Bakan Hakan Fidan, ABD'li mevkidaşı Antony Blinken ile görüştü... Bakan Hakan Fidan, ABD'li mevkidaşı Antony Blinken ile görüştü...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Netanyahu ve yönetimi, Gazze'de işledikleri insanlık suçlarıyla günümüzün Nazileri olarak isimlerini Hitler, Mussolini ve Stalin'in yanına ekletmişlerdir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Üniversitesi İlim Yayma Vakfı 53. Olağan Genel Kurulu'na katıldı. Programa İstanbul Valisi Davut Gül, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan ve BAYKAR Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar de yer aldı.

“DAHA ÇOK SAYIDA ÖĞRENCİMİZE DESTEK VERECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kökü derinlere inen ulu bir çınar misali ilim ve hikmet yolcularını kuşatmaya devam ediyor. İlim Yayma Vakfı Resulullah efendimizin ilim rütbesi, rütbelerin en yücesidir tavsiyesinin rehberliğinde ebedi ahlakla kuşanmış gençler yetiştirmek için yarım asırdan fazla süredir fedakarca çalışıyor. 1973 yılından beri kuruluş senedindeki ifadesiyle memleket dahilinde ilmin yayılmasını teşvik için koşan, koşturan, emek veren, bu uğurda çile çeken tüm vakıf mensuplarına şükranlarımı sunuyorum. Ebediyete intikal eden vakıf insanlarımızı bir kez daha rahmetle, hürmetle yad ediyorum. Bundan yaklaşık 4 yıl önce kaybettiğimiz kıymetli yol ve dava arkadaşımız Beykoz eski belediye başkanımız, vakfımızın emektarlarından merhum Yücel Çelikbilek'i burada özellikle şükranla anmak istiyorum. Rabbim ruhlarını şad eylesin. Onları cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin. Allah'ın izniyle bu ocak tütmeye devam ettikçe vakfımız, emektarlarının da amel defterleri kapanmayacaktır. Biz de sizin en hayırlınız insanlara en faydalı olanınızdır şuuruyla, üstüniyetle çalışan iyilik neferlerini hiçbir zaman unutmayacağız. Elbette bunu yaparken o güzel insanlara olan minnet borcumuzu, vakfımızı çok daha ileriye taşıyarak, daha fazla gencimize ulaşacağız. Daha fazla ilim sevdalısının elinden tutacağız. Daha çok sayıda öğrencimize destek vereceğiz. Ortaöğretimden başlayarak ihtiyaç sahibi evlat yanında olacağız. Nitelikli bilimsel çalışmaları teşvik ederek ilim hazinemizin zenginleşmesini sağlayacağız" dedi.

"MİLLETİMİZ YETKİ VERDİKÇE BİZLER DE SİZLERİN HER DAİM YANINIZDA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vakfımızın 53. olağan genel kurulunun bu hedeflerle daha hızlı yol almamıza katkı sunacağına inanıyorum. Vatana, millete, ümmete ve tüm insanlığa faydalı nesiller yetiştirmek misyonuyla hiçbir bir engel tanımadan çalışan, ilim yayma vakfının her bir mensubuna Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum. Allah ömür, milletimiz yetki verdikçe bizler de sizlerin her daim yanınızda olmayı sürdüreceğiz. Yeter ki sizler elinizi hikmet yolcularının üzerinden çekmeyin. Yeter ki siz kavline ve davasına sadık kuşaklara yetişmesi için emek vermeye devam edin. Yeter ki sizler sağına soluna bakmadan ben varım diyen Asım'ın nesli bir gençlik için samimiyetle çaba gösterin. Allah'ın izniyle gerisi sadece bir zaman meselesidir. Üstadımız merhum Necip Fazıl ne diyor 'üzülme, davanın sahibi haktır, hak olan davada zafer muhakkaktır'. Evet uğruna ömrümüzü adamak şeref duyduğumuz davasının yeryüzünde adaleti tesis etme davasının hak ve hakikati yüceltme davasını, medeniyetimizi ihya etme davasının sahibi alemlerin Rabbi olan yüce Allah'tır. Biz niyetimizi temiz tuttuğumuz samimiyetimizi koruduğumuz müddetçe önümüzü kimse kesemez. Rabbim bizleri sıratı müstakimden ayırmasın diyorum" diye konuştu.

“GAZZE'DE YAŞANANLAR ARTIK TAHAMMÜL SINIRLARINI AŞMIŞTIR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam dünyası olarak bir Ramazan-ı Şerif'i daha karşılamaya hazırlanıyoruz. Pazarı, pazartesiye bağlayan gece ilk sahurumuza kalkacak inşallah ilk orucumuzu tutacağız. Mübarek Ramazan ayının tüm İslam alemi ve milletimiz için şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bu mübarek ayı hep birlikte en güzel şekilde idrak etmeye çalışacağız. Ancak ramazan ayını başta Gazze olmak üzere gönül coğrafyamızın pek çok bölgesinde ciddi insani dramların yaşandığı bir dönemde karşılıyoruz. Özellikle 7 Ekim'den beri Gazze'de yaşananlar artık tahammül sınırlarını aşmıştır. Bir terör devleti olan İsrail, batılı güçlerin sınırsız askeri ve diplomatik desteğini arkasına alarak Filistinli kardeşlerimize yönelik tam anlamıyla bir soykırım politikası uygulamaktadır. Bugüne kadar İsrail'in doğrudan sivilleri hedef alan saldırıları sonucunda 32 binden fazla Filistinli şehit oldu. 72 bin Filistinli ise yaralandı. Yaklaşık 2 milyon insan evlerini terk etmek zorunda bırakıldı. Camiler, üniversiteler, okullar ve sivil yerleşim yerleri harabeye döndü. Gıda almak için sıra bekleyen masumların dahi öldürüldüğü bir barbarlıkla karşı karşıyayız. Kur'an-ı Kerim'de esfeli safilinin canlı örneklerini bugün Gazzeli kardeşlerimize bomba yağdıran alçaklardan birebir görüyoruz. Öyle manzaralara şahit olduk ki içinde en küçük bir insanlık kırıntısı olan birisinin uluslararası hukuka, asgari düzeyde de saygı gösteren bir devletin bunları yapabilmesi mümkün değildir. Netanyahu ve gözünü kin bürümüş yönetimin Gazze'de işledikleri insanlık suçlarıyla günümüzün Nazileri olarak isimlerini Hitler'in, Mussolini'nin, Stalin'in, Franco'nun ve diğer modern dönem canilerinin yanına ekletmişlerdir" ifadelerine yer verdi. 

“YAKLAŞIK 2 MİLYAR NÜFUSLU İSLAM ALEMİ FİLİSTİN HALKINA KARDEŞLİK GÖREVİNİ MAALESEF TAM MANASIYLA YERİNE GETİREMEMİŞTİR"

Erdoğan konuşmasının devamında, “İnsanlığın vicdanında zaten mahkum olan bu katliamcıların uluslararası hukuk önünde de hesap vermeleri için gerekeni yapıyoruz, yapacağız. 7 Ekim'den bu yana süresi itibariyle geçen 155 günde gerçekten yüreklerimizi dağlayan, içimizi parçalayan bir insan olarak yüzümüzü kızartan utanç verici pek çok hadiseyle karşılaştık. Her şeyden önce uluslararası kurumların, insan hakları örgütlerinin ve basın kuruluşlarının söz konusu İsrail olunca nasıl hiçbir işe yaramadıklarını hep birlikte gördük, tecrübe ettik. Mesele Filistinli çocukların, kadınların, masum sivillerin yaşam hakkı olunca insan hakları, evrensel beyannamesinin nasıl sadece bir kağıt parçasına dönüştüğüne hep beraber şahitlik ettik. Yine bu süreç bize İslam dünyasının özellikle ortak hareket etme İsrail ve destekçileri üzerinde sonuç alıcı baskı kurma, zulmü ve katliamı engelleme noktasında halen çok önemli eksiklerinin bulunduğunu göstermiştir. Yaklaşık 2 milyar nüfuslu İslam alemi Filistin halkına kardeşlik görevini maalesef tam manasıyla yerine getirememiştir. Elbette çok uğraşıldı, gayret gösterildi, diplomatik açılan çaba harcayanlar ama Gazze'de masum çocukların ya açlıktan ölmesine ya da kurşunlarla ve üzerlerine atılan bombalarla katledilmesine mani olunamadı. Böyle bir durumun oluşmasının şüphesiz pek çok sebebi bulunuyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve küresel sistemin İslam dünyasını dışlayan yapısı bu sebeplerden sadece bir tanesidir. İkinci Cihan Harbinin galipleri tarafından kurgulanan mevcut nizamda Müslümanlar üvey evlat olarak görülmektedir. Türkiye dünya beşten büyüktür haykırışı ile aynı zamanda bize dayatılan, bize itilene itiraz etmektedir" dedi.

“19 UÇAK VE 7 SİVİL YARDIM GEMİSİYLE BÖLGEYE GÖNDERDİĞİMİZ İNSANİ YARDIMLARIN TOPLAMI 40 BİN TONU BULDU"

Erdoğan, “Kardeşlerim ülke ve millet olarak İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ilk gününden itibaren Filistin halkı için tüm imkanlarımızı seferber ettik. 7 Ekim'den bugüne kadar yabancı liderlerle yaptığımız tüm görüşmelerde Filistin meselesinin ve Gazzeli kardeşlerimizin durumunu gündeme getirdik. Katıldığımız tüm uluslararası toplantılarda, Filistin ve Gazze'nin sesi olduk. Ülkemizdeki İsrail muhipleri dahil hemen herkesin Hamas'a terör örgütü yaftası vurmak için yarıştığı bir dönemde biz buna açıkça itiraz ettik. Topraklarını, onurlarını ve kendi insanlarını savunan Filistinli mücahitlere böyle bir kara çalınamayacağını tüm dünyaya cesaretle ilan ettik. Mısır makamlarıyla son dönemde gelişen ilişkilerimizi Gazze'ye yardımların için kullandık. Şimdiye kadar 19 uçak ve 7 sivil yardım gemisiyle bölgeye gönderdiğimiz insani yardımların toplamı 40 bin tonu buldu. Önceki gün yola çıkan Kızılay'ımıza ait 3 bin tonluk bir yardım gemisi daha yarın El Ariş'e ulaşıyor. Her gün refah sınır kapısından Kızılay'a ve sivil toplum kuruluşlarına ait TIR'lar Gazze'ye yardım taşıyor. Bu yardımların içerisinde gıda, su, hijyen, tıbbi ve barınma malzemelerinin yanı sıra 53 adet ambulans bin 551 jeneratör, 8 sahra hastanesiyle 3 bin çadırda bulunuyor. İnşallah ramazan ayı boyunca yardım miktarını daha da arttıracağız. Refakatçileri birlikte ülkemize getirdiğimiz hasta ve yaralı kardeşlerimizin tedavileri devam ediyor. Filistinli kardeşlerimiz arasında milli birliğin ve mutabakatın temini için de yoğun gayret gösteriyoruz. Bu hafta Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmut Abbas'ı Ankara'da misafir ettik. Gerek dışişleri bakanı gerekse il başkanımız ve diğer Filistinli gruplarla yakın diyalog halinde. Yani elimizin uzandığı, gücümüzün yettiği kadar, Filistinli kardeşlerimize tüm imkanlarımızla yardımcı olmaya çalışıyoruz" dedi.

“TAYYİP ERDOĞAN 15 SENE ÖNCE KATİLLERİN YÜZLERİNE KARŞI 'ONE MİNUTE' DİYE HAYKIRIRKEN NEREDE DURUYORSA BUGÜN DE AYNI YERDE DİMDİK DURMAKTADIR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye'nin Filistin davası için verdiği samimi mücadelenin en yakın şahidi tüm gruplarıyla tüm Filistinli kardeşlerimizdir. Gazze'deki katliamı unutturmayan ülkelerin en başında yine biz varız. Şunu çok net ifade etmek istedim. Devletiyle ve milletiyle Filistin davasına en üst seviyede sahip çıkan ülke tartışmasız bir şekilde Türkiye'dir. Hal böyleyken her kim hiçbir şey yapmadılar diyerek hükümetimizi eleştiriyorsak açık söylüyorum iftira ediyor, kul hakkına giriyor demektir. Ne sebeple olursa olsun böyle bir cümle kurmak her şeyden önce aziz milletimize yönelik bir hakarettir. Şu gerçeği tüm dünya çok iyi biliyor. Tayyip Erdoğan 15 sene önce katillerin yüzlerine karşı 'one minute' diye haykırırken nerede duruyorsa bugün de aynı yerde dimdik durmaktadır. En fazla hassasiyet gösterdiğimiz ve bedel ödediğimiz bir konuda bize haksızlık edenleri kendilerini sorgulamaya davet ediyorum. Bizim durduğumuz yer ve verdiğimiz mücadelede ayan beyan ortadadır. Burada asıl üzerinde düşünülmesi gereken bizi hem de çok haksız bir şekilde eleştirenlerin Filistinli mücahitlere terörist diyerek kara çalanların çıkarlarını bilerek veya bilmeyerek hizmet etmesidir" dedi.

“KİMSE BİZE KALKIP DA HAMAS İÇİN TERÖR ÖRGÜTÜ İFADESİNİ KULLANDIRTAMAZ"

Erdoğan konuşmasının devamında, “21 yıl önce göreve gelmeden önce, daha başbakan değildim. Genel başkan olarak Amerika'ya ilk yaptığım seyahatte ABD'nin ileri gelenleriyle masaya oturduğumuzda bana orada Hamas'ı sordular. Hamas'a terör örgütü dediler. Ben onlara o zaman hayır Hamas bir terör örgütü değil. Tam aksine bir direniş örgütüdür demiştim. O zaman başbakan değilim. Seçimi kazanmış bir partinin lideri olarak Amerika seyahatini yaptım. Ve onlara da bu cevabı verdim. Şimdi kimse bize kalkıp da Hamas için terör örgütü ifadesini kullandırtamaz. Ve Hamas'ın liderleriyle çok açık net her şeyi rahatlıkla konuşup onların arkasında dimdik duran bir ülke Türkiye. Filistin davasına gönül verenler olarak birbirimize ok atmak yerine asıl bu habis zihniyetle mücadele etmeli, bunlara zemin kazandırmamalıyız. Türkiye'nin olağanüstü çabalarını görmezden her konuşmalarında işgalci İsrail'e selam çakanların foyasını ortaya dökmeliyiz. Şimdi isterseniz ülkemizin Filistin için ortaya koyduğu çabalara şöyle bir bakın" diyerek video izlettirdi.

"TARİHİNDEN ALDIĞI BİRİKİMLE ÇOK DAHA BÜYÜK BAŞARILARIN SAHİBİ OLACAKTIR"

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan, "Mayasında azim, insanlık ve inanç olan İlim Yayma Vakfı, tarihinden aldığı birikimle çok daha büyük başarıların sahibi olacaktır inşallah. İnsanlığa değer katacak, cihana adalet ve hoşgörü öğretecek nice güzel insanın yetişmesine vesile olacaktır" diye konuştu.

Hediye takdimi ve hatıra fotoğrafının çektirilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan salondan ayrıldı.

Editör: Admin Admin