören Kalyoncu ve kızı Ela Kalyoncu da katılım gösterdi.

Leyla Gencer vefatının 16. yılında 'Don Giovanni Operası ile anıldı... Leyla Gencer vefatının 16. yılında 'Don Giovanni Operası ile anıldı...

AIDA MAHMUDOVA - 'BİR RÜYA AÇILIR - A DREAM UNFOLDS

Yoğun katılım ile sanatseverlerin beğenisine sunulan sergi, yenilikçi malzemeler ve içerik sunarak avangart düşünceyi somutlaştırıyor.

Sanatçı, derin ifadeler yaratmak için birçok malzeme kullanıyor. Isı, ışık, renk ve maddeyle yaptığı deneyler aracılığıyla tek bir çalışmanın sınırlarını aşan çok katmanlı bir anlatı yaratarak izleyicilere iyi – kötü gibi ikilikleri resim, baskı ve heykel gibi farklı tekniklerdeki eserler üzerinden anlatıyor.

Mahmudova eserlerinde doğanın içindeki materyalleri kullanarak düşselliği barındırıyor. Serginin küratörlüğünü ise Fırat Arapoğlu üstleniyor. Sergi 22 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek.

FIRAT ARAPOĞLU: "ÇAĞDAŞ SANAT DEDİĞİMİZDE BU ULUSLARARASI BİR REALİTE"

Azerbaycan ve Türkiye'deki çağdaş sanatçılar arasında birçok benzerlik olduğunu söyleyen serginin küratörü Fırat Arapoğlu, “Bu tarz yakınlaşmaları çok önemsiyorum. Çünkü en nihayetinde jeopolitik konum olarak aynı coğrafyanın kırılganlığını yaşamaktayız. Bunun dışında gelenekler oldukça önemli. Aynı yerel köklerden beslenen, buradan gelen, buranın motiflerini kullanan sanatçılardan bahsediyoruz. Bir diğer yandan ise artık çağdaş sanat dediğimizde bu uluslararası bir realite. Birçok ulustan insanın birçok ülkeden sanatçının bir arada olduğu gibi. Tabii ki her bir sanatçının dünyası ayrı bir dünya. Ondan dolayı Aida Mahmudova’nın üç kata yayılacak şekilde düzenlediğimiz sergisinde de sanatseverler, sanatçının bireysel pratiğine, onun konularına ve malzeme kullanımına ayrıcalıklı bir şekilde tanık olacaklar” diye konuştu.

“SANATÇININ İŞLERİNE BAKTIĞIMDA BİR DÜŞSELLİĞİ VE HİKAYEYİ GÖRÜYORUM”

2022 yılında Azerbaycan Yarat Çağdaş Sanat Merkezi’nde 17 sanatçıdan oluşan bir grup sergisi gerçekleştirdiğini aktaran Arapoğlu, “Bu sergi sırasında Aida Mahmudova ile tanışma fırsatı buldum. Aida Mahmudova sanatçı kimliğinin yanında Yarat ismindeki bu çağdaş sanat merkezinin kurucusu. Burası uluslararası ölçekli sergilere yer veren önemli bir kurum. Yani bölge için çok önemli bir kaynak diyebilirim. Aida Mahmudova’nın atölyesini ziyaret ettim. Daha sonra Gürcistan'da ulusal sanat projesinde düzenlemiş olduğu serginin konseptini kaleme almıştım. Ona da “Heaven Can Wait” cennet bekleyebilir diye bir başlık koymuştum. Ardından İstanbul'da bir galeriyle uluslararası sergi kurma konusunda iş birliği yapmaya başladık ve ben Aida Mahmudova’yı önerdim. Çünkü işlerine hakim olduğum bir isim. Türkiye'deki çağdaş sanat ortamında işlerinin görünürlüğünün çok önemli olduğuna inandığım bir isim. Daha sonrasında ise bu sergiyi gerçekleştirdik. Her zaman sanatçının işlerine baktığımda bir düşselliği ve hikayeyi görüyorum” dedi.

“DOĞAYLA İNSAN ARASINDAKİ ZORLU VE KIRILGAN SÜRECİ ANLATIYOR”

Sergi hakkında konuşan Arapoğlu, “Aslında bu sergiye bir düş açılır dedik. Çünkü içerisinde o düşselliği barındırıyor. Sergide gördüğünüz figüratif ya da soyut işler bir tür doğa ve insan arasındaki karşıtlık. Sergiye baktığımızda gördüğünüz soyut ya da yarı soyut işler aslında bir tür doğayla insan arasındaki o karşılıklı çetin, zorlu ve kırılgan süreci anlatıyor. Bu sergide Aida Mahmudova’nın kullandığı çok malzeme var. Heykel, resim veyahut da yukarıdan sarkıttığımız işler gibi karışık teknikte olan birçok farklı mecrayla çalışmakta. İçerik olarak da bahsettiğim gibi bu sergide iyi, kötü, güzel, çirkin, doğru, yanlış gibi ikilikleri anlatıyor. Hatta cennet ve cehennemi de buna ekleyebilirim. Sergiye eşlik eden bir konsept de kaleme aldım. Bu da broşür olarak izleyicilere dağıtılmakta. Sergiyle ilgili bunları özetleyebilirim” dedi.

DEBORA ZAKUTO: "DOĞANIN İÇİNDEKİ MATERYALLERİ, DEĞERLİ TAŞLARI ESERLERİNE ENTEGRE ETME ŞEKLİNİ ÇOK BEĞENDİM"

Sadece modayı değil, sanat dünyasını da desteklemeyi amaçladıklarını söyleyen Vogue Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Debora Zakuto, “Bu noktada Türkiye'nin tanıtımı, Türkiye'ye daha fazla global isimlerin dahil olması, burada Türk sanatseverlerle, Türk tasarımcılarla bir araya getirmek bizim için çok değerli. Bu noktada Vision Art Platform bizimle iletişime geçti. Birlikte Azeri sanatçımız Aida’yı ağırladık ve çok mutlu olduk. Aida’nın doğayı kullanma şeklini çok sevdim. Doğanın içindeki materyalleri, değerli taşları, enerji veren taşları eserlerini entegre etme şeklini çok beğendim. Bir yanda hepimizin o huzuru, kaosla huzurun verdiği bir umudu birlikte gösteriyor. O materyalleri üç boyutlu olarak eserlerine entegre etmesi, duvarlarımızda doğayı eve taşıyan bir heykele çeviriyor. Bu da çok hoş. Azeri sanatçılar son zamanlarda çok güzel işler yapıyor. Aida kendini gösteren onlardan biri. Zor dönemler geçirdiler. Zor dönemlerin zor dönemlerde ortaya çıkan eserleri çok daha etkileyici oluyor. Onların daha önünde çok büyük bir yol olduğunu düşünüyorum. Biz de onları burada ağırladığımız için çok mutluyum” dedi.

Sergi, 22 Temmuz’a kadar Vision Art Platform, Akaretler No:35’te ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Editör: MURAT ÖZER